Kadın:
EĞİTİM SEN BOLU ŞUBESİ KADIN SEKRETERİ CEREN CAN PERÇİN,TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ ÜZERİNE YAZDI

Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en derin yaşandığı; eğitim, sağlık, istihdam, siyasal katılma gibi temel başlıklarda kadınlara yönelik sistematik ayrımcılığın devam ettiği ülkeler arasında yer almaktadır. 2017 yılı “Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na” göre Türkiye 144 ülkenin içerisinde 131. sırada yer almaktadır.

Kadınların erkeklere göre daha güçsüz, daha değersiz görülmesi; ayırımcılığa yol açan geleneksel yaklaşımlar, kız çocuklarının eğitime bile ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Her alanda eşitsizliğe uğrayan kadınlar hem aile içinde hem de malları yönetme, yürütme, iş kurma gibi konularda erkeklerle eşit değildir. Kadınlar kayıt dışı sektörlerde, geçici, gündelik, kötü koşullu, ücret karşılığı olmayan şekillerde çalıştırılmaktadır.

Kadınların namusu toplumun ve ailenin namusu olarak görülmektedir. Bu nedenle eğitime ve çalışmaya katılmaları, faaliyetlerde bulunmaları engellenir, engellenmediğinde de çok sıkı bir denetim altında tutulur. Töre ve namus gibi gerekçelerle okuyamayan kız çocukları çok küçük yaşlarda evlendirilmekte, bağımsız ve eşit bir yurttaş olarak toplumsal yaşama katılamamakta, eğitimi olmadığı için şiddete uğrama ihtimali de artmaktadır. Uğradıkları şiddet karşısında başvurdukları yargı bile kadınlara adil davranmamaktadır. Yargılamalar kadının uğradığı şiddeti önleme yönünde değil erkekleri koruyan sisteme göre yapılmaktadır. Hatta kadınların bazıları koruma kapsamında iken öldürülmektedir. Bunun yanında mahkemelerde haksız tahrik indirimleri ve iyi hal indirimleri uygulanmakta. Ve biz her gün erkek tehdidi altında yaşayan kadınları duymaktayız. Bu durumda sığınma evlerinin sayısı da yetersiz kalmakta. Kadınları erkek şiddetinden koruyacak merkezler, mekanizmalar ise işlevsiz. Bunların sonucunda ise kadın, şiddet gördüğü alana tekrar geri gönderilmektedir. Kadınların sığınma evlerinden ayrıldıktan sonra yaşamlarını nasıl devam ettireceklerine dair bir politika da üretilmemiştir.

Tüm bunlarla beraber, ülkemizde hala kadın düşmanı politikalar hayata geçirilmeye çalışılıyor. Muhafazakâr yaşam tarzı topluma dayatılıyor. Birçok konuda gerici ve ayrımcı bir tutum sergileyen siyasal iktidar, kadınların mücadeleleriyle elde ettikleri kazanımlarına da saldırıyor. İktidar merkezli pek çok kişi ve kurum “Aile yapısını tehdit ediyor” şeklindeki gerçeği yansıtmayan iddialar ile İstanbul Sözleşmesinin anti propagandasını yaparak tek adam kararı ile hukuki olmayan bir şekilde sözleşmeden çekildiklerini, yerel ve milli bir sözleşme hazırlayacaklarını söylüyorlar. Yaptıkları her uygulamada, aldıkları her kararda kadınları yok sayan iktidarın böyle bir hazırlıkta olduklarını söylemesi ise düşündürücü.

Bizler yaşamlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve laik bir yaşam için kadın dayanışmamız her gün daha da güçlenecek. İl il ördüğümüz mücadele ağımızda tüm kız kardeşlerimizin birer ilmeği olacak. Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi kadınlarla bir araya gelerek çeşitli söyleşiler, atölyeler ve etkinlikler yapmaya devam edeceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin her bireyde oluşması için projeler üretmekten ve hayata geçirmekten vazgeçmeyeceğiz. Yaşamı var eden kadınlar, daima kendilerini de var edecekler.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

EŞİK PLATFORMU:KADINLARIN NAFAKASINA DOKUNMAYIN
Eşitlik İçin Kadın (EŞİK) Platformu, boşanan kadınlara bağlanan yoksulluk nafakası dahil Medeni Yasa’da...

Haberi Oku