Salgın günlerinin beylik laflarından biri: “Pandemiden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!..”  Bu cümle her tekrar edilişinde doğal olarak  “Ne değişecek  ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ?” sorusunu  akla getiriyor. Öyle ya; mutlaka bir şey değişmeli ki sistemin tamamı değişiversin (tabi burada değişimden ne anlaşıldığı da önemli bir sorunsal)... Değişen şey ya da durum o denli güçlü ve belirleyici olmalı ki; sistemin tamamını da köklü bir biçimde değiştirsin ve hiçbir şey eskisi gibi olmasın. Hayal gücümüzü zorlayalım…

Mesela “Buğday önemini yitirecek  insanlar ekmek yemeyecek”  desek, öyle bir iddea yok… Desek ki: “ İnsan artık su tüketmeyen bir organizmaya dönüşecek” hiçbir bilim insanı böyle bir şey de söylemiyor. Hani  “Bölünerek çoğalacağız yani  eşeysiz üreyeceğiz” desek, bunu söyleyen de yok…

Mesela beslenme, sağlık, eğitim ücretsiz olacak diyesim geliyor, yazarken bile gülümsemişim. Hani sınırlar kalkacak otoriter yönetimler tasfiye olacak, işte Engels’in devletin sönümlenmesi tezi filan… O zaten bir ileri üretim biçiminin aşaması, ayrıca  tam tersi Avrupa faşizme doğru kayıyor. Daha birkaç gün evvel Almanya çifte vatandaşlık durumunu kaldıracağını açıkladı.

Kısacası temel dürtülerimiz ile  ihtiyaçlarımız ve bunların karşılanmasına ilişkin hiçbir radikal değişim yokken dünyayı ne ve nasıl değiştirecek ki; hiçbir şey eskisi gibi olmasın…

Problematiğe başka türlü yaklaşarak bu sefer geçmişte hangi olaylar için “ Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” ifadesinin kullanıldığını anımsayalım. Sonra bakalım olayın öncesinde ve sonrasında değişen ne?

1914 Birinci paylaşım savaşı, dört yıl sürdü… 20 Milyon ölü... Savaştan önce de insanlar ekmek satın alıyorlardı savaştan sonra da bu satın alma işi devam etti.

1939 İkinci Paylaşım savaşı, altı yıl sürdü… 60 milyonun üzerinde ölü… Savaştan önce de insanlar ekmek satın alıyorlardı savaştan sonra da bu satın alma işi devam etti.

1961 İlk uzay yolculuğu… Öncesinde  de insanlar ekmek satın alıyorlardı, sonra da bu satın alma işi devam etti.

1969 Aya ilk yolculuk… Öncesinde de insanlar ekmek satın alıyorlardı, sonra da bu satın alma işi devam etti.

Bilgisayar, cep telefonu, akıllı füzeler vs. Öncesinde de insanlar ekmek satın alıyorlardı, sonra da bu satın alma işi devam etti.

Nihayetinde pandemi… Bilemiyoruz, belki üç beş yıl sürecek ve temenni etmemekle birlikte çok sayıda insan ölecek...Sonrasında insanlar yine ekmek satın alacak.

Gelelim şu ekmek satın alma metaforu ile anlatılmak istenilene…Marketin kapısına gelene kadar 1 tl olan ekmek nasıl bir değişime uğruyor da  kapıdan geçer geçmez 3 tl'ye satın alıyoruz? Haydi  ekmeği geçelim. Tarlada 80 kuruş olan domatesi markette neden 10 tl’ye satın alıyoruz? Fabrika çıkışı 60 tl olan araba lastiğini neden  500 tl’ ye satın alıyoruz ? Lösemi tedavisinde kullanılan ve maliyeti açıklanmayan  bir kutu ilacı   neden 55000 tl’ ye satın alıyoruz?  Satın alıyoruz, satın alıyoruz, hep satın alıyoruz ve dahası hep maliyetinin üstünde satın alıyoruz… Keyfe keder olanı bırak yaşamak için ihtiyacımız olan ekmeği, suyu, ilacı hep maliyetinin üstünde satın alıyoruz. Ha sıkıysa bu durumu değiştirin, işte o zaman dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayabilir. Sıkıysa, varsa bir babayiğit çıkıp plastik bir kutu içinde satılan Allah’ın suyuna para verilmeyecek diye bir yasa çıkarsın. İşte o zaman dünyada  hiçbir şey eskisi gibi olmayabilir. E haydi artık işin adını koyalım: Kapitalizmin temel yasaları ve işleyişi bellidir, hiçbir pandemi bunu değiştiremez. Pandemi geçer, milyonlar ölür, kapitalizm baki kalır. Yoksa koca dünya ne  pandemiler gördü, insanlar sonrasında Marks’ın anlatımıyla  yarda yarda keten bezini,  quarter quarter buğdayı ve adet adet  ekmeği maliyetinin üstünde  satın almaya devam ettiler. Değişim pandemi ile filan olmaz. Medyada “Pandemiden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” yaygarası yapanlar bunu bilinçli olarak toplum iradesini atıl hale getirmek amacıyla mı yapıyorlar bilemem? Pandemi süreci ciddi biçimde etkilese de, değişim toplumun iradesi ile gerçekleşir. Uygarlık tarihinde kalıcı değişimlerin ve kırılmaların  istisnasız hepsi insanlığın mücadelesi sonucunda gerçekleşmiştir.

Diyeceksiniz : “Zor iş!.. Daha önce denendi olmadı...” Kuşkusuz  değiştirmek zordur. Sabır, irade, azim ve kararlılık ister. Bilinen bir fıkradır ama yeri geldi:  

Bir havuza tek balık atıp üç kişiyi havuzun başına getirmişler. Balığı yakalayana ödül verecekler. Biri olta atmış beklemeye başlamış, diğeri ağ germiş suya vurup duruyor. Sonuncusu elinde bir maşrapa, başlamış havuzun suyunu boşaltmaya. İlk ikisi maşrapalıya gülmüşler: “Deli misin be birader?  Koskoca havuz o maşrapa ile olacak iş mi?”  Maşrapalı yanıtlamış: “Benim derdim balığı tutmak siz ise eğleniyorsunuz. Oltadaki  yemi  yemesi  de  ağa doğru yüzüp takılması da balığın iradesinde.  Oysa ki ben havuzdaki son maşrapa suyu aldığımda balık içinde olacak...”

Evet pandemi tehlikeli ve belki biz de her an  pozitive  dönebiliriz. Ancak insanlığın geleceğine ait  iradeyi pandemiye ya da başka iradelere teslim etmemek de en azından bizden önceki maşrapalılara olan  borcumuz…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Frigyalı 2 hafta önce

kaleminize sağlık hocam.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122