Gündem:
VARLIK FONU
                YOKLUK İÇİNDE VARLIK: TÜRKİYE VARLIK FONU (TVF)

Türkiye’de 15 Temmuz’dan siyasetin gündemi; Anayasa değişikliğinin mecliste kabul edildikten sonra 16 Nisan’da yapılacak referanduma odaklanmış durumda.

Ülke olağanüstü halle birlikte çıkarılan Kanun Hükmünde kararnamelere yönetilmeye çalışıyor. Son on gündür Türkiye’nin gündemini oluşturan konu ise Türkiye Varlık Fonu

Siyasal iktidarlar özellikle seçim dönemlerinde popülist yaklaşımlarla halkın oylarını alabilmek için ekonomik gerçeklerden uzak düzenlemeler yaparlar, Varlık Fonu konusuna geçmeden bu süreçte yapılan düzenlemelere baktığımızda Varlık Fonunun amacının daha iyi anlayabiliriz.

Bu düzenlemelerin içinde;

-Emekliye promosyon, Büyükanne maaşı, Beyaz eşya ve bazı lüks maddelerde geçici bile olsa KDV ve OTV indirimleri vergisini düzenli ödeyene yüzde 5 indirim. Kredileri batık durumuna düşenlere yeni kredi açılmasının zimmet suçunu oluşturmaması, tüm bu düzenlemelere ek olarak Varlık Fonu düzenlemesiyle birlikse savunma sanayinden referandum sonuna kadar 3 milyar TL nin fona aktarılması gibi benzeri düzenlemeler kısa vadeli seçim yatırımlarının açık göstergeleridir.

 Aslında Türkiye fon uygulamasına yabancı bir ülke değil. 1980 yıllarında başlayan sınırlı sayıda olsa bile fon uygulaması var. Özellikle 1980 24 Ocak kararlarından sonra hızla artış ve fon sayısı 137’ye ulaşmıştır. Bunların içinde başarılı olan savunma sanayi destekleme fonu gibi birkaç fon dışında çoğu bütçe dışında ve denetimsiz olduğu için mali yapılar üzerinde etkisi yüksek olunmuştur.

1991 yılında toplam bütçe vergi gelirlerin içindeki payı yüzde 56’ya GSMH içindeki payı ise yüzde 10’na ulaşmıştır.

Örnek alınması bakımından Olağanüstü Bölge Valiliğin Fonundan tutunda Öğrenci Harçları Fonu, Ölçü ve Ayar Hizmetleri Fonu gibi gerekli gereksiz bütün alanlarda fon oluşturulmuş Ekonomi “Fon Ekonomisine “ dönüştürülmüştü.

Ortaya çıkardığı sakıncalar ve olumsuzluklar yanında diğer taraftan İMF baskısıyla 2000 yıllardan itibaren fonlar hızla azaltılarak günümüze biri bütçe içinde (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) bütçe dışında (Savunma Sanayi Destekleme Fonu, İşsizlik Sigortası Fonu, Özelleştirme  Fonu, Sosyal Dayanışma ve Yardım Fonu –FAKFUNFON-) bu sayı beşe indirilmiştir.

Yakın geçmişimizde böylesine bir deneyim varken Türkiye Varlık Fonu oluşturulmasında temel amaç nedir?

Fon genel tanımıyla belli bir amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak gelir toplanması ve bu gelirlerin ayını amaç için harcanması biçiminde tanımlanabilir.

TVF ile yapılan yeni düzenlemede 11 Kamu kuruluşu (Ziraat Bankası, Halk Bank, THY, PTT ÇAYKUR, TPAO, BOTAŞ, ETİMADEN, TÜRKSAT gibi) Nakit varlıkları en yüksek olan kamu kuruluşlarıdır.

Bunun dışında kamu arazilerinin fona devredilmesi yanında Milli Piyango, At yarışlarının lisans haklarına 49 yıllığına Fona devrediliyor.

Devredilen sadece bu kuruşların gelirleri değil varlıkları da fona devredilmiş oluyor. TVF düzenlemesinin en önemli özelliği ise,  göstermelik denetim yapılarak kamu denetiminde esas olan Sayıştay’ın ise devre dış tutulmasıdır.

Varlık Fonu, Devlet İhale yasası, Devlet Memurları yasası, Çevre Etki Değerlendirmesi Yasası, Sermaye Piyasası yasasına tabi olmayacaktır. Harçlar Yasası, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu gibi tüm düzenleyici ve denetleyici yasalarının dışında tutulmuştur.

Bunun dışında fona bağlı kurulan şirketler Gelir ve Kurumlar Vergisi, Damga Vergisi ve harçlardan muaf  tutulmakta, Enerji maliyetlerin yüzde 50’sı devletçe karşılaşması nitelikli ücretin ödenmesi gibi ayrıcalıklı düzenlemeler içermektedir.

TVF dünyadaki uygulamalardan da farklılık gösteriyor. Dünyadaki varlık fonu uygulayan ülkelerde üç temel ölçülerin bulunduğu görülmektedir.

Birincisi; Ulusal Varlık fonları cari işlem fazlası veya bütçe fazla veren ülkelerdir.

İkincisi; Yüksek doğal kaynağı (Petrol, Doğal Gaz vb) olan ülkelerdir

Üçüncüsü; Yüksel emtia satışı (ihracat geliri) nedeniyle döviz geliri fazlası olan ülkelerde bulunmaktadır.

Belirttiğimiz üç kriter açısından Türkiye’ye baktığımızda herhangi birine uygun bir yapısı bulunmuyor.

Türkiye sürekli cari açık ve bütçe veren bir ülke, 2016 sonu itibari Türkiye’nin cari açığa 32,6 milyar dolar/Tl’dir. Bunları ek olarak dış borç stoku 416 milyar dolardır.

Türkiye’nin Doğal gaz, petrol gibi enerji kaynakları bulunmamaktadır. emtia kaynaklı döviz geliri olmadığı gibi sürekli cari açık veren kanununda bulunması dünya uygulaması bakımından ulusal varlık fonu kriterlerine hiç birine uymamaktadır.

Tüm bu koşullara rağmen Türkiye Varlık Fonu’nun amacı ne olabilir?

Türkiye’de yapılması düşünülen mega projeler için (Kanal İstanbul, Otoyol, Şehir Hastaneleri, Nükleer Santral gibi ) kaynak sağlamak, işsizliğin artığı, büyümenin yavaşladığı daha da önemlisi, yabancı kaynak girişiminin azaldığı bir dönemde bu yatırımlar için kaynak sağlamaktır. Varlık Fonu hazine gibi iç ve dış borç yapabilecek aldıkları borçlar ödenmezse sadece gelirleri değil varlıklarda fona devredilecek.

Özet olarak Türkiye Varlık Fonu denetim dışı paralel bir hazine oluşturarak borçlanmanın yeni bir yöntemiyle ulusal ve yabancı sermayeye yeni rantlar yaratmanın aracı olarak kullanılacaktır.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Duygu Engin 6 ay önce

Babacim, yazın cok aydınlatici olmuş, özellikle varlık fonunun yurt dışı uygulamalarını Türkiye uygulaması ile karşılaştırmanı cok begendim, keske yurt dışı uygulamalarını ve turkiye deki eski donemlerdeki uygulamalarını biraz daha detaylandirsaymissin, merak ettim:)

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP’DE ÇÜRÜMÜŞLÜK HAYATIN HER ALANINDA
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku