Gündem:
TMMOB:ACİLEN ÖNLEM ALINMALI!

Düzce'nin Kaynaşlı ilçesi merkezli 12 Kasım 1999'da meydana gelen ve binlerce ev ve iş yerinin yıkıldığı depremin 22. yılında Türk Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği(TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Erol Perçin, yazılı bir açıklamada bulundu.

Düzce ve Bolu’da yüzlerce yurttaşın hayatını kaybetmesine neden olan depremin 22. yılında hala gerekli önlemlerin alınmadığını vurgulayan TMMOB Bolu İKK Sekreteri Erol Perçin, “17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve bütün Türkiye`yi derinden etkileyen büyük Marmara Depreminin yaraları sarılmaya çalışılırken, 87 gün sonra 12 Kasım 1999 tarihinde merkez üssü Düzce`de 7,2 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. 22 yıl önce bugün meydana gelen depremde yüzlerce yurttaşımız yaşamını yitirmiş, binlerce yurttaşımız yaralanmış, on binlerce konut ve işyeri ise kullanılmaz hale gelmiştir” dedi.

OLUMSUZLUKLAR VARLIĞINI KORUYOR
“Yapı üretim süreci, mevcut yapı stoku, kentleşme ve imar politikaları, afet sonrası planlama, mevzuat, Türkiye’yi 1999 depremine taşıyan tablonun parçalarını oluşturmuş, ülkemiz 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999’da büyük bir yıkımla karşı karşıya kalmıştır” diyen Perçin’in açıklamasının tamamı şöyle:

“1999 depreminden 12 sene sonra meydana gelen Van depreminde, Van depreminden 9 yıl sonra yaşanılan İzmir depreminde aynı yıkımla yüz yüze gelmek ise olumsuzlukların varlığını korumaya devam ettiğinin birinci dereceden kanıtıdır. Günümüzde de imar planlamasından zemin etüdüne, zemine uygun planlamadan yapı malzemelerinin niteliğine yapı üretim sürecinin sağlıklı şekilde denetlendiğini, sistemin sorunsuz olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Diğer taraftan UDSEP’e göre 2017 yılında tamamlanması öngörülen bina envanteri çalışması tamamlanamamış, dahası resmi kurumlar hariç başlanamamıştır. Bunun sonucu olarak mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi de mümkün olmamaktadır. Bu binaların tespiti ne yazık ki deprem tarafından son derece ağır bedeller karşılığı yapılmaktadır.”

HER ŞANTİYEDE BİR ŞEF OLMALI
“Yapı denetimi konusunda AFAD Eylem Planı gerekçesinde yapı mevzuatı ile Yapı Denetiminin etkin bir şekilde kullanılması ifade edilmektedir. Ancak vatandaşların Anayasal hakkı olan can ve mal güvenliği etik kurallardan yoksun olan serbest piyasa koşullarına bırakılmamalıdır. Kamu hizmeti veren/vermesi gereken kuruluşlar birbirleriyle rekabet eder durumda olmamalıdır. Ülkemizdeki denetimsizliğin temel nedeni rant ilişkilerinin, tekniğin, fen ve sanat kurallarının önüne geçmiş olmasıdır. Yapı Denetim sisteminin sağlıklı çalışması için gereken yasal düzenlemeler yapılmalı, her şantiyede bir şantiye şefi bulunması zorunluluğu getirilmelidir.”

RANT DÜZENİ OLUŞTURULUYOR
“Asli görevi sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir kentler kurmak ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak olan devlet eliyle, mühendislik, mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinin teknik, bilimsel ve yasal gereklilikleri ile teknik ilkelerini görmezden gelerek, ormanları, kıyıları, doğal kaynakları hiçe sayan, kentlerin tarihini, kültürünü yok eden, toplumu ve kentleri kimliksizleştiren rant projeleri “Kentsel Dönüşüm” adı altında hayata geçirilmektedir. Bu kapsamda kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm konusu, çağdaş ve demokrasisi güçlü olan ülkelerde sadece mekân düzeyinde ele alınmaz; sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınır. Ancak bizdeki uygulama ise; yeni bir rant düzeni oluşturulması şeklinde ortaya çıkmaktadır.”

SORUMLULUK,SİYASİ İKTİDARIN ÜZERİNDEDİR!
“Halihazırda yapı stokumuzla ilgili belirsizlikler ve tehlikelerin üzerine siyasal iktidarlarca çıkarılan imar afları can ve mal kayıpları tehdidini büyütmektedir. İmar afları kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olmuştur. İmar affı toplumun sağlıklı ve güvenli konutlarda yaşamasını belirsizliğe sokmaktadır. Mühendislik hizmeti almadığını varsaydığımız yapıların yasallaştırılmasıyla, bu yapıların doğa olayları karşısında hasara uğramaları halinde sorumluluk, bu kararı alan devletin, siyasi iktidarın üzerindedir.

ÇALIŞTAYA DAVET
Başta deprem olmak üzere tüm afet ve sonuçlarına karşı tedbirlerle ilgili mevzuat tamamlanmalı, denetim, gözetim ve uygulama sisteminin taşıdığı sorumluluğu yerine getirmesi sağlanmalıdır. TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulu olarak meslek alanlarımızdan edindiğimiz bilgi, birikim ve deneyim ile kamusal sorumluluğumuz gereği deprem riski bölgesinde yer alan kentimizde yurttaşlarımızı bilgilendirmeye, konunun tüm paydaşlarına bilimsel ve teknik önermelerde bulunmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda 3 Aralık Cuma günü “Bolu’da Deprem Gerçeği” üst başlığı ile düzenleyeceğimiz, detaylarını en kısa sürede kamuoyu ile paylaşacağımız çalıştaya tüm halkımızın katılımını bekliyoruz.Tüm ilgili kent paydaşları ile kentimizin depreme hazırlanması konusunda ortak çalışmalar yapma arzusunda olduğumuzu, mesleki bilgi birikimimizi Bolu halkının yararı için kullanmaktan imtina etmeyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, 12 Kasım Depreminin yıldönümü nedeniyle depremde yaşamını yitiren yurttaşlarımızı tekrardan saygıyla anıyoruz.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

PERÇİN:İŞSİZLİK SORUNUNA ÇÖZÜM İSTİYORUZ!
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası (MMO) Bolu İl Temsilciliği, TBMM’de...

Haberi Oku