Gündem:
VALİLİK İZİN VERMEDİ
 GERİCİ EĞİTİM KONUSUNDA HALKI BİLGİLENDİRMEK YASAK

 

Ülkemizdeki gerici eğitim sisteminin en çarpıcı örneklerine ilimiz Bolu’da görülmekte. Her gün değişen sınav sistemini eleştirmek ve artık vaka-i adiyeden sayılan kadına şiddet olayları ile mücadele eğitiminin öncelikle eğitim ve aile kurumlarında verilmesinin önemine işaret etmek maksadı ile  İzzet Baysal Caddesinde imza kampanyası standı açmak isteyen Eğitim Sen’e izin verilmedi.

Caddede her türden gerici faaliyetin organizasyonun iznini veren Valiliğin Eğitim Sen Bolu Şubenin sadece 3 gün düzenlenecek kampanyasına  izin vermemesi eğitimciler tarafından kınandı.

Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici konu hakkında bir açıklama yaptı ve kamuoyunu aydınlattı.

Açıklamanın tamamını veriyoruz

 

Eğitim Sen Bolu şube olarak  ;    yaz boz tahtasına dönmüş eğitim sistemimizi ,   milyonlarca çocuğumuzun, gencimizin ailelerinin ,eğitim emekçilerinin emeğini hiçe sayan sabahtan akşama değişen sınav sistemlerini, her geçen gün  kadına  ve çocuğa  karşı artan şiddeti meşru gösteren cinsiyetçi ,bilimsel birikimi reddeden  müfredatı  ve cemaat ve vakıflarla yapılan protokolleri ve özelleşen eğitim sisteminin sorunlarını bir imza standıyla sizlerle paylaşmak istedik.

Ancak, bu faaliyetimize  izin vermeyen Bolu valiliğinin yazısını aynen  paylaşmak istiyoruz.’’ Eğitim Sen Bolu Şube Başkanlığının eğitim sistemi, kadına karşı şiddet, vakıf ve cemaatler ile özel okul konularında stant  açarak yapacağı imza kampanyası valilik onayı çerçevesinde uygun görülmemiştir.’’

ÜLKEMİZDE EĞİTİM  ALANINDA  YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ, YAKIN GELECEKTE YARATACAĞI SONUÇLARIYLA  BİRLİKTE  DEĞERLENDİRMEK, İÇİNDE BARINDIRDIĞI TEHLİKELER HAKKINDA TOPLUMU UYARMAK VE BÜTÜN BU GELİŞMELERE KARŞI MÜCADELE ETMEK  EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ  SENDİKASI OLARAK BİZİM EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZDİR.

MUTSUZ İNSANLARIN MUTLU ÖĞRETMENLERİ OLMAYACAĞIZ

1.   Her geçen gün ülkemizde ve  ilimizde de artan çocuğa ve kadına karşı her türlü şiddet,  daha iki ay önce  valilik binasının 50 metre önünde boşanmak  istediği eşi tarafından   katledilmeye çalışan kadına dahi yetkililerin dikkatini çekmemiş ki    biz bu artışın  nedenlerini  konuşturmak istemiyorlar.

       Eğitim ve bilim   emekçileri olarak  uyarıyoruz ;    Bilimden  uzak müfredat değişikliği ile özellikle kadına ve çocuklara karşı şiddet adeta meşrulaştırılıyor. Cinsiyetçi, eşitliksiz içerik ve  tutum eğitim yoluyla yeniden üretilerek   öncelikle kadınlarımız ve çocuklarımızı teslim alıyor.

2.   Eğitimde yapılacak her değişiklik ,    bilim  insanlarına , eğitim emekçilerine ,sendikalara ve eğitimin tüm bileşenlerinin fikri alınarak yapılsın diyoruz .

Sınav sistemlerinin değiştirilmesi  örneğinde   bunu  gördük . Açıklanan her değişiklik konun uzmanları  tarafından değerlendiriliyor ve  yeniden düzenleniyor. Peki en başta bu değişiklik uzmanlar ve eğitimin tüm bileşenleriyle ele alınamaz mıydı ?

 Biz diyoruz ki;  Ne çocuklarımızın, ne eğitim   sistemimizin    ne de ülkemizin geleceği  yaz boz tahtası değildir.

3.   Cemaat ve vakıflarla yapılan protokoller ;

MEB’ in mevzuatlarına  da  aykırı , bilimsel bilgiyi  reddeden ve eğitim birliğimizi bozan protokollerle,  geleceğimizin karartılmasına göz yummadık yummayacağız. Bizler eğitim emekçileri  olarak  sınıflarımıza  onaysız   tek bir tane kaynak kitap dahi sokamazken  ,30 saatlik Okul öncesi eğitim  program  24 saate indirildi.  6 saatlik ders içeriği bütün mevzuatlara  aykırı bir şekilde müftülüğe bırakıldı . Yetkisi olmayan,  onayı olmayan içerikle,  ehliyetsiz kişilere  emanet  ettik 36  ve 70 aylık çocuklarımızı.

Öğretmen    ve velilerimizin  şikayetlerine  ve travmalara rağmen uygulamanın  ısrarla devam ettiğini görüyoruz.  Yeri geldiğinde paylaşacağımız sıkıntıları eğitim emekçilerinden kaygıyla dinliyoruz.

Diğer bir konu ilimizde bulunan pansiyonlu okullarımız da  hafta da 1 kez akşam etüt saatlerinde  ‘’sohbet’’ toplantıları yapıldığını biliyoruz.

2017 -2018  eğitim öğretim yılı başında  milli eğitim müdürlüğü tarafından , ilimiz de bulunan  pansiyonlu okullarda   belletmenlik   görevi  yapan öğretmenlerimize, 13 rehber öğretmen tarafından  çocuklara karşı ihmal ve  istismar  konularda eğitim verildi.

             Bu eğitimin gerekçesi şuydu; çocuklara karşı  artan cinsel suçlar  ve  maalesef bunların önemli bir kısmının  pansiyon ve yurtlarda olduğu gerçeğiydi.

Kendi  personeline bu eğitimi verme ihtiyacı duyan  Müdürlüğümüz ;  kim olduğunu ,tarikat mı cemaat mi  bilmediğimiz bu kişileri gece etüt saatinde niçin pansiyonlarımıza  girmesine izin verir.

Kim talep etmiştir bu faaliyeti ?

Velilerimizin haberi ve onayı  var mıdır?

Bizlere emanet edilmiş bu çocuklarımızın başına gelebilecek herhangi  bir olayın sorumlusu kim ve kimler olacaktır.

Bu ‘’sohbet’’ toplantılarından bir tanesinde yaşanan diyaloğu sizlere  aktaralım:

‘’  sohbetlere katılmazsanız kalbinizde bir kara leke oluşur, ikinci  kez katılmadığınızda bu kara leke büyür, üçüncü kez katılmadığınızda kalbiniz tamamen kararır ve artık iflah olmazsınız’’ evet  kim olduğunu bilmediğimiz kişilerin çocuklarımıza telkini budur.

Takdir kamuoyunundur.

 

İlkokul 4.sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi alan ,  ‘’seçmeli’’ din kültürü ve ahlak  dersleri  de fiili olarak zorunlu  seçtiren , fen lisesinde dahi 4 saat din kültürü ve ahlak dersleri  seçtirilen çocuklarımıza  bu dayatmaların sebebi  nedir?

Öğretmeni her daim sınıftan dışarı çıkaran, akademik eğitimi sekteye uğratan bu uygulamaların amacı nedir?

 

4.   Eğitimin  piyasalaşması;

Eğitim Sen olarak; tüm yurttaşların eşit nitelikli kamusal  eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız.

İlimizde merkez  ilkokullarımızda  öğrenci mevcutları 45-50  arasında değişirken, yarım milyona yaklaşan ve atanmayan öğretmenlerimiz varken ,  okullarımız öğrencime  servis tutamıyorum ,  cebine yemek parası  koyamıyorum   diyen veli bağışlarıyla ayakta duruyorken  özel okullara teşvik verilmesini  kabul etmiyoruz.

Diğer yandan, kaynak aktarılmayan, her geçen gün  laik, bilimsel ve demokratik   olmaktan uzaklaşan   niteliksizleştirilen   kamusal eğitimle  , velilerimiz adeta özel okullara zorlanmakta  ,  atanmayan öğretmenlerimiz  özel okullarda  sermayeye ucuz iş gücü olmak zorunda bırakılmaktadır.

  Eğitim ve Bilim Emekçileri  Sendikası olarak; toplumun bütün bireylerinin  temel insan hakları ve özgürlükleri doğrultusunda , cins ayrımı olmayan, eşit ,demokratik, laik, bilimsel ,parasız ve nitelikli kamusal  eğitim görmesi  için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bir daha Karamanlar ,  Aladağlar , Gergerler olmasın diye,  geleceğimiz karamasın diye,

 İtaat etmeyen, sorgulayan  haksızlığa karşı duran, cinsiyet eşitliğini savunan bireyler yetiştireceğiz.

Bu ülkenin çocuklarına ve ülkemize reva görülen ucuz ve itaatkar iş gücü olmayı    kabul etmeyeceğiz.

Akılla, bilimle, sanatla , sporla ve evrensel ahlak değerleriyle  inşa edeceğimiz gelecek için; çocuklarımıza ve okullarımıza sahip çıkmanın  önümüzde duran en önemli  ve acil görev olduğunu   kamuoyuna  saygıyla  duyururuz.

Eğitim Sen Bolu Şube Yürütme Kurulu Adına

Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici

 

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

SAĞLIK DURUMU İYİ

Haberi Oku