Gündem:
YAŞASIN 1 MAYIS

Bolu’da her yıl olduğu gibi Bolu’DA 1 Mayıs, Emek ve Demokrasi Platformu, Kamu Emekçileri Sendikal Platformu KESK ve Eğitim Sen Bolu Şube öncülüğünde coşku ile kutlandı. 

1 Mayıs’a siyasi partiler, TKP, HDP,EMEP Bolu Halkevi, TMMOB Bolu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Birleşik Haziran Hareketi, Bolu AİBÜ akademisyenleri katıldı.

CHP’li kadınlar, CHP’liler.  ÇYDD ve Bolu Halkevi flaması altında 1 Mayıs’a katıldı.

Siyasi partiler arasında Bolu’da ilk kez 1 Mayıs’a katılan TKP Bolu Örgütü en disiplinli ve kalabalık örgüt olarak göze çarptı.

CHP’li Mengen Belediye Başkanı Turhan Bulut, Kıbrıscık önceki Belediye Başkanı Doğan Dağ, CHP Bolu Belediye Meclisinden bazı üyelerin 1 Mayıs’a katıldıkları gözlendi.

Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici ve Şube Sekreteri Dursun Yenin

“Yaşasın 1 Mayıs birlik mücadele ve dayanışma günü…”

başlıklı bir bildiri sundu.

İşte Bolu 1 Mayıs törenlerinden kareler

KESK bOLU Şube'nin Kent Meydanında kamuoyuna sunduğu 1 Mayıs bildirisi

MERHABA

Emeğiyle Hayatı var edenler,

İşçiler, Kamu Emekçileri, Ezilenler, Üretenler,

Emekliler,  işsizler, yoksullar,

MERHABA mücadelede hep en önde olan kadınlar, gençler,

Merhaba, Doğasına, suyuna, ormanına, yaylasına sahip çıkanlar

Sömürüden, yoksulluktan, kutuplaşmaktan  başka bir şey getirmeyen bu düzene itirazı olan memleketin gerçek sahipleri

Farklılıklarıyla kardeşçe bir arada yaşamak isteyenler,

Saygıyı, sevgiyi, umudu, barışı ,insanlık onurunu yaşatanlar,

Eşit, özgür, adil, laik ve demokratik bir gelecek hedefleyenler,

HOŞGELDİNİZ..

Dostlar, Yoldaşlar

Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor; hayatımızın her hücresine nüfuz eden bir ekonomik kriz ile karşı karşıyayız. Ülkemizi her alanda dışa bağımlı hale getiren, emek sömürüsünü derinleştiren, güvencesizleşmeyi, özelleştirmeleri dayatan politikalarda ısrar,  ülkemizi  ekonomik olarak da yönetilemez hale getirmiştir. tamamen borçlanmaya, dış finansmana, ranta, spekülasyona, betonlaşmaya dayalı bu ekonomik model hızla çöküyor.

Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik oranları ile karşı karşıyayız.

 Bunun yanında insanca yaşamak için en temel ihtiyaçlarimiz  ateş pahasında.

Reform paketiymiş !! Gözümüzün içine baka baka ‘elinizde ne kaldıysa alıp faizden, ranttan, sömürüden beslenen %1’e kanalize edeceğiz’ diyorlar.  Kolektif emeğimizle yarattığımız değerleri, işsizlik fonunu, kıdem tazminatlarını, kamusal emeklilik hakkımızı sermayeye, patronlara ucuz kredi olarak peşkeş çekmek istiyorlar. Patronları BESlemek için halkın sırtındaki vergi yükünü daha da ağırlaştırmayı hedefliyorlar.

Dostlar, yoldaşlar

‘Reform’, diye diye temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.

Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.

Güvencesiz- sözleşmeli- taşeron çalışmayı yaygınlaştırdılar, kar hırsı ile İşyerlerini mezarlığa çevirdiler.

.

İş yükümüzü artıran, iş barışını bozan performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.

Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Damatlar, gelinler, kuzenler, enişteler, baldızlar en önemli mevkilere getirildi. Devleti Akrabalar Cumhuriyeti haline getirdiler..

Grevli gerçek toplu sözleşme hakkımızı, örgütlenme ve siyaset yapma hakkımızı ‘sendikamız’ dedikleri yandaş konfederasyonun, sendikaların da desteğiyle engellemeye devam ettiler.

Dostlar, yoldaşlar

Allahın lütfu gördükleri darbe girişiminden istifade OHAL KHKleri ile kurmak istedikleri siyasal islamcı faşist rejimin ve buna uygun bir emek rejiminin köşe taşlarını adım adım döşediler.

130 binden fazla kamu emekçisini sorgusuz, sualsiz, hiçbir hukuki delil olmaksızın işinden, ekmeğinden ettiler. Çalışma hakkını, seyahat özgürlüğünü, eğitim hakkını gasp ettiler. Seçme ve seçilme hakkına el uzattılar.

Güvencesizliğin, krizin, ihraçların en çok etkilediği kadınlar güvencesiz istihdam biçimlerine mahkûm edilmek istendi; kadını eve, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine hapsedecek, çalışma yaşamından çekecek düzenlemelere gidildi.

Kadına yönelik her tür şiddet, çocuk istismarı bu gerici, ataerkil, kapitalist işbirliği düzeninde daha da arttı.

Çalışırken yaşadığımız ücret ve hak kayıpları, itildiğimiz sefalet koşulları emeklilikte daha da derinleşti.

Çocuk yaşta çalışmak zorunda kalanların hakkı olan emeklilik yasalarla yaşa takıldı; emekli yaşı yükseltildi, aylık bağlama oranları düşürüldü, açlık sınırında bir yaşam dayatıldı. Şimdi de zorunlu Bireysel Emeklilik sistemi ile bu sefaleti gölgelemenin peşindeler.

Ancak bu böyle gitmez Dostlar!

31 Mart seçimleri bizlere gösterdi ki tüm bu baskılara hukuksuzluğa ve kendinden olmayanı adeta lanetleyen AKP-MHP ittifakı  toplumun en az % 50  sini korkutamıyor. kutuplaştırmaya, bizi birbirimizin düşmanı yapmaya dayalı, siyaset tarzını yenebileceğimizi ve umudun yeşerebileceğini gördük. Halkın iradesine saygı duymayanlara, seçimlere el koymaya çalışanlara en güzel cevabı bugün birkez daha bu meydanlarda  veriyoruz.

Biz emekçiler, halkı ilgilendiren her kararın öznesi olmak istiyoruz. Söz, yetki, karar, iktidar halkın olsun istiyoruz.

Emekten yana, laik, demokratik, barış içinde bir düzende, eşit ve özgürce yaşamak istiyoruz. Bunun için;

  • Ekonomik krizin faturasını onu yaratan %1 ödesin
  • Emek sömürüsü son bulsun
  • Herkes güvenceli iş ve güvenli gelecek hakkına, onurlu insanca yaşanacak ücret ve çalışma koşullarına sahip olsun
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grev ve toplu pazarlık hakkının tanındığı bir emek düzeni oluşsun 
  • cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı kimsenin ayrımcılığa uğramadığı eşit yurttaşlık sağlansın

diye mücadelemize yılmadan, yorulmadan devam edeceğiz.

Çünkü bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgası!

Bu ülkede barış içinde birarada yaşamanın koşullarını biz emekçiler oluşturacağız,

Karşımızda sermayenin ve iktidarın kutuplaştırmadan yana ittifakı var. Bizler de emekten, barıştan, demokrasiden, laiklikten yana olanların ittifakını kuracağız.

1 Mayıs meydanlarındaki bu kararlılığı ve birlikteliği geçmişten aldığımız güçle geleceğe taşıyacak, aydınlık yarınları emeğin birleşik mücadelesiyle kuracağız. Üreten biziz, yöneten de biz olacağız.

Çaresi yok biz kazanacağız!! Biz kazanacağız , biz kazanacağız.

Yaşasın 1 Mayıs birlik mücade ve dayanışma günü..

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

"Arılar varsa ,yarınlar var"

Haberi Oku