Gündem:
TAKOZ RECEP
 Geçenlerde Gençlerbirliği Kulübünün efsane başkanı İlhan Cavcav’la ilgili ölüm haberini  büyük bir üzüntüyle takip ettik. Hakikaten İlhan Cavcav yaptıklarıyla Türk futboluna damga vurmuş ve adını ölümsüzleştirmiş bir başkandı. Yüce Allah’tan kendisine gani gani rahmetler diliyorum. Basından öğrendiğimize göre İlhan Cavcav’ın yerine Gençlerbirliği Spor Kulübü başkanlığına Cavcav’ın oğlu Murat Cavcav seçilmiş ve göreve başlamış. Anadolu Futbolunun bu mümtaz kulübüne başarılar diliyorum. İnşallah yeni başkan Murat Cavcav da babasının yerini aratmaz ve Gençlerbirliği’ni başarıdan başarıya koşturur. İlhan Cavcav’ın bu hakkını teslim ettikten ve ona nice nice rahmetler diledikten sonra birazda Boluspor’dan bahsedelim.

Türkiye liglerinde genç futbolculara yönelen ve onları bir süre sonra büyük takımlara satan ilk kulüp Boluspor’dur.

Uzun süren yazarlık hayatımda bu şekilde ki başarı sayfalarımızı arada sütunlarıma alırım ve Boluspor’un şanlı tarihine nostaljik bir seyahat yaparım.

Bu hafta Atatürk Stadında oynadığımız Boluspor-Mersin İdman Yurdu maçında yine böyle nostaljik bir seyahat yaptım.

Maçı takip edenler arasında o zamanların yani 80’li yılların efsane futbolcusu Recep Çetin’i (Takoz Recep) görünce bir an 25-30 yıllık hatıralarıma daldım. Recep hemen tribündeki yerinden kalkarak eski başkanına geldi. Elini öptü büyük bir saygı içinde ikili görüşmeye devam ettik.

Genç futbolculara eğilme konusunda Türkiye’nin ilk adım atan kulübü herkesin bildiği gibi Boluspor’dur. Bende uzun süren yöneticilik hayatımda karınca kararınca Boluspor kulübünün bu güzel politikasına ayak uydurdum, ayak uyduran yöneticilerimize de kulübün Genel Sekreteri ve Başkanı olarak her türlü desteği verdim. Bu bağlamda Recep’in Boluspor’a transfer hikayesini de genç kuşaklara ve Boluspor sevdalılarına bir kere daha yazmak isterim.

1984 yılında biz Recep diye bir futbolcunun adını bilmezdik. O yıllarda çok dar bütçe imkanlarıyla çalışır ve her hafta Ankara’ya Futbol Federasyonu’na ve Spor Toto Genel Müdürlüğüne giderek hem Federasyon nezdinde kulübün işlerini takip eder ve hem de Spor Toto Genel Müdürlüğüne gidip o haftaki Toto gelirimizi alırdık.

Günlerden bir gün yine böyle bir Ankara seyahatimiz sırasında Futbol Federasyonunda zamanın Milli Takımlar Antrenörü, Genç Takımlar Baş Antrenörü cennetmekan Doğan Andaç hocamıza rastladım. Hemen kendisine “Sayın hocam… bize tavsiye edebileceğiniz Boluspor’a uygun futbolcu ya da futbolcularınız var mı?” diye sordum. Boluspor’u ve beni çok seven rahmetli hocamız sorumu hemen cevapladı: “Yener’ciğim Sakaryaspor genç takımında oynayan Recep Çetin var hiç kaçırmayın hemen alın.” dedi. Doğan hocanın bu referansı bizim için yeterliydi. Oradan tekrar Bolu’ya dönerken yolda hemen Karasu Orman İşletme Müdür Muavini olarak çalışan sevgili kardeşimiz Mustafa Özkurede’yi aradım. Hemen kendisine Boluspor’daki görevini tebliğ ettim: “ Mustafa’cığım sana bir görev veriyorum. Sakaryaspor genç takımında oynayan ve Karasulu olan Recep Çetin isimli bir futbolcu varmış. Bunu kapıp bu akşam hemen Bolu’ya getireceksin” dedim. Mustafa benim bu teklifimi hiç yüksünmeden kabul etti ve “ Başkanım ben onun abisini çok iyi tanırım. Recep bu gece mutlaka Bolu’da olur “ dedi. Hakikaten Mustafa’cığım kendisine verdiğimiz görevi titizlikle yerine getirerek Recep’i buluyor ve dikkat çekmesin diye bir arkadaşının arabasına atarak Bolu’ya getiriyor.

Kulüp merkezimiz o zamanlar Belediye Sarayının 7. katındaydı. Yine eskiler bilirler 6. Kat futbolcularımızın lojmanı olarak hizmet veriyordu. Her iki katın dekorasyon ve imalatı sevgili kardeşim Nurettin Nes’in mobilya firmasında çok şahane bir şekilde yapılmıştı. Şimdi olduğu gibi o zamanlar bize kulüp binası yapıp hediye edecek bir Özel İdaremiz yoktu. Neyse biz yine hikayemize devam edelim.

Recep , yanında abisi herhalde taksinin sahibi olan Mustafa’nın arkadaşı ve Mustafa olduğu halde kulübümüze geldiler, tahmin ediyorum Recep ve abisi 6. Ve 7. katların ihtişamı karşısında bir hayli etkilenmiş olmalı.

Pazarlık uzun sürmedi Recep kendisini şöhrete kavuşturacak Boluspor kontratını hemen imzaladı. O zaman ki anlaşmamıza göre hemen peşinatı verildi ve Recep resmen Bolusporlu oldu.

Recep’in futbol hayatı Boluspor’da bir yıldız gibi parladı. Takımın değişmez sağ beki oldu. Oysa biz onu ilk nazarda santrafor diye transfer etmiştik.

Recep sonraki yıllarda “Takoz Recep” adıyla ünlendi ve Boluspor’a futboluyla büyük bir değer kazandırdı.

Sonraki günlerde Recep’in Boluspor tarafından kaçırılması mukavele imzalatılması ve gösterdiği büyük form nedeniyle o zaman ki  Sakaryaspor Kulübü başkanı Tuncer Tepe Sakarya’da büyük eleştirilere maruz kaldı. Ancak Sakaryaspor’da bir hamle başlatılmıştı. Gerek Tuncer Tepe’nin, gerekse zamanın Sakarya Valisi cennetmekan Hayri Kozakçıoğlu’nun çalışmalarıyla Sakaryaspor lig şampiyonluğuna oynayan bir hüviyete büründürülmüştü. Sayın Tuncer Tepe kendisine Recep’i nasıl Boluspor’a kaptırdınız diyenlere şöyle cevap veriyordu: “Ben bu yıl şampiyonluğa oynayacak bir takım kuruyorum. Gençlerle uğraşamam.” Hakikaten o yıl Sakaryaspor Fenerbahçe’den ve Galatasaray’dan bazı futbolcuları transfer ederek bu iddialarını gerçekleştirmeye çalıştı. Ancak Sakaryaspor bu iddiasına rağmen istediğini alamadı ve sonraki yıllarda yanılmıyorsam amatör kümeye kadar düştü.

Diyeceğim o ki genç futbolculara eğilme ve onları meşhur etme politikasının Türkiye’deki patenti Boluspor’a aittir. Bende o yılların Genel Sekreteri ve Kulüp Başkanı olarak bu şereften her zaman payımı almışımdır.

Sevgili futbolcum Recep’in Bolu’ya gelişi bana bu nostaljik satırlarımı yeniden hatırlattı.  Recep’e ve hayattaki tüm futbolcularıma uzun ömürler, çoluk çocuklarıyla mutlu yıllar diliyorum.


Fotoğraf: Soldan sağa: Ben, Recep, Boluspor’un hasta taraftarı Hasan Tekin, Boluspor Yönetim Kurulu Üyesi Adil Semercioğlu. Bu güzel anıyı ricamız üzerine Sayın Milletvekilimiz Tanju Özcan’ın danışmanı İsmail Hakkı Özgüneylioğlu çekiyor.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

3 SANIK İÇİN CEZA İSTENDİ
Bolu Barosu’na kayıtlı 7 avukatın yargılandığı Çağ Hukuk Derneği davasında sona gelindi.

Haberi Oku