Gündem:
YARATICI KARGAŞA TEORİSİ

2004 yılında Amerika’da G-8 zirvesi toplandı.

G-8 zirvesi, ilan edildikten bu yana gündemden düşmeyecek olan BOP Büyük Ortadoğu Projesini açıkladı.

BOP ilanı sonrası zirveye Türkiye’den Recep Tayyip Erdoğan, Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah’da katıldı.  

Erdoğan, Ali Abdullah ile İtalya Başbakanı Berlusconi, bu üçü BOP Demokrasi Grubu eş başkanları olarak göreve getirildiler.

G-8’e göre başta 22’si Arap ülke olmak üzere, Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye’de insan hakları ihlalleri söz konusuydu.

BOP Demokrasi Grubu bu ülkelerde insan hakları ihlallerini takip edecek, adı geçen ülkelerin demokratikleştirilmesi için çaba gösterecekti.

Evet, şaka gibi…

Erdoğan, Ali Abdullah ve Berlusconi…

Ali Abdullah Salih, 4 Aralık 2017 yılında ülkesindeki Husi örgütlenmesi tarafından roketli saldırıda öldürüldü.

İtalya Başbakanı Berlusconi, İtalya’da ‘vergi kaçırdığı’ gerekçesiyle 4 yıllık hapis cezasına çarptırıldı, ancak daha sonra bu cezası zorunlu sosyal hizmete çevrilen eski başbakan Berlusconi cezasını çektiği huzurevinde yerleri süpürüyordu…

Ortadoğu’ya müdahaleler 14 Şubat 2005’de Lübnan eski başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesi ile başladı.

ABD Hariri’nin öldürülmesinden Suriye’yi sorumlu tuttu. Birleşmiş Milletler’de Suriye aleyhine peş peşe yaptırım kararları çıkmaya başladı.

Sürekli iç savaş hali yaşayan bir ülke olan Lübnan’da bir nevi barış gücü, tampon görevi gören Suriye Ordusu Lübnan’dan çıkarıldı.

İşte Ekim 2005 ayına geldiğimizde ise ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice yeni bir Ortadoğu kurulmasından söz etti.

Bu nasıl gerçekleşecekti?

Rice bunun da formülasyonunu açıkladı.

Yaratıcı Kargaşa Teorisi

Bu teoriye uygun olarak İsrail Ordusu Lübnan’a saldırdı. 

Hedef Lübnan’da konuşlanmış Şii Hizbullah’tı.

Savaşın 34. Gününde olmayacak şey oldu, İsrail Ordusu Hizbullah karşısında yenilgiye uğradı ve Lübnan’dan geri çekildi.

İşte bu yenilgi ve İsrail Ordusunun zafiyeti çok önemliydi.

Çünkü İsrail’in tarihindeki ilk yenilgisiydi bu.

Bu yüzden G-8, NATO vesair emperyalist ülkeler bir süreliğine sessiz kaldı.

Obama 2008 yılında Amerika Devlet Başkanı seçildi. Obama görevi 2009 yılında teslim aldıktan sonra ilk ziyaretini Müslüman bir ülke olan Türkiye’ye yaptı.

Ve seyahat boyunca demeçlerinde  ‘Ilımlı İslam” dedi, durdu…

Bizden sonra ziyaret sırası Suudi Arabistan idi ve tabii burada ılımlı islamdan hiç söz etmedi.

Artık Arap Baharı günleri yaklaşmaktaydı.

Perde Tunus’ta açıldı.

Tunus’u Mısır, Libya, Yemen, Bahreyn ve Suriye takip edecekti.

Müslüman dünyasında özgürlük ve demokrasi sloganları atılıyordu.

“Özgürlük ve Demokrasi” ise bu G-8 zirvesi BOP Demokrasi grubu eş başkanı Erdoğan ve AKP tarafından ihraç edilecekti.

İşte o gün bugün yeni Ortadoğu için Rice tarafından önerilen “Yaratıcı Kargaşa Teorisi” tüm bölgede hayata geçirilmeye devam ediyor.

Irak, Libya, Yemen yıkıldı.

Suriye yıkımı devam ediyor.

Mısır, Tunus, Lübnan, Sudan ikiye bölündü.

“Yaratıcı Kargaşa Teorisi” bölge halklarının başına daha ne gibi çoraplar örecek…

Yaşanıp görülecek…

FAS KRALI VI. MUHAMMED’İN ARAP BAHARINDAN SONRA 2011’DE HAZIRLATTIĞI FAS ANAYASASINDAKİ YETKİLERİ

  1. Kral, Emir El-Müminin olarak milletin ve dinin koruyucusudur ve vatandaşların özgürce ibadet etmelerinin güvencesidir.
  2. Emir El Müminin olarak Yüksel İlim Konseyi (Fetva Konseyi) Başkanı olarak dinle ilgili her şeyden sorumludur.
  3. Kral devletin başıdır ve bağımsızlığın sembolü ve garantörüdür.
  4. Kraliyet veraseten intikal eder.
  5. Kralın mutlak dokunulmazlığı vardır ve herkes ona saygı göstermek zorundadır.
  6. Kral, başbakan ve bakanları atar.
  7. Kral, gerektiğinde ve başbakana danışarak bir ya da birden fazla bakanı görevden alabilir.
  8. Kral, istediği zaman Bakanlar Kurulu’na başkanlık eder.
  9. Kral, gerekli halleder Şura Meclisi(Senato) ve Parlamento’da konuşur ve bu konuşma tartışılamaz.
  10. Kral, silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır ve ordu komutanlarını atar.
  11. Kral, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin başkanıdır.
  12. Kral, ülkeyi dışarıda temsil edecek büyükelçileri seçer ve görevlendirir.
  13. Kral, Yargı Yüksek Konseyi Başkanı’dır. Konsey üyesi on kişi Yüksek Mahkeme üyeleri tarafından belirlenir ama kralın onayıyla seçilir.
  14. Kral, beş kişilik İnsan Hakları Konseyi üyelerini seçer.
  15. Kral, Yargı Yüksek Konseyi’nin belirlediği yargıçları atar.
  16. Kral, gerekli gördüğü hallerde Başbakan, Parlamento ve Senato başkanları ile Anayasa Mahkemesi Başkanı’na danışarak olağanüstü hal ya da sıkıyönetim ilan eder.
  17. Kral, 12 üyesi olan Anayasa Mahkemesi’nin altı üyesini seçer
  18. Kral, yargı bağımsızlığının garantisidir.
  19. Kral, halka hitap ettikten sonra ve başbakan ile Anayasa Mahkemesi başkanına danışarak Parlamento’yu ya da Şura Meclisi’ni ayrı ayrı ya da birlikte feshedebilir.

     Hüsnü Mahalli-Ortadoğu’da Diktatörler

     Syf 21-22

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

BAZI İLAÇLAR BULUNAMIYOR
TÜRKİYE genelinde uzun süredir bazı ilaçları bulmakta sorun yaşandığını belirten İzmir Eczacı Odası...

Haberi Oku