Kadın:
ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU

“Her gün aynı işe gitmekten bıktım. Ama elden gelen öğün olmaz o da zamanında gelmez deyip, el mahkum çalışıyoruz. Ah boyu devrilisice Hayri doğru düzgün işe girseydin. Beni, aksak ayağımla çalıştırmasaydın. Bu İstanbul’un soğuda heç çekilmiyor” diye içinden geçirdi

Üzerindeki rengi atmış siyah paltonun ceplerine ellerini sokarak durakta beklemeye başladı.  Durağa gelen otobüse binip ilk gördüğü yere hemen oturdu. Başını otobüsün camına dayayıp düşünmeye başladı.

Bugün temizliğe Ayça Hanım’a gidecem. İnşallah yine parti verip, evin altını üstüne getirmemiştir. Kadının tek derdi, sacının boyası, tırnağının öjesi, neyi yiyip, neyi giyeceği. Ben de ise dertler dağ misali. Deyyus Hayri ayrı bir dert, çocuklar ayrı bir dert, elin ağız kokusunu çekip para kazanmak ayrı dert”

Seher düşünceler eşliğinde Nişantaşı’na vardığını fark etti.  Otobüsten inip aksayan ayağını çekiştirerek yavaş adımlarla sokağın sonundaki rezidansa girdi. Onca katı yürüyerek çıkmaktan üşendiği için, korkmasına rağmen asansöre binip on ikinci kata çıktı. Çantasındaki anahtarla birkaç kez kilitleniş kapıyı açıp içeri girdi.

Zenginlerin ayakkabıyla eve girme alışkanlığını hala tuhaf karşılıyordu.

“Dışarının tüm pisliğini eve götürüyorlar. Heç temizlik adabı da yok bunlarda Sokaklarda dolaştığı ayakkabıyla eve girildiği bizim orda heç görülmemiştir”dedi.

Ayakkabılarını çıkartıp çantasından çıkardığı terlikleri giydi. Salona girdiğinde şaşkına döndü. Masanın üstü kirli tabak, çanak, bardak içki şişesiyle doluydu.

“Zıkkım içsinler. Karı kısmının içki içtiği nerde görülmüş diye söylenerek kirli tabakları mutfağa taşıdı. Tabakları bulaşık makinesine yerleştirirken bu ayki aylığımla aynı bulaşık makinesini ben de alıp rahat edecem” deyip gülümsedi.

“Ah anam ne bahtımı ettin ne de tahtımı.  Aslında ilkokulda çok çalışkandım. Babam kız kızmının bu kadar okuması yeter deyip okuldan alınca tüm hayallerim suya düştü. Sonra anam yaptığın bana ise öğrendiğin kendine deyip temizlik, yemek yapma, dikiş nakış her şeyi öğretti. Öğretti de iyi etti sanki başkalarının dağıttığını toplamaktan, kirlettiğini temizlemekten bıktım. Sonra ayağım aksak olduğu için talibim çıkmayınca evde kalmamdan korkup ilk talibim olan Ayyaş Hayri’ye verdi. Şehirdeki kadınların çoğu otuzunu geçmesine rağmen evlemiyor. Evde kalsam daha az çile çekerdim. Ama bugün çilem bitecek. Şu işleri bir bitireyim Ayça Hanımın kırığı olan Avukat Turgut Bey’in bürosuna gidip boşanma davası açacam. İyi adam Turgut Bey “Su isterken bile Seher Hanım su getirir misin diyo. İlk defa Hanım diyen bana Turgut Bey oldu. Genelde Abla, bacı, kardeş benden küçükler teyze dedi. Benim Hödük Hayri Ulan aksak karı şunu getir, bunu götür der.

Masayı da elindeki deterjanlı bezle silmeye başladı.

Ayyaş Hayri’yi yıllar önce ilk gördüğümde ısınmamıştım. İçmekten yağ bağlamış vücüdu, bir metre öteden hissedilen ter kokusundan tiksinmiştim. Anam ayağın aksak seni alan çıkmaz deyip bir kulağından girip, diğer kulağımdan çıkarak Hayri ile evermişti. Adamın ne tatlı dili, ne de gülen yüzü var. Hayri’nin zehir zemberek sözlerinden, dayağından çalışıp paramı almasından, yorgun argın vücudumla gece koynuna girmekten bıktım. Meramımı Avukat Turgut Beye açtım. Hayri’nin dövüp sövdüğünden bahsettim. Avukat Turgut Bey halime acıyıp para almadan boşanma davası açacak. Bi de Hayri bana zarar vermesin diye uzaklaştırma kararı mıdır ne ondan çıkartacak. Allah razı olsun Turgut Bey’den. Oh şükürler olsun en sonunda Hayri’den kurtulacam”

“Şu süpürgeyle yerlere dökülen yemek kırıntıları da süpürüvereyim. Köyde evi çalı süpürgesiyle süpürürdük. Her yer toz olurdu. İnsanoğlu o kadar akıllı ki fişi prize takıver, tozu, pisliği hızlıca çekiver”

“Aman Seher dikkat et kızım süpürürken koca kıçın antika dedikleri eşyaları çarpıp kırmayasın. Kırarsam bir ay bedava çalışmak zorunda kalırım.”

“Oh yerleri süpürme işini de bitirdim. Antika mıdır nedir o eşyaları silivereyim”

Elindeki ıslak bezle antika vazoları silerken “Bu vazoda bir şeye benzese, bizim pazarda satılan vazolar daha güzel. Buna bu kadar para verilir mi? Bi de şu duvardaki tablolar çok paraymış. Karkacık burgacık çizilip boyanmış. Benim Fatmam bunlardan daha güzel resim çizer. Fatmam akıllı kızım! Okuyacak büyük mevkilere gelicek beni de böyle evlerde yaşatacak. Bu zenginlerde para çok ama zevk yok.

Şimdi de banyoyu bi güzel yıkavereyim. “Bu Ayça Hanım’da çok müsrif bir kadın. Yine küvet suyla doldurup yıkanmış. Yazın her yer susuzluktan kırılırken kadının umurunda mı? Banyonun gümüş rengi mermerleri çok güzel. Benim banyomun yerleri mermersiz, kara zemin, bir de kazana odun at, suyun ısınmasını bekle sonra yıkan. Zengin kadınların elleri sıcak sudan soğuk suya girmiyor. İstediklerine hemen ulaşıyorlar. Dünya onlara güzel.

“Yatak odasını da derleyip toplayayıp. Ütülenecek giysiler varsa hemen yapıvereyim.”

Aksayan bacağıyla yavaş adımlarla yatak odasına girdi. “Bu Ayça Hanım yatağını düzelmekten aciz. Yorgan almış başını gitmiş. Bu kadın bizim köyde olsa ev işi bilmediğinden heç bir adam karı diye almaz”.

Yorganın altından çıkan kırmızı geceliği elinde evirdi çevirdi. “Amanın bu karı gece ayazda kıçı iyi donmuyor el kadarcık giysiyle. Niye donsun ki evinin her odası sıcacık. Benim gibi sobalı evde otursa, yünlü pijamayı üstünden çıkarmaz.”

Seher iki tarafı camlı ahşaptan yapılmış kahverengi dolaptaki giysileri düzeltmeye başladı.

“Bu kadının her şeyi bez yetmezmiş gibi kısa. Turgut Bey iyi adam. Ayça Hanım’ın kısacık etekler giymesine, göğüs çatalını gösteren elbiseler giymesine heç karışmıyor. Benim Ayyaş Hayri ise eşarbımdan saçım, fanilamdan bileğim gözükse ‘Sen benim namusuma laf mı getirecen’ diye çemkirir. Sanki gençken aksak bacağımdan dolayı bakan olmadı ki sana vardım Hödük Herif.

Gençken yine de güzeldim. Şehirli kadınlar gibi boya küpü değildim. Belime kadar uzanan kapkara saçlarım, kaymak gibi yüzüm, incecik belim vardı. Geriye kırlaşmış saçlarım, kırış kırış yüzüm yağ öbeğine dönmüş vücudum kaldı. Boşansam dahi kim bakar bana. Aman Allah korusun. Bu yaştan sonra erkek kahrı çekmeye niyetim yok. Benim kocadan yana bahtım gülmedi. İnsallah kızımın ki güler. Ben anam gibi olmucam kızımı gönlü düştüğü adamla evlendirecem. Evlenmek istemiyorsa da illa evlen diye tutturmuyacam.”

Seher dolaptaki giysileri düzelmeyi bitirip mutfağa doğru yürüdü.

“Çok yoruldum Türk kahvesi içip azıcık yorgunluğumu alsın. Bu şehirliler alışmışlar makine kahvesine acayip isimli kahve çeşitlerine, Esperesso, capicina mu ne Ayça Hanım Turgut Bey ondan içer.”

Seher cezvedeki kahveyi karıştırarak “Oh mis Türk kahvesinin kokusu gibi yok”

Kahvesini içerken “İşleri bitirdim. Hemencecik Avukat Turgut Beyin Ofisine gidip boşanma dilekçesini hazırlasın. Turgut Bey cesaret vermeseydi, ölünceye kadar boşanamazdım Ayyaş Hayri’den. Turgut Bey uzaklaştırma kararı mı nedir ondan çıkartınca, Hayri evine bile yaklaşamaz deyince boşanmaya karar verdim. Anama Hayri’den boşanacağımı söylemedim. Kadın başına boşanıp napacan. Dul kadın olmak zor. Namusumuza laf getirecen diye söylenmeye başlardı. Sanki Hayri bunca yıl kocam da faydasını gördüm. Evdeki toz bezi kadar faydası yok Hayri’nin. Adam çalışmadığı gibi, kötü lafından, dayağından bıktım. Anam bir de benim çektiğimi görse de hak verse bana. Boşandıktan sonra haber verecem anama. Evlenirken kararı siz verdiniz. Boşanırken kararı ben verdim diyecem. Dünya gözüyle az rahat etmek benim de hakkım. Kahvede pek hora geçti. Yorgunluğumu aldı. Hemen üstümü değiştirip avukat Turgut Beyin ofisine gideyim.

Seher üstünü değiştikten sonra evden çıkmadan aynada dikkatlice yüzünü inceledi.

“Ah Seher fark etmeden onca yıl akıp gitmiş. Artık biraz da kendi istediğin gibi yaşa kızım” dedi.

Sonra aksayan bacağıyla yavaş adımlarla evden çıktı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

NAZLIAKA: "97 GÜNDE 129 KIZ KARDEŞİMİZ...
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve MYK üyeleri...

Haberi Oku