Gündem:
TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI
 “KOMŞULARLA SIFIR SORUN” İDDASINDAN “ SORUNLU OLMADIĞIMIZ SIFIR KOMŞU

TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI

Türkiye’nin Dünya coğrafyasında bulunduğu yer ve jeopolitik konumu nedeniyle izleyeceği dış politika son derece önem taşımaktadır. Bu politikaların başında komşularımızla ilişkiler gelmektedir. AKP iktidarının özellikle Ahmet Davutoğlu’nun “Komşularla sıfır sorun” iddiasıyla yola çıkıp Başbakan Binali Yıldırım’ın “ Dostları arttırmak, düşmanları azaltmak” ifadesiyle belirlenen dış politika strateji ile gelinen nokta “sorunlu olmadığımız sıfır komşu” noktasına gelmiş bulunmaktadır.

Şimdi; komşularımızla yaşanan sorunlara kısa bir göz atalım.

AKP’nin dış politikası, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile başlamış ardından emperyalizmin Ortadoğu da oynadığı yeni oyunların peşinde sürüklenerek önce Suriye’nin toprak bütünlüğüne sahip çıkıyorum diye ve “Esed’i devirmek” söylemiyle ülkeyi savaşa sürükleyen bir noktaya taşımıştır.

Ortadoğu da izlenen Suriye siyasetinin uzantısı olarak İran ve Irak ile de sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve Barzani ile yürütülen ilişkiler “Kerkük” sorunu nedeniyle ilişkilerde bozulmalar başlamıştır. Kuzey sınırımızda Ermenistan’la olan sınır geçişleri “Karadağ” sorunu nedeniyle yıllardır devam etmektedir.

Batı komşularımıza geldiğimizde Yunanistan’la yaşadığımız “Kıbrıs Sorunu” hala çözülememiştir. Buna ek olarak Ege Denizinde yaşanan karasuları ve kıta sahanlığı alanları sorunu devam etmektedir.

Zaman zaman “Kardak Kayalıklar Krizi” diye gündeme gelen fakat “adalar sorunu” diye yaşadığımız sorun son yıllarda doruğa çıkmıştır. Son on iki yılda Türkiye’ye ait olan 18 ada ve kayalık Yunanistan tarafından işgal edildiği, bazılarına asker çıkardığı kamuoyuna yansıyan bilgilerdir.

Son zamanda bu kriz listesinde Bulgaristan’da eklenmiş durumda. AKP Bulgaristan’da yapılan seçimlere müdahale iddiasıyla, bir milletvekilinin ve din ataşesinin Bulgaristan’a girişinin yasaklanmasıyla uzun süre sorun yaşamadığımız Bulgaristan’la sorun yaşamaya başladık. Bulgaristan bu durumu ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle Türkiye ile sınır kapılarını kapatmıştır.

Dış politikada sorunlarımız sadece komşularımızla sınırlı değildir. Avrupa’da Almanya, Hollanda, Belçika başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde yaşanan sorunlar. Avrupa Birliğine tam üyelik sürecini tehlikeye sokarken, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı açık hedef haline getirerek birlikte yaşamaya zarar verecek boyuta taşımıştır.

Bunlar yetmezmiş gibi zaman zaman ABD ve Rusya ile sorunlar yaşanmakta adeta Dünya ile kavga eden bir boyuta ulaşmış durumdayız. Dış politikada sıfır sorun derken, sırf sorun haline getirilmiş durumdadır. Türkiye’nin sorunsuz bir dış politika izlemesi başkalarının toprak bütünlüğüne saygılı olması, komşularla ekonomik, kültürel, politik bağları geliştirmeye kararlı olması ve Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünyada Barış” temel ilkesine göre dış politika izlemesi ile mümkün olabilir.
***                                                       ***

Bugün değineceğimiz diğer bir konu. Bursa Nilüfer ilçesi Kaymakamlığının NUTUK’un (SÖYLEV) “Siyasi Propaganda Aracı” olduğu gerekçesiyle okullarda dağıtımını yasaklamasıdır.

SÖYLEV Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimlerini içeren en önemli belge ve tarihi eserdir. Bu tarihi eser, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimlerinin önderi Atatürk tarafından 15-20 Ekim 1927’de CHP’nin ikinci kurultayında 36 saat süreyle bizzat okunmuştur.

Atatürk konuşmasının sonunda; Türk Gençliğine Bıraktığım Emanet diye nitelendirdiği SÖYLEV’i şu cümlelerle bitirmektedir.

“Sayın baylar, sizi günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonunda, tarihe mal olmuş bir dönemin öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebilmişsem kendimi mutlu sayacağım.

Baylar, bu sözlerimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığı nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devletin nasıl kurulduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum” diyerek bugün tüm okullarımızın sınıflarında bulunan Gençliğe Hitabesini okumuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini anlatan bu tarihsel belge nasıl oluyor da siyasi propaganda aracı diye yasaklanabiliyor?  

Yetkililer bunun cevabını vermek zorunda.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
ŞAZİ ŞENTÜRK 7 ay önce

sevgili öğrencim. güzel yazını pür dikkat okudum. çok beğendim. gerçeği yansıtan yazı.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP ANTİEMPERYALİST OLABİLİR Mİ?
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku