Gündem:
PAYLAŞINCA GÜLÜMSERMİŞ  ANILAR

 PAYLAŞINCA GÜLÜMSERMİŞ 

ANILAR

İçinde meçhulleri saklayan yeni gün'ler, 
Acılı tatlılı bütün dün'ler, 
Her bakıldığında farklı gösteren ayna, 
Yüreklerde kalıp bedenlerden uzaklaşan gençlik.. 
Biriyle konuşup bölüşmedin mi, boynu bükük öksüz çocuklar gibi 
en güzel anılar…
Vedat Türkali____________________
¸¸.•*•

Bazı insanlara, bazı kitaplara, bazı şiirlere, bazı rastlantılara ve bazı kaderlere, borçlusunuzdur..
Öyle hissedersiniz..izleri geçmez, öylece durur..
İnsan olmak zor iş. Kökleri sağlam olacak insanın.. İnsan olabilmek emek istiyor, erdem istiyor. Merhamet ve vicdan olmalı hamurunda insanın..

İnsana dair, insanlığa dair bir anekdot paylaşacağım ...
Tıp bayramı vesilesiyle, tüm sağlık emekçilerinin gününü kutlayarak..
Hayatım içre anılar demetinden küçük bir sevgi buketi olsun okuyanlara....

Eşimle birlikte, en güzel çağımızda, yıllarımızın büyük bölümünü, hastane odalarında tedavi süreçleriyle geçirdik biz .. Acıyı tatlıya katık ederek, sabırla ve sevgiyle, umutla geçirdik..

Sabah saatleri, dr.vizitlerinden önce, koridor voltasına çıkmıştı o.. ben odamızı havalandırırken… Aceleyle geri geldi beş dakika sonra “hemşire Frolayn ekibiyle teftişte.. çabuk perdeleri kapat.. Abdi’yi görmesin!” dedi..

Frolayn başhemşire..Gestapo ajanı gibi simsiyah saçlı, sert bakışlı!.. Lacivert şık ve ciddi tayyör giyiyor hep.. 
O teftişte iken bütün servis titriyor.. titiz ve çok disiplinli. Azarı yiyenler kaçacak delik arıyor..hiç gülümsediğini görmedim..o kadar yani!

3- 4 aydır çapa 3. Kat 320 nolu odadayız.. öyle yerleşmişiz ki..evimiz gibi.
Her şartta yaşadığım yeri özel kılmaya çalışırım.. mizaç..
Aceleyle perdeleri sıkıca kapadım… camın iç tarafında rengarenk menekşelerimiz var..ama dışı!?..pervazda yemek artıkları olduğu gibi duruyo..bir lokma bile bırakmaz Abdi, ama daha gelmedi. 
Abdi cabbar bir martı..her sabah gelip rızkını alır gider.. diğer martılara da koklatmaz..
Derken Frolayn oda kapısından iki adım içeri girdi.. kahve kokusunu şöyle bir aldı.. kızdı mı kızmadı mı belirsiz; ifadesiz bir suratla odaya göz gezdirdi.. inşallah banyo-tuvalet kapısını açmaz derken “iyi günler” dedi çıktı.. ohhh çektim.. bu teftişi de yırttık..
Tuvalet kapısının arkasında bir Migros arabası var.. üstü tepeleme dolu..zira odanın tek kapı dolabına sığmıyoruz.. iki kişilik ne gereksinimimiz varsa artık.. Frolayn pencere kenarını ve tuvaletteki depolamayı görse bizi kesin atar! Gündelik temizlikçiler görüyorlar tabii ve hep uyarı yapiyorlar ama zarar gelmez onlardan..bahşiş, rüşvet filan aramız iyi.. idare ediyorlar....

( 3,5 ay sonra hastaneden çıkarken menekşelerimi isteği üzere Frolayn’ın odasına koydum..Haber göndermiş..:))

Derken sıkıntımız azmış gibi, 12 kasım depremi de olmaz mı? 99 ne berbat bir yıldı! 
Kızımız bekar evinde daire kapısı sıkışmış açılmamış! Büyük panik yaşamış, evinde kalamiyor.. korkuyor.. O da geldi; bizimle kalmaya başladı mı geceleri?.. Çek-yata ikimiz sığıyoruz açınca ama.. nihayetinde hastane burası..
Müstahdem Mehmet efendi 7 ye doğru paspasa giriyor odaya “kızı kaldır abla, dr.lar gelmeye başladı..” diyor.. sandviçini eline verip işe uğurluyoruz..
Öyle yoğun, öyle çileli dizi ameliyatlar geçiriyoruz kii. Hep makinelere bağlıyız..her tarafımızdan hortumlar, kablolar sarkıyor.. günün büyük kısmı pansumanlarla geçiyor.. 
Ama hiç mutsuz değiliz.. umutsuz da değiliz.. Doktorumuzu tercih ederek, seçerek geldik buraya.. “söz verdi” bize, ne gerekirse yapacağına dair.. 
Koşulsuz güveniyoruz ve inanıyoruz ona..küçük ve biçimli hünerli ellerini Tanrı’nın elleri gibi görüyorum..her gün ve her gün saatlerce süren ameliyatlara girip çıkıyor. Hiç surat etmez, sabırla bilgi verir..
Öğrencileri de çok seviyorlar onu..
Hep pozitif, güler yüzlü, hümanist, insana umut ve güven veren harika biri o!..
Hastaları da çok şanslı olduklarını bilseler keşke.. 
Öyle anlayışlı, öyle mükemmel ve hoşgörülü ki....

Hocamız sabah vizitinde bir gün; bizimkinin elinde ayna; 
_“ Seni dikiş kursuna göndermek lazım! “ deyince, 
_Niye ki? dedi Hoca.. 
_ Suratımın haline baksana!? dedi, eliyle boynunu işaret ederek..
Böyle dikiş mi olur?

Gülmesi biraz geçince dedi ki hoca;
_ “Dışı değil, içi önemli.. ameliyatını gayet başarılı yaptım.. dışı asistanlarım kapatır her zaman.. 
 Bir sonraki ameliyatını ben kapatacağım bakalım.. o zaman görürsün dikişimi” dedi gülerek çıktı..

Ayna elinde bu sefer asistanlara saydırıyo bizimki.. “Hııı..demek asistanlar!?”
Acısı tatlısı karışık öyle çok ki anılar..Roman olur..

Neyse uzatmayayım.. dizi dizi ameliyatlar; yetmiyor flepler,yamalar?
 bir büyük ameliyat daha..
JGayet muntazam dikişli  
 Geçti nitekim..geçiyor..yapılabilecekler yapıldı..

Nihayetinde; soluk borusuna yapay bir parça takıldı.. Vücuda uyum sağlamasını bekleyeceğiz daha hastanede uzunca bir süre..
Sonra da Allah’a emanet çıkacağız artık. Ne kurtardıksa kar diyeceğiz..:)
Yapacak bir şey yok..Başa gelen çekilir..

Derken, 9 günlük bir bayram tatili denk geldi. Çalışanlar seviniyor..Hastalar üzülüyor tabi..
Bayram- seyran tatil zamanlarında hastaneler çok sıkıcı ve çok hüzünlü olur.
Doktorlar, hemşireler, çalışanlar herkes gider.. nöbetçiler kalır sadece..
En çok o zaman özlersin evini- ocağını.. 
Gerçi yakınlarımız bizi hiç yalnız ko’muyolardı ama; kimsesizlere acısın Allah’ım..

Doktorumuzdan iznimizi aldık, izinli olarak biz de çıkacağız hastaneden.. Bolu’ya gideceğiz. Geniş aile birlikte bayramı köy evimizde geçireceğiz..
Kurban bayramıydı galiba.. seviniyoruz ööyle..
Arife günü geldi..Hastane iyice tenha.. Herkes tatile gitti.. Biz de hazırlandık, (hazırlık dediğim, bir sürü tıbbi gereç..) pansumandan sonra oğlumuz bizi alacak, gideceğiz..
Akşamüstü pansuman odasından bir böğürtü geliyor ki, Engin’in sesi! Odadan zor fırladım, pansuman oda kapısını zor açtım.
Bizimki, nöbetçi asistan doktor ile gırlak gırtlağa… elinde yapay boru!! Yerinden çıkmış!
Çıkmayan sesiyle sövüp sayıyor asistana can havliyle.. Tabii ben de..
Olay biraz yatıştıktan sonra odaya bi’tab attık kendimizi..
İkimizde de moral sıfır!!!
Değil hastane dışına çıkmak , kıpırdayamayız artık.. 
Tatilden filan geçtim, yapılan her şey, tedaviler berbat oldu. N’apacağız bilmiyorum..
Biraz toparlanınca;
_Üzülme sakın, doktorumuzu arayacağım dedim.. 
Onu yatırıp sakinleştirdim.
_ O çoktan yurtdışına filan gitmiştir, tatil arifeden başladı dedi..

Belli etmiyorum ama ben de öyle düşünüyorum..
Odadan çıktım havalandırmada merdivene oturdum..
Bi sigara yaktım..
Biraz dua ettim.. 
Ya telefon kapalıysa diye, korka korka numarayı çevirdim..
Doktorum “niye ağlıyorsunuz hayrola?” deyince fark etmişim ağladığımı..
Durumu anlattım.. bir sessizlik oldu.. O’nun da canı sıkıldı herhalde.

_ Sabah erken gelip onu ameliyata alacağım.. bu gece serumla beslenecek.. ben şimdi asistan ve hemşireye talimat vereceğim dedi.

Teşekkür ettim…telefon elimde kalakaldı inanamadım bayram sabahı hastaneye geleceğine..
Engin de inanmadı.. nöbetçi doktora talimat verecektir en fazla; tatil programını bozmaz.. O’nun da ailesi var dedi.. Alabildiğine sıkkın, moralsiz..
O geceyi çok sıkıntılı ve kuşkulu geçirdik. Hiç uyumadık.

Sabah 8 de asistan doktor odaya girdi.. “Hastayı ameliyathaneye indireceğiz..”dedi
“Hayır dedim, biz konuştuk Hoca’dan haber bekliyoruz..”
“Hoca geldi, amaliyathanede bekliyor” demez mi? Kulaklarıma inanamadım..
O ıssız bayram sabahında doktorumuz geldi, ameliyatla o parçayı tekrar yerine taktı..
Odamıza birlikte çıktılar;
“Akşama kadar şunlar şunlar yapılacak hasta kendine gelince de akşam oğlunuz sizi götürebilir memlekete” dedi… “Program aynen devam.. ben de gideceğim.. iyi bayramlar” dedi ve gitti.. 
 O’na sarılmak istedim ama, konuşamadım bile herhalde..
Nasıl bir minnet, sevgi, saygı ve hayranlık duygusu ile dolup taştığımı anlatamam..
Evet, elleri Tanrı’nın elleriydi.. o mükemmel hekim, o mükemmel insan Prof.Dr. 
Sami Katırcıoğlu'ydu..
Ve o bayram biz gerçek bir bayram yaşadık köy evimizde cümbür cemaat.. Bayram tatlılarını, dolmalarını, kurban kavurmalarını, bayram yemeklerini yiyebildi eşim.. İnanabiliyor musunuz?
Nisbeten sağlıklı ve mutlu son bayramıydı.. Olsun..:(

Sevgi, şükran ve minnetle Hoca’mın şahsında tüm sağlıkçıların Tıp Bayramını kutlarım.
Okuyanlarıma da sağliklarının kıymetini bilerek mutlu ve uzun ömürler geçirmelerini dilerim..
JUnutmayınız; hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemlidir.. An’ları ıskalamayın..
Saglıkla…

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Neşe İleri 3 ay önce

ülkücüm, çok duygulu çok..."acıyı bal eylemek" bu olsa gerek...

Misafir Avatar
Neşe ileri 2 ay önce

Sağol Neşe cim..Hayat işte. Ayrı ayrı sınavlardan geçiyoruz hepimiz..

-Beğenmedim(0)
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ZEHİRLENME OLAYININ ALTINDAN YANDAŞ ŞİRKET...
Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yedikleri yemeklerden...

Haberi Oku