Gündem:
SANA SÖZ YİNE BAHARLAR GELECEK

Hayır demek evet demekten çok daha önemlidir.

Hayır demek en yüksek düşünme biçimini gerektirir,

çünkü hayır demek olumsuzlayarak düşünme anlamına gelir,

yani yanlış olanı görme.

                                      Jiddu Krishnamurti

 

Memleketi karpuz gibi ikiye bölerek, evetle hayırı birbirine sorumlu bıraktı ve bir yığın şaibeyle geçti-gitti referandum süreci..

Evetçiler de hayırcılar da birbirini küçümseyemez artık..

Olması gereken dengeyi milli irade ortaya çıkardı..

İşte şimdi “ülke yönetmek” marifet ister..

Şimdi marifet, ülkenin durumunu kavga yerine avantaja çevirmekte..

Sertlik politikaları işe yaramaz artık.. gerilimi gevşetecek, iki tarafı da memnun edecek adımlar atılmalı ivedilikle..

Artık İsa ya da yaranacaksınız.. Musaya da..

Hadi kolay gelsin..

Zor yani!

 

Tablo malum... Tüm veriler, ekonominin son derece kırılgan olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, büyük bir ekonomik krizin hızla yaklaştığını söylüyor.

Fiili tek adam rejimi uygulamalarının ülkede yarattığı büyük tahribat ve bunun ağır sonuçları ortada...

Üretebildiğimiz hiçbir şey yok..İşsizlık had safhada..

İç barış- dış barış  eksi- eksi negatiflerde..

‘Hayır’ çıksaydı maazallah; iktidar, bütün bunların sorumlusu olarak ‘Hayır’ diyenleri gösterecekti..

Döviz artacak, sorumlusu “Hayır’cılar” olacaktı.

İç barış daha da bozulacak “‘Evet’ çıksa böyle olmazdı” diyecekti.

Şimdi bahanesi yok. Artık anayasal olarak da ‘tek adam.’ Tek yetkili..

Elini tutan kimse yok! En büyük sorumlu O!

Reis zaten tek yetkiliydi, ülkeyi KHK larla yönetiyordu.. Anayasa askıdaydı..

Ne biliyorsa yapacak, uygulayacak artık.

 

Hayır diyenler referandumdan güçlenerek çıkmış da olsalar, dün ile bugün arasında fark yok..

İzleyeceğiz bakalım..

 

Şu bir gerçek ki tüm yetkinin tek bir kişiye verildiği bir ülke uzun süre varlığını koruyamaz.

Ekonomisini yürütemez. Dünyada sağlıklı ilişkiler geliştiremez.

 

Bütün bunların bir faturası olacak elbet.

İşte yüzde 51 ‘Evet’, o faturanın ‘Hayır’cılara kesilmesini önledi.

Kontrolsüzce hareket edecekleri kadar bir orana ulaşamadılar

% 51 çok hassas bir oran. İktidarın rahatça hareket etmesini engelleyecek bir oran.

Ve yüzde 49 ‘Hayır’ ise, iktidara desturlu hareket etmeyi öğretecektir..

 

Elbette muhalefete de büyük iş düşüyor..

Kılıçdaroğlu ortalıkta tek muhalefet lideri görüntüsüyle demokratik üslubu daha iyi öğrenmiş

ve çok büyük siyasi tecrübe kazanmış olarak güçlenerek çıktı bu süreçten..

Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Atatürkçü, sağcı, solcu ülkücü, başı açık, başı kapalı…

Her kesimden insan el ele verdi, bir mücadele yürütüldü.

Birbirimizin dilinden anlamayı, birbirimizin hassasiyetlerine saygılı olmayı öğrendik.

Dostluğun tadını aldık.. Kaynaştık nihayet..

 

Bundan sonra toplumun bütün kesimleriyle diyalog kurmaya devam ederek;

ortak değerlerimizi, demokrasiyi, özgürlüğü, ortak akılla hareket etmenin önemini

bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğiz ve ülkemizi herkes için  yaşanabilir,

saygın bir ülke yapmak için yılmadan çalışacağız..

 

Kaybetme korkusu demokrasi ve  özgürlüğün ne derece kıymetli olduğunu hepimize açıkça gösterdi..

 

Çıkan tablo her iki cepheye de ortak sorumluluk yüklüyor..

Zıtlaşmak yerine, dürüstçe yüzleşerek birlikte çalışmak

ve ülkenin en az % 70 inin kabul edeceği bir anayasayı milletin önüne koymak zorundalar..

 

Bu tablodan sonra millet; dikkate alıcı tavır, yumuşak dil ve üslup bekliyor..

Kestirip atmalar, efelenmelerle ülke yönetilemiyeceğinin anlaşılmış olması lazım..

Evet’le Hayır’ı uzlaştırmak için formül aramaya mecbur iki taraf ta..

 

“ Maçı 1-0 almakla, 3-0 almak arasında fark yoktur” deyince Cumhurbaşkanı,

bir gazete köşesinden cevabı anında aldı..

 

“Deplasmanlı maçlarda en tehlikeli sonuçtur 1-0..

Üstelik de sonuç, hakemin hatalı  penaltısıyla olduysa!

O üç puanın üzerinde oturmak kolay olmaz!

2019 deplasmanın da durum çok kritik demektir.. “(E.Özkök)

 

Şimdi top iktidarda.

Eğer dedikleri gibi işler yolunda gidecekse ne âlâ.

Gitmeyecekse, çok değil birkaç yıl içinde halkın karşısına çıkacaklar.

Sebep oldukları tahribatın faturasıyla karşılaşacaklar.

 

% 40’la iktidar olabilen Erdoğan’ın artık yüzde 51’e ihtiyacı var.

Ama önünde devasa sorunlar bulunuyor ve artık tek bir bahanesi bile  yok.

 

Temenni edelim uzlaşıyla orta yolu bulsunlar ve memleket için artık ileri adımlara geçilebilsin hiç değilse..

Memlekete hayırlı olsun.. Referandum.

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP’DE ÇÜRÜMÜŞLÜK HAYATIN HER ALANINDA
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku