"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Kadın:
AV. KÜBRA BAŞARIR:'6284 YÜRÜRLÜKTE OLSA DAHİ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇIKILMASI İLE TEMELSİZ KALACAKTIR”

ÖZEL HABER

Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin feshedildiğini duyuran AKP’li Cumhurbaşkanı hukuka aykırı bir karar daha aldı.

2011’de erkek şiddetini önlemek, failleri cezalandırmak, kadınları şiddetten korumak ve şiddete karşı desteklemek yükümlülüklerini üstlenerek sözleşmenin ilk imzacısı olup mecliste onaylayan Türkiye, bir gece yarısı ‘cumhurbaşkanı kararı’ ile İstanbul Sözleşmesi'nden çekildi. Çekilme kararının ardından ülkenin dört bir yanında kadınlar sokaklara çıkarak “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz” diye haykırırken Türkiye, 1 Temmuz 2021 tarihinde resmi olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekilecek.

Bolu’da avukatlık mesleğini icra eden Avukat Kübra Başarır ile İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğini ve neden hedef alındığına dair konuştuk.

İstanbul Sözleşmesi neyi amaçlamaktadır?

Av. Başarır: Sözleşmesinin 1. maddesinde açıkça belirtildiği üzere Sözleşme'nin amacı;

Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi Şiddeti önlemek kovuşturmak ve ortadan kaldırmak,

Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere kadınlarla erkekler arasındaki önemli ölçüde içtiği yaygınlaştırmak,

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddeti tüm mağdurların korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve politika ve tedbirler tasarlamak,

Kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak,

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamaktır.

İstanbul Sözleşmesi, kadınları ve çocukları ne şekilde korumaya almıştır?

Av. Başarır: Sözleşmeye taraf olan devletler sözleşme hükümlerine erkekler çocuklar ve yaşlılar o dahil olmak üzere aile içi şiddetin tüm mağdurlarına uygulamaya teşvik edilmektedir devletin sözleşmeyi söz konusu aile içi şiddet mağdurlarına uygulayıp uygulama yapacaklarına karar verebilirler.

Sözleşmenin madde başlıklarında da görüldüğü gibi birçok yöntemle kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet önleyici ve yok edici tedbirlerin alınacağı görülmektedir.

Bu başlıklar; farkındalığın artırılması, eğitim, profesyonel kadroların eğitilmesi, önleyici müdahale ve tedavi programları, özel sektör ve medyanın katılımı, genel destek hizmetleri, bireysel toplu şikayetlerde sağlanacak yardım, uzman destek hizmetleri, barınaklar, telefon yardım hatları, cinsel şiddet mağdurlarına destek, çocuk tanıkların korunması ve bunlara destek sağlanması, haber verme ve profesyonel kadroların bildirimleri gibi bir çok yöntemle kadına şiddet ve aile içi şiddete karşı önleyici tedbirler alınmak istenmiştir.

Sözleşme öncelikle kadın ve çocukların yaşama hakkını korumakta, taraf devletlere bu hakkı korumak için gerekli tüm tedbirleri almayı, şiddet mağduru kadın ve çocukların ihtiyaçlarını ele alarak her türlü desteğin sağlanması görevini yüklemiştir.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının artı ve eksi yönleri nelerdir?

Av. Başarır: İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmanın artı bir yönünü açıkçası ben göremiyorum. Her şeyden önce İstanbul Sözleşmesi, siyaset üstü insan haklarını koruyan bir sözleşmedir. Türkiye'de bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülkedir. Kadına, hayvana, çocuklara şiddetin son dönemde ne kadar arttığını hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nin eğer ki bu şiddet olaylarında bir caydırıcılığı varsa sözleşmeden çıkılması hiçbir mantığa uymamaktadır. Bu sözleşmeden çıkılması ülke olarak da prestijimizi düşürecektir.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı duyurulduğu zaman tarikatlar ve cemaatler gibi gerici bir grup sevindi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Av. Başarır: Bu sözleşmeden Türkiye'nin çekilmesini zaten bu gruplar istiyordu Bunun sebebi de muhtemelen erkek egemen toplum yapısının güçlendirilmesi, kadının evinde sadece ev işleri yaptığı ve çocuğa baktığı “onlara göre” gelenekçi, İslami bakış açısının uygulanmasını istemeleri diye düşünüyorum.

İstanbul Sözleşmesi dışında kadın haklarını koruyan sözleşme veya anlaşma var mı?

Av. Başarır: İstanbul Sözleşmesi dışında kadın haklarını koruyan bir başka sözleşme ise Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (Convention on TheElimination of All Forms of DiscriminationAgainstWomen-CEDAW) vardır.

Sözleşmeden çıkılmasının nedeni olarak aile yapısını bozduğu öne sürülüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Av. Başarır: Bu sebebin gösterilmesinin halen ataerkil toplum düzeninden vazgeçilmek istenilmemesine bağlıyorum. İstanbul Sözleşmesi ile cinsiyet ayrımcılığının tamamen ortadan kaldırılması amaçlanmış ve kadının şiddete ses çıkarabileceği, sadece erkek egemen bir toplumun söz konusu olmadığı, yaşamları ve istekleri doğrultusunda kadının da haklarının ve taleplerinin bulunacağı bir düzenleme getirilmektedir. Şiddet görmeyin ev içerisinde herhangi bir huzursuzluğu olmayan bir kadının sırf eşine eziyet olsun diye uzaklaştırma kararı alması şikayetçi olması ve koruma tedbiri talep etmesi akla ve mantığa aykırıdır. Bir an için ihtimal dahilinde olsa bile bu ihtimal milyonda birdir. Milyonda bir ihtimal için milyonlarca kadının korunmasını engellemek ne kadar mantıklıdır?

Şiddete maruz kalan ve maruz kalma tehlikesi altında olan kadın ve çocuklar bu sözleşme ile hukuki, psikolojik, danışmanlık hizmetleri, finansal yardım, konut sağlama, eğitim ve öğretim tazminatı, velayet alma, ziyaret hakları, emniyet ve iş bulma alanlarında desteklenmekte ve korunmaktadır. Bu tedbirlerinne şekilde aile yapısını bozabileceğini anlamış değiliz.

Hukuka aykırı bir karar nasıl alınabilir?

Av. Başarır: Buna açıkçası bende cevap veremiyorum. Hukuka aykırı mı aykırı, yapıyorlar mı yapıyorlar. Sözleşmeden çıkılması tamamen Anayasaya ve hukuka aykırıdır. Bu sebeple bu kararı tanımak mümkün değildir.

Sözleşmeden 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren çıkılacak. Bu durumda kadına ve çocuklara karşı işlenen suçlarda yargı neye göre karar verecek?

Av. Başarır: 6284 Sayılı AİLENİN KORUNMAIS VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN halen yürürlüktedir.  Ancak bu kanunun temelini İstanbul Sözleşmesi oluşturmaktadır. Ne yazık ki kanun yürürlükte olsa da İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile temelsiz kalacaktır. Temeli olmayan bir bina nasıl ayakta kalamayacaksa 6284 Sayılı kanununda işlevini yitirmesi an meselesidir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

SON 5 YILDA SADECE 10 KADIN SIĞINAĞI AÇILDI!
Aile ve Çalışma Bakanı Derya Yanık, 2016 yılından itibaren Bakanlıklarına bağlı olan 7 adet kadın...

Haberi Oku