Gündem:
SEFİLLER
 "kimi çocuklar için hayat;

utana/sıkıla çalınmış gülücükleriyle,

kıyısından/köşesinden bakmaktır hayata.!"

                                           (selahattin yaşar)

 

SEFİLLER
Yanlış anlaşılmasın; insan’a bu zulmü reva gören vicdansızlardır SEFİLLER!

Takıldım öyle..uzun uzun baktım-kaldım bu resme..

Kanlı Ortadoğu bataklığında yerlerinden yurtlarından edilen  zavallı ve çaresiz insanların çocukları..

Yüzlerinde korkak ve utangaç belli belirsiz gülümseme , gidecekleri yeri yurdu bilmeden,

sadece umut ederek daha iyi koşullarda bir gelecek hayali var güzel gözlerde...

 

Elleri kınalı olan muhtemelen bir “küçük  gelin”.. Çocukluğundan koparılmış,  soldurulmuş..

Kardeşiyle küçük bir umut kırıntısı arıyor gözleri çıktıkları bilinmezde..

 

Ya o sıra- sıra denk kilim çuvallar..

Analarının, ninelerinin el dokumaları..

Buram buram vatan kokan, toprak kokan gökkuşağının bütün renkleriyle bezeli,

yazgılarını dokudukları, göz nuru, çileli ellerin  hüneri  kilimler..

Siyah ve beyaz dışında renk tanımayan “alacakaranlıkta” dokunmuş kilimler..

Geçmişlerini, geleceklerini, hayallerini, heveslerini, umutlarını , elcağızlarında kalan ne varsa koyup yüklendikleri;

o güzelim kilim çuvalları  sırtlayıp yollara düşen, umut peşinde insanlar!..

Bütün istedikleri İnsan yerine konulmak..

 

Doğduğun yerde köklerine tutunamıyorsan,

nereye sığınabilirsin bu acımasız, maddeye kul köle olmuş  dünyada?

 

“Yetim gülsün de kim ağlasın ?”derdi babaannem!

Ortadoğunun güzelim yetimleri düşlediğiniz yerler de bataklık a canım!..

Oralar..buralar.. her yer bataklık   güzel bebeler!

 

Bunca ahmaklığın sebebini sora-sora, anlayamadan gitmedi mi Yaşar Kemal..

Biz de aynı yolda tükeneceğiz besbelli..

 

“Niçin bu kadar öldürmeyi, yok etmeyi, parçalamayı seviyor insanlar ? diyordu.

İnsan yumuşak başlı, iyilik dolu bir yaratıktır,

ağız dolusu gülen, yürek dolusu ağlayan, iliklerine kadar duygulanan, seven bir yaratıktır insanoğlu diyordu.

Bu öldürme, yok etme, öfke, öç, sevgisizlik neden ? Niçin koparıyorlar çiçekleri? diyordu.

Birisi tok da yüz bini niçin aç, o tok da bu kadar gözün altında, öfkenin içinde iflah oluyor mu ? diyordu.

Tok olan niye bu kadar ahmak ?”  diyordu..

 

İflah olmasın insanlığın yüz karaları! Sefiller!

Cepleri keseleri para dolacak diye, ruhlarını parça-parça  şeytana satmış  muktedirler!

 

O güzelim kültürleri yakıp- yıktığınız için, o rengarenk çiçekleri yerlerinde yurtlarında barındırmadığınız için,

 o çiçekleri soldurduğunuz, kuruttuğunuz  için iki cihanda yeriniz olmasın!

 

Savaşlara sebep olanlar, kan ve gözyaşıyla beslenenler; bu bebelerin veballeri yüreklerinizi kurşun olsun dağlasın..

Geçmişte tarihin en eski kültürlerini içinde barındırmış  , nice destanların yaşandığı,

altı üstü tarih mirası ve maden zengini Ortadoğu;  akıl mantık vicdan adalet denen şeyin zerresi olmayan yerin adı oldu .. 2000 lerde..

İnsan aklının, teknolojinin en üst seviyesinde.. Uzay çağında!?

Yakışıyor mu insanlığa?

 

Suriye’de  altıncı yılını dolduran savaşta on binlerce, yüzbinlerce insan hayatını kaybetti

Kitle imha silahlarıyla, füzelerle,  bombalarla, topla tüfekle, taşla, ateşle öldürüldüler.

Yoksulluklarına hasret kaldılar..

 

Ölüm yağdı masumların üstüne..

Karanlık siyasetin laboratuvarında üretilen canavar örgütler  öldürdü..

Hükümetleri öldürdü

Muhalefetler öldürdü

Büyük devletler öldürdü

Küçük devletler öldürdü..

Kınarmış gibi yapıp öldürdüler

Korurmuş gibi yapıp öldürdüler

Bir taraftan savaşı kaşıyıp, köpürtürken, hem silah satıp hem sahtekarca  vah vah diyen vicdansızlar öldürdü..

Allah korkusu olmayanlar öldürdü..

 

6 yaşın altında, 3 milyonuna ulaşılması mümkün bile olmayan  6 milyon çocuk varmış Suriye’de..

Kaçırılanlar, eline silah tutuşturulup cepheye sürülenler, taciz edilenler ayrı..

Açlıkla, korkuyla hayatta kalmaya çalışıyorlar..

Kimileri göç yollarında  sürgün.

 

Umut yok, ölüm var

Sevgi yok, nefret var

Gerçek yok, yalan var

 

Kimse kimseyi kendine benzetecek kadar üstün değildir..

Halklar başka halklarla zenginlik ve güzellik kazanır.

Ölüm korkusuyla yaşama sevincini unutan insan dünyaya iyilik katabilir mi?

Birilerine korku verenin korkusu daha büyüktür!

Eşitlik zayıflık değil bilgeliktir..

İyi olmaktan bu kadar korkmayın!

 Bir kez olsun sevgiyle bakmayı deneyin dünyaya.

Hiçbir halk sonsuza dek efendi, hiçbir halk tutsak olarak yaşayamaz.

BARIŞ, hepimizi onurlu ve özgür yapacak tek yoldur.

 

"Dünyamız, ne büyük mutluluktur ki, on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir.

Her kültürün bir rengi, bir kokusu vardır.

Dünyamızın bir çiçeğinin koparılması, dünyamızdan bir rengin, bir kokunun yok olmasıdır"       

diyen  Yaşar kemal, sadece bu sözüyle Nobel’i hak etmiyor mu?

 

Dünya hayatı geçicidir bilene,

İnsanoğlu ölümlüdür bilene..

Anlayana….İNSAN olana..

 

Ne vardı şu ölümlü dünyada; şairler şiirlerini yazsalar, ressamlar resimlerini yapsalar,

ozanlar türkülerini söyleseler, çiçek kokuları harman olsa,

dünya alışkanlıktan değil de, sevgi ve mutluluktan dönse?..

 

Ne vardı?

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Tomris Ulaş 5 ay önce

Victor Hugo kadar etkili olmuş yazın arkadaşım, çok güzel ve duygulu...

Misafir Avatar
Ūlkū mert 5 ay önce

Sağol arkadaşım..ne tatlısın..keşke yayilsa sevgi ve merhamet insanlik üstüne....

-Beğenmedim(0)
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP’DE ÇÜRÜMÜŞLÜK HAYATIN HER ALANINDA
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku