Gündem:
SONA DOĞRU…

Gerek gazetedeki dostlar gerekse yakın çevremdeki arkadaşlar ile  yaptığımız söyleşilerde kimi zaman hayalperestlikle itham edilmeme karşın inatla argümanlarımı koyarak tezimi savundum.

İleride belki bu argümanları yazacağım günler gelecek. Bugün için şimdi gerekli görmüyorum. Ancak değişim çok açık seçik görülür hale geldi.

İlk kırılma noktası belki İnce’nin Kadıköy gece mitingiydi. Taşımasız, imza sirküleri çıkartılmadan, görevlendirme yazıları yazılmadan meydanı dolduran coşkulu kalabalık bir şeylerin değişeceğinin göstergesi gibiydi.

Arkasından Diyarbakır geldi. Türk Bayrakları ile dolu,  bir tek sarı yeşil kırmızı flamanın ya da kaşkolun bile ekranlara yansımadığı ancak HDP seçmeninin çok büyük bir bölümünün içinde yer aldığı aşikar olan miting oldukça ilginç ve alışık olunmayan bir tabloydu. Tunceli belli zaten ama Tokat  çatılara taşıyor ,Gaggoş diyarı Elazığ’da  ise “Belki salon toplantısı kadar olur” diye düşündüğüm buluşma, beklenenin çok üstünde ve coşkulu bir kalabalıkla gerçekleşiyordu. Hatay ,Mersin, Antalya’yı detaylandırmaya  gerek duymuyorum. Ancak AKP’ nin oyunun ciddi bir erozyona uğrayacağının ilk göstergesi “Büyük Ankara Mitingi” başlığı ile 19 Mayıs Stadyumunda gerçekleştirdiği mitingdi. Stad’ın tirübinleri maksimum  otuz bin kişi alır  sahanın da en iyimser hesaplama kırk bin aldığını varsayarsak  AKP büyük Ankara mitinginde  yetmiş yetmiş beş bin kişiyle çırak çıkıyordu. Düşünün parlamento ve sarayın olduğu başkentte Muharrem İnce milyonun üstünde seçmene hitap ederken Erdoğan  yetmiş seksen bin kişiye icraatını anlatmakla yetiniyordu.

 İzmir tarihe geçti ve bugün İstanbul Maltepe ile son nokta…

Bir miting alanındaki sayılar elbet seçimin nasıl sonuçlanacağına ilişkin müstakil başat göstergeler değildir. Ancak doğru gözlemlerle önemli ipuçları verirler. Kitlenin coşkusu, istekliliği hatta görüntülere yansıdığı kadarıyla mimikleri, alana giriş ve ayrılış esnasındaki tavırları, konuşmanın sonuna kadar inatla meydanda kalışları ya da erkenden ayrılan yığınlar fikir vericidir.

Ayrıca bütün bunlar insanların hafızalarının sanıldığı kadar zayıf olmadığının, bir Cumhurbaşkanı’nın sıradan bir vatandaşa “Ananı da al git” söyleminin, Soma’da bir işçiyi tokatlamaya kalkma eyleminin, yerlerde tekmelenen Somal’lı bir işçinin, kafasında sopalar kırılarak katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın,  hedef gözetilerek başından vurulan Ethem Sarısülük’ün ve katledilen diğer haziran direnişçilerinin, Devletin bir bakanı tarafından tokatlanan gazetecinin, adalet mağduru KHK lıların, ( Buraya daha yüzlerce şey yazılabilir uzatmamak adına yeterli buluyorum)  belleklerde halen tazeliğini koruduğunun somut göstergeleri olarak düşünülmelidir.

 Bir şey daha ve belki en önemlisi; artık memleketin  tek adamlara , diktatörlere, gerici ve çağdışı köhne yönetimlere prim vermeyeceğinin en güzel kanıtıdır bu coşkulu ve kararlı kitleler…

Bakalım totomuzu oynadık Dilek Abla’( Alparslan) ya teslim ettik… Yarın sabah altıda sandık başında sandığa sahip çıkacağız…

Zira artık işin en önemli yanı bu…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

Tanju Özcan’a bir uyarı da Umut Oran’dan

Haberi Oku