Gündem:
PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞININ YA DA BAŞKANLIĞIN SAKINCALARI
Ülkemiz önümüzdeki aylarda iki “muhazafakar” partinin oyları ile diğer partilerin muhalefetine rağmen sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin görüşü alınmadan TBMM de kabul edilen bir anayasa tasarına ilişkin referanduma gidecek. Halk hangi konularda oy kullanacağına dair yeterli bir bilgilendirmeye tabii tutulmamıştır. Toplumda bir kavram kargaşası ve bilgi kirliliği vardır.

2019 da yapılacak seçimde kimin cumhurbaşkanı seçileceği henüz belli değildir.O nedenle  sorun kişilerle ilgili değil getirilen tasarının içeriğinin sakıncalı olması ile ilgilidir.

Sakıncaları sıralamak gerekirse; ülkenin birliğinin ve dirliğinin temsilcisi olan ,kurumlar arası ahengi sağlamakla görevli cumhurbaşkanlığı makamının  ayrıca “partili” olmasıdır.Yani bir partinin genel başkanı ayrıca cumhurbaşkanı ve başbakana ait görevleri ifa edecektir.Bu durumda  tarafsız olması gereken kurum ve kuruluşların partili olması anlamına gelir.Yani adalet,okul,cami,kışla vb.  kurumlara siyasetin girmesi demektir.Bu durum tek parti dönemine ya da parti devletine dönüş demektir. Toplumun kamplara bölünmesi demektir.

Partili olacak olan cumhurbaşkanının 15 kişiden oluşacak Anayasa Mahkemesinin 12 üyesini doğrudan atamasıdır.Bu durumda Anayasa Mahkemesi gibi en yüksek mahkemenin tarafsız ve objektif davranması mümkün olamayacaktır.

Tasarı referandumda kabul görürse partili cumhurbaşkanı  ülkemizde tüm hakim ve savcıların üst kuruluşu olan HSYK’nın tamamına yakın üyelerini atayacaktır.Bu da adalet dağıtan tarafsız ve objektif olması gereken kurumların tümden siyasi mekanizmanın denetimi altına girmesi demektir. Böyle bir durumda adalet adliye saraylarında değil çoğunluk partisinin il ve ilçe başkanlıklarında aranılır hale gelebilir.

Partili cumhurbaşkanının TBMM ye ait kanun çıkarma yetkisini Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi ile tek başına kullanmasıdır. Bu durum TBMM’yi etkisiz hale getirecektir. Ülke tek kişinin yönetimine fiilen girecektir.

Partili cumhurbaşkanın bütçe yapma konusundaki yetkisi de kabul edilebilir görünmemektedir.

Partili cumhurbaşkanının kamu kurumlarını kapatma ve yeni kadrolar ihdas etme yetkisi olması keyfiyet getirecektir.

Daha çok sayıda sakınca sıralamak mümkündür. En başta “partili cumhurbaşkanlığı” diye bir sistem dünya literatüründe ve uygulamasında mevcut değildir.

O nedenle referandumda parti çıkarlarını ya da siyasi görüşlere göre değil ülke çıkarlarına göre oy vermek kaçınılmaz hale gelmiştir.

Referandumda HAYIR oylarının fazla çıkması ülkemizin  ve halkımızın geleceği için daha yararlı olacağını düşünüyorum

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ZEHİRLENME OLAYININ ALTINDAN YANDAŞ ŞİRKET...
Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yedikleri yemeklerden...

Haberi Oku