Gündem:
'YALANCI ÇOBAN” Hikâyesi ve AKP
 Geçen gün yeğenlerimden birinin çocukça bir yalan söylemesi üzerine kendisine “yalancı çoban” hikâyesini anlattım.

Hikâyeyi anlattım anlatmasına ama sonrasında hikaye yeğenimden çok benim üzerimde etkili oldu. Bazen çocuklara diye anlattığımız masallar, hikâyeler hayatın gerçekliği olarak yüzümüze çarpar. Benim de başıma gelen az çok bu işte…

 Hikâyeyi hepimiz biliyoruz; Sürekli yalan söyleyen bir çoban var ve gerçeği söylediğinde kimsenin onan inanmaması üzerine gelişen hikâyede, köylünün koyunlarını kurdun yemesi…

Durum kabaca böyle, peki bunun günümüz ve AKP ile alakası ne diye soracaksınız?

Yazının başlığına bakarak! İşte hikâyeyi yeğenime anlatırken benim başıma gelen de tam olarak budur.

Evet! 15 yıldır bir “yalancı çoban” hikâyesinin içerisindeyiz.

Eskiden de hikayeler yaşanıyordu ama sadece “Çoban Sülü”sü,”Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı” vb. vardı.

 Ve tek başlarına bir hikâyeyi tamamlayamıyordu bu zatlar!

Yıllar sonra “yalancı çoban” hikâyesi, ilk yalanını söyleyerek başlayacaktı memleketimde; “gömleğimizi çıkarttık” Ben bu ilk yalanla yetineyim çünkü hem anlatmak istediğim bu değil hem de yalanları sıralayacak olursak ne sütunlar ne de gazetenin sayfaları yeter!

Benim asıl anlatmak istediğim; madem 15 yıldır bu hikâyenin içindeyiz, yaşıyoruz peki kimdir bu hikâyedekiler?

Bu hikâyede kim masum?

Kim suçlu?

Kim kime ne yapıyor?

Kim ne yapmıyor?

 Hikâyenin iki ana kahramanı iki de çok dikkat çekmeyen unsuru var!

 İlk ikisi “yalancı çoban” ve “köylüler” diğerleri de “kurt” ve “koyunlar”.

Tabi sizler hemen “yalancı çoban”ın kim olduğunu biliyorsunuz!

 Ama asıl anlatılmak istenen köylüler ve çoban değil, kurt ve koyunlardır. Çünkü hikâyenin kazananı ve kaybedeni onlardır. Köylüler ve çoban arasında yaşanılan bir komediyi canlandırabilir gözünüzde, kurt ile koyunlar arasında yaşanılan tam olarak bir trajedidir.

Peki, tam olarak kim bunlar ve biz hikâyeyi neden anlatıyoruz? Köylüler; liberaller (dünün yetmez ama evetçileri, bugünün yağdanlıkları vs.)

Yalancı çoban; biliyoruz kim ve kimler olduğunu?

Uslanmaz bir işbirlikçi, yağma, talan takımı…

Kurt; evet işte!

Bütün mesele kurdun kim olduğu?

Emperyalizm, sermaye, mafya… Koyunlar; “yahu bunu bilmeyecek ne var” dediğinizi duyar gibiyim ama maalesef tahmin ettiğiniz cevap burada yok.

Bu başlıkta liste o kadar uzun ki say say bitmez…

LAİKLİK-CUMHURİYET-İNSAN HAKLARI-İŞÇİLER-KADINLAR-GENÇLİK-DOĞA…

15 yıldır kaybedilen bütün değerler.

Yahu! Burada “halk” yok o nerede diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Evet, maalesef halk yukarıda anlatılan hikâyede yok ve olmadığı için birçok şeyimizi kaybettik. Kaybettik kaybetmesine ama bu hikâyeyi tersine çevirmek kaybedilen birçok şeyi kazanmak yine “halk” olmaktan geçiyor. Ama öyle başıboş bir halk değil; örgütlü, ne istediğini bilen, diktatöre faşizme kafa tutan bir halk.

Fabrika da, ofiste, sokakta yaşamın her alanında boyun eğmeden, bu bezirgân saltanatına kafa tutan bir halk...

Aslında halkımız bunu yaşadı ve yaşattı bundan yaklaşık 4 yıl önce, o günlerde bir şeyler eksikti belki ama tamamlayamayacağımızı kim söyledi?

Önümüzde bir referandum meselesi var, yani “Yalancı Çoban” hikâyesine devam edecekler…

 Bizler de karar vereceğiz! Ya hikayede bir yer tutup olacakları izlemeye(beklemeye) devam edeceğiz ya da yeniden bir hikaye YAZACAĞIZ.

Hadi “HAYIR”ısı.

 

Anahtar Kelimeler
HikayeAkpçobanYalancı
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ADD BASIN AÇIKLAMASI

Haberi Oku