Kadın:
'HAKLARIMIZA VE HAYATLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde, bütün dünyada, ülkemizde ve Bolu’da kadınlar haklarını aramak için bir araya geldi kadına yönelik şiddeti protesto etti.

İstanbul Tünelde protestocu kadınlara polis biber gazı kullandı.

Bolu’da da yürüyüş yapmalarına izin verilmeyen kadınlar İzzet Baysal anıtı önünde toplandı.

Burada, Kadın Platformu adına Eğitim Sen Bolu Şube Kadın Sekreteri Sevcan Altun Bozoğlan aşağıda tamamını vereceğimiz açıklamayı halka okudu.

Kadınlar etkinlikte erkek şiddeti sonucunda hayatlarını kaybeden kadın arkadaşlarının isimlerinin yazılı olduğu dövizler taşıdı

Polis etkinlik süresince yoğun güvenlik önlemi aldı.

Eğitim Sen Bolu Şube Kadın Sekreteri Sevcan Altun Bozoğlan

“HAKLARIMIZA VE HAYATLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

  Ataerkil kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlikler, ayrımcılıklar, savaşlar, derinleşerek devam etmektedir. Tüm dünyada devletler uyguladıkları baskıcı politikalarla kadına yönelik şiddetin boyutlarını ve dozajını arttırmıştır. Kadına yönelik şiddet ülkemizin de kanayan yarasıdır. 2018 yılının ilk on ayında 329 kadın öldürüldü.2018,in ilk sekiz ayında en az 870 kadın şiddete,342 kadın tecavüze uğradı.  Böylesi bir gerçekliğin yaşandığı ülkemizde ve ilimizde; kadınlara yönelik şiddetin her türlüsüne; tacize, tecavüze, yoksulluğa, haklarımızın yok edilmesine, eşitsizliğe ve gericiliğe karşı buradayız.

     Bugün tüm Dünya da ve ülkemizde kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak için eylem ve etkinlikler yapılmaktadır. Bizde ilimizde Bolu Kadın platformu olarak yürüyüş etkinliği düzenlemek istedik. Ancak Valilik makamına yaptığımız resmi başvurular istenilen koşullar sağlanmasına rağmen reddedildi. İlimizde, çocuğa ve kadına yönelik şiddetin, her geçen gün biraz daha artmasına rağmen’’ 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma ‘’gününde biz kadınlara sokak yasaklanmış, yürüyüş yapma hakkımız engellenmiştir. Bu kararın kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, kabul edilemez bir karar olduğunu düşünüyor ve Bolu kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Yaşamın her alanını dönüştürme, şiddetsiz bir dünyayı örme iddiamızla buradayız, bundan sonra da alanlarda olmaya devam edeceğiz.

Dünya ekonomik forumu küresel cinsiyet uçurumu raporuna göre Türkiye 140 ülke arasında 131.sıradadır. ''Kadın erkek eşit değildir!'' diyen zihniyet, bu geriliği yeterli görmüyor olacak ki, kadın düşmanı politikalarıyla, kazanılmış haklarımıza dönük saldırılarla var olan eşitsizliği her geçen gün daha da derinleştiriyor. Her üç kadından biri şiddetin en az bir biçimine maruz kalıyorken, şiddeti önlemek için daha etkin mekanizmalar oluşturmak yerine siyasal iktidar, 6284 No' lu Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasasını yok etmeye çalışıyor.


 

                            “AİLEYE KÖLE OLMAYACAĞIZ”

 Bildiğimiz gibi AKP’nin aileyi korumayı önceleyen politikaları ''kadın'' adının bakanlık başta olmak üzere pek çok yerden çıkarılmasıyla sonuçlandı. Yeni rejime uyum çerçevesinde kurulan, adını bile söylemekte zorlandığımız yeni torba bakanlığın da tıpkı ''Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” gibi kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmek niyetinde olmadığını geçmiş 16 yıllık pratikten biliyoruz. Kadına yönelik şiddeti münferit gören, tacizi tecavüzü meşru kılan, istismarda rıza arayan, LGBTİ’ye  yönelik nefret cinayetlerine susan, erkeğin tekelinde bir aile ve ülke anlayışında kadını kaderiyle baş başa bırakan bir bakanlığın üreteceği tek şey kadın düşmanlığıdır. Biz, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini esas alan ve kadınlarla birlikte politikalar üreten, bir kadın bakanlığının acilen kurulmasında ısrar ediyoruz.

“İKTİDARIN MAKBUL KADIN SINIRLARINI TANIMIYORUZ!”

Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirmek, kadını kamusal alanlardan uzaklaştırmak amacıyla, sosyal politikaları diyanet eliyle dizayn eden, laik-seküler yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler yapılmak isteniyor. Aile ve dini rehberlik büroları, aile irşat merkezleri, hadım cezası,  cinsel istismarda rıza yaşını 12’ye düşüren tecavüz yasa tasarısı, din adamlarının aile psikoloğu olarak görevlendirilmesi,  müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi, bunlardan yalnızca bazıları. Bir yandan da,  din temelli müfredat değişiklikleriyle, dini eğitimin erken çocukluk yaşına indirilmesiyle, karma eğitimin sonlandırılmasının önünün açılmasıyla eğitim alanı dinselleştirilerek ideolojilerine göre bir toplum yaratmaya çabalıyorlar. AKP’nin kadınlara dayattığı sınırları kabul etmiyoruz. Laiklikten ve seküler yaşamdan vazgeçmeyeceğiz.

“EMEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ, GÜVENCESİZLİĞE TESLİM OLMAYACAĞIZ!”

İktidarın; milliyetçi, tekçi, dinci muhafazakâr politikaları cinsiyet ayrımcılığını pekiştiriyor, kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti, tacizi ve mobbingi arttırıyor. Ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak sermayenin her daim sarıldığı kadın emeği, ancak iş ve aile yaşamı uyumlaştırma anlayışıyla, esnek, parçalı istihdamın vazgeçilmez unsuru olarak, değersizleştirilerek istihdamda kendine yer bulabiliyor..

Çalışma yaşamında da, ayrımcılığı ve eşitsizliği en derin yaşayan yine kadınlar olmaktadır.

 “YAN YANAYIZ, KOL KOLAYIZ, KRİZİNİZDE YANMAYACAĞIZ!”

 Kapitalizmin yapısallığında ortaya çıkan ve AKP' nin politikalarıyla derinleşen ekonomik krizin en ağır sonuçlarını   biz kadınlar yaşıyoruz.

İşgücü piyasasında ilk gözden çıkarılan kadınlar olurken, ev geçiminin ağırlığı en çok kadınlar üzerine kalmakta, tasarruf yaparken de ev içi çalışma yükleri katlanmaktadır. Ekonomik kriz bizi işsiz, güvencesiz bırakarak daha fazla yoksullaştırırken her türlü şiddete de açık hale getiriyor.   Üretimden kopuk ranta,  talana dayanan ekonomik politikaları nedeniyle ülkeyi uçuruma sürükleyenler, krizi emeğe dönük saldırıların fırsatı haline getirmek istiyor. En fazla kadınları etkileyecek esnek, performansa dayalı çalışmayı, emeklilik hakkının gaspını sağlamak istiyorlar.  Krizin faturasını bizlere ödetmeye çalışanlara buradan bir kez daha sesleniyoruz:  Faturayı krizi yaratanlar ödesin, biz ödemeyi reddediyoruz!

“EMEĞİMİZ, BEDENİMİZ, KİMLİĞİMİZ BİZİMDİR!”

Özgürlüğümüze, bedenimize, hayatımıza, kadın mücadelesine yönelik saldırıları; bizlere reva görülen bu düzeni kabul etmiyoruz! Sözümüzü örgütleyebilme, yan yana gelme ve hayatı değiştirme iradesinde ve iddiasındayız. Biliyoruz ki, bizi kenara iten, yok sayan, emeğimizi görünmez kılan, bedenlerimizi metalaştıran bu sömürü çarkın dişlilerine bir çakıl taşı olup takıldığımızda, bu çark dönemeyecek.

Her türlü şiddetin son bulduğu, tacizin tecavüzün, istismarın, kadın cinayetlerinin olmadığı; eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkede barış ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. 

                                                                     YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

                                                     

 Bolu Kadın Platformu adına

                                                                             Sevcan ALTUN BOZOĞLAN

      Eğitim Sen Bolu Şube Kadın Sekreteri

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

BAŞKA YOLU YOK!

Haberi Oku