Gündem:
TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!..
 İlkokul yıllarında tanışmıştım ABD ile. Süt tozu paketlerinin üzerinde Türk Bayrağı ile çaprazlama yerleştirilmişti ABD bayrağı. Bayrakların altında ise, iki el tokalaşıyordu. Amerikan yardımı süt tozu suda eritilip kaynatılıyor ve servis ediliyordu. Okulumuzun tek hizmetlisi Emine Teyze, temizlik, soba yakma gibi görevleri dışındaki bu işten zorlanıyor ve sızlanıyordu. Ben dahil öğrencilerin hemen hemen hepsi süt içmek istemiyorduk. Doğrusu o zamanlar kasabamızda yeterli süt üretimi vardı. Dağıtılan süt bizimki kadar lezzetli de değildi. Şeker de katmıyorlardı okul giderini karşılamadığı için.Yavan olduğundan sanırım, sütün yüzü soğudukça kaymakta tutmuyordu. Öğretmenimiz karşıydı bu uygulamaya. Çocuk yaşta eziyorlar insanımızı, onurlarını kırıyorlar çocuklarımızın, yardıma muhtaç karakterler oluşturuyorlar diyordu…

İlkokul ve Ortaokul yıllarımda ABD hakkında, rahmetli dedeme gazetelerden haberleri okurken, radyo haberlerinden ve büyüklerin sohbetlerinden öğrendiklerim var aklımda. Kore muharebelerinde yaptığımız kahramanlıklar karşısında, ABD askerlerinin şaşırdığı anlatılırdı. Adnan Menderes döneminde yapılan Marshall yardımı ile ABD’nin ilk defa Türk siyasetine el attığını söylerlerdi. Kıbrıs için yapılan gösteriler Türkiye Ankara Radyosundan verilmişti. ‘’Ya Ölüm, Ya Taksim’’ bağırışları halen kulaklarımdadır. ABD ve BM’ler Yunanlılardan yana olmuştu. Komünizm gelecek korkutması ile Rusya ürküntüsü ve düşmanlığı yaratılarak ve fakat ABD ye de zoraki duyulan güven ile seneler geçti gitti.

ABD ve emperyalizmi anlayabilmem Kabataş Erkek Lisesinde okuduğum yıllara rastlar. İlk defa bir öğrenciyürüyüşüne, 68 kuşağı, İTÜ öğrencilerinin arasında liseden sınıf arkadaşlarımızla katılmıştık. Taksimde son bulan yürüyüşte, “Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır. Amerika p..ştur, p..şt kalacaktır. Oşt Amerika, P..şt Amerika’’ sloganı atılmıştı. O yıllarda ABD’nin göz korkutmak için dolaştırdığı 6. Filonun askerleri İstanbul’dan kovalanmıştı. İTÜ Öğrencilerinin başında, ‘’Kapitalsiz Kapitalistler’’  kitabının yazarı, Alucralı rahmetli Harun Karadeniz vardı. Çatal yürekli bir delikanlıydı. Yurt dışında tedavisi için izin verilmedi ve genç yaşta kaybettik onu. Nurlar içinde yatsın. Ta o yıllarda özellikle üniversite gençliği ABD emperyalizmi karşısında, ulusal egemenliğin önemini anlamıştı. ‘’Ne Amerika, ne Rusya . Tam bağımsız Türkiye’’ sloganları atılıyordu…

Tam bağımsızlık sevdalılarına karşı örgütlenmeler zaman kaybetmeden harekete geçirildi ülkemizde. Kim ne zaman“Kahrolsun Amerika, Go Home Yanke’’ dese, mutlaka karşılarına “Komünistler Moskovaya’’ diyen birileri çıkarılıyordu. Bunlar desteklendiler, palazlandılar. ABD’nin emrinden çıkmayan iktidarlarla organize çalıştılar. Karşılıklı çatışmalar başladı. 16 Şubat. 1969’da ABD emperyalizmine karşı Beyazıt’tan Taksim’e düzenlenen yürüyüş sırasında, düzenlenen saldırıda iki genç ölmüş, yüzden fazla kişi yaralanmıştır. Tam bağımsızlık sevdalılarının karşısında yer alanlar her nedense, sonraki yıllarda ülke yönetiminde hep önemli noktalara getirildiler…Siyasetleri ile beraber hep iktidar oldular… Bugünün iktidarında da önemli oranda varlar veya destekliyorlar…

Öğrenci hareketleriile beraber ülkede oluşan hemen hemen bütün iktidarlar ABD’nin kontrolünde olmuştur. Uzun yıllar, Demirel Hükümetlerinde dışişleri bakanlığı yapmış olan İhsan Sabri Çağlayangil’in  “ABD bizim neremizde diye merak ederdim. Araştırdığımda gördüm ki, oturduğum koltuğumun üzerindeymiş…’’ sözleri bu düşünceyi doğrulamıyor mu? Sayın Bülent Ecevit’in, haşhaş ekimi ve Kıbrıs konularındaki onurlu direnmeleri dışında bütün iktidarlar bir şekilde ABD’nin dümen suyuna gitmişlerdir. Şimdilerde durumun daha da vahim olduğu anlaşılıyor…

Vietnam, Afganistan, Yemen, Libya hadi bizden uzaklarda diyelim. Ülkemizin oluk, oluk kan kaybına neden olan, PKK, FETÖ örgütlerini ABD destekliyor. Bir taraftan dost numaraları yapıyor, stratejik ortak numaraları ile eş başkanlıklar dağıtıyor. Öbür taraftan YPG’ye ve PKK’ya silah veriyor. Fetullah Gülen’i vermiyor. Devlet bankası olan Halk Bankasının Genel Müdür Yardımcısını tutukluyor.Çok da pişkin bu ABD.Bizim ülkemiz için tehlike oluşturan unsurları bombalamamıza kızıyor, kendisi aynı yerleri çıkarları için, bizim ülkemizde konuşlanan uçakları ile bombalıyor…

Bilemiyorum, ABD ye söz söylenince “Komünistler Moskova’ya” diyenler halen varmıdır? Çok iyi biliyorumki, 68 kuşağınındevrimci gençleri, Türkiye’de, Türk halkıyla beraber tam bağımsızlık için mücadele ediyorlardı. Bu mücadele kervanındakileri yalnız bırakmayan halk ozanı Aşık Mahsuni Şerif “Amerika katil, katil” diye yırtınıyordu.Fakat; ilginçtir,bugünlerde Moskova’ya herkesten önce koşanları görüyoruz. Dış siyasetimizin derin zikzaklar çiziyor. Yörüngesini anlayabilen beri gelsin…

Bizlerin emperyalist ülkelerden kazancımız yoktur. Onlara ortak olmaya da niyetimiz yoktur, tek başımıza emperyalist olmayada isteğimiz yoktur. Masum milletlerin özgürlük mücadelesine örnek gösterilen, onurlu Türkiye Cumhuriyeti olmak nemize yetmiyor…

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan memleketimizde, bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibikardeşçesine yaşamak varken…

Özer ÖZCAN

 26.4.2017

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ASKERİN SİYASETE MÜDAHALESİ
ÖZER ÖZCAN YAZDI

Haberi Oku