"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Kadın:
PANDEMİ VE KADIN SAĞLIĞI

Hayatımıza yeni normallerle, kontrollü normalleşmeyle, yeni kontrollü normalleşmelerle devam etmeye çalışıyoruz. Kadınlar  ‘normalde’ hayatın eşitsizlikleriyle yaşam mücadelesi verirken üzerine pandemi krizinin eşitsizlikleri de eklendi. Her kriz etkisini önce toplumsal eşitsizliğin en alt katmanlarından, ezilenlerinden başlayarak gösterir. Normalde var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği de pandemi kriziyle birlikte derinleşti ve kadınlar da bu eşitsizliğin ezilen tarafında. Tüm bunlara vurgu yapılmasının nedeni bir sağlık krizi olarak yaşanan pandeminin aynı zamanda bir kadın sağlığı krizi şeklinde yaşandığı anlatabilmek.

Kadın sağlığı pandemiyle birlikte nasıl etkilendi?

Kadınlar ev içi iş yükü nedeniyle hastanelere başvurmakta zorlanıyor!

Sağlık hakkı tabi ki yalnızca sağlık kurumlarına başvurabilmek anlamına gelmiyor, öncelikli olan hastalanmadan sağlığımızı koruyabilmek ancak pandemide sağlık kurumlarına başvurmada bile kadınlar eşitsizlik yaşıyor. Kadınların omuzlarına yüklenen çocuk bakımı, temizlik gibi ev içi işler pandemiyle birlikte arttı ve kadınlar ev içi iş yoğunluğu nedeniyle hastaneye gidebilmek için eskisine göre daha az fırsat bulur hale geldiler. Coronaya karşı hijyenin önemli olduğu koşullarda bu hijyeni hem kendileri, hem çocukları hem de ailenin diğer yetişkin bireyleri için sağlayabilmek kadınların sorumluluğu oluverdi. Öyle ki temizlik takıntısı şeklinde seyreden obsesif kompulsif bozukluk hastalığı yeniden depreşenler bile kadınlar oldu.

Evde hasta bakmak kadınlara yükleniyor, kadınlar hasta olsa dahi sorumlulukları devam ediyor!

Çocuk, hasta ve yaşlı bakımı da kadına yüklenen sorumluluklardan biri olduğu için Covid-19 hastalığına yakalanıp evde tedavisi süren hastaların bakım vereni de yine kadınlar oldu ve kadınların evde enfekte olma riski arttı. Covid-19 nedeniyle hane halkının karantinaya girdiği koşullarda evin temizliği, hastaların bakımı, yemek kadınların sorumluluğunda oldu. Hasta olan hane içerisinde bir başkası olduğunda onların bakımı, yemeği kadının sorumluluğunda olması bir noktada anlayışla karşılanıyorsa aynı anlayış kadın hasta olduğunda hane içindeki erkekten de beklenmeli, oysa kadınlar Covid pozitif olsalar bile eldivenle maskeyle yemek pişirmeye devam ediyorlar. Kadınlar hastalandığında dahi evde yeterince dinlenme hakkını kullanamıyorlar.

Kadına yönelik erkek şiddeti artarak devam ediyor!

Araştırmalar kadınların şiddete en çok hane içerisinde ve en yakınındaki erkek tarafından maruz kaldığını gösteriyor. Bu şiddet münferit şekilde ya da aile içi özel mesele olarak değil doğrudan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, kadın politikalarının sonucu olarak yaşanıyor. Yine araştırmalar pandemiyle birlikte kadınların hane içinde yaşadığı şiddetin arttığını gösteriyor. Eve kapanma aynı zamanda şiddet failiyle de aynı eve kapanmak anlamına geliyor. Üstelik kadınlar şiddete uğradığında ev dışında yardım arama imkanları eskisine oranla azaldı, şiddet karşısında başvurabileceği mekanizmalar ve kurumlar da yeterince işletilmiyor. Tüm bunlar yaşanırken, kadınların şiddete karşı yaşam güvencesi anlamına gelen İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar tarafından iptal edilmesi gündeme getirilebildi.

Kadına yönelik erkek şiddeti yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet olarak da yöneliyor. Kadınların artan iş yükleri, üzerlerindeki sorumluluk bile başlı başına bir stres kaynağı olabiliyor. Haliyle şiddet, baskı, artan sorumluluklar kadın ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor.

Gebelikten korunma, aile planlaması, üreme sağlığı hizmetleri ve birinci basmak sağlık hizmetleri aksıyor!

Birinci basamak sağlık kurumlarında verilen gebelikten korunma yöntemlerine yönelik hizmetler pandemi sürecinde aksadı. 1. Basamakta çalışan sağlık çalışanlarının çoğu filyasyonda görevlendirildi, toplum sağlığı merkezleri filyasyon merkezleri haline getirildi. Sağlık sistemi içerisinde yeterince düzgün işlemeyen 1. Basamak sağlık hizmetleri pandemiyle birlikte iyice aksadı. Kadınların istenmeyen gebeliklerden korunabilme hakkı ilk gözden çıkarılacak sağlık hizmeti oldu.

İstenmeyen gebelikler sonrası 10 haftaya kadar yasal olan kürtajın fiilen yasak olmasına pandemi koşulları da eklenince kürtaj hakkı kadınlar için ciddi bir sorun haline geldi. Bir yandan gebelikten koruyucu yöntemlere erişememek bir yandan fiilen yasak olan kürtaj pandemide kadın sağlığı açısından önemli sorunlardan biri olarak duruyor.

Birinci basamak sağlık hizmetleri illerin durumuna göre değişkenlik gösteriyor. Bazı merkezlerde kanser taramaları da aksamış durumda. Kadınlar için önemli olan rahim ağzı taraması olan smear testleri de eskisine oranla azalmış durumda.

Sağlık hakkımız, yaşam hakkımızdır!

Her ne kadar pandemi herkesi eşit etkiliyor dense de biz biliyoruz ki pandemi de eşit davranmıyor. Sermaye sahipleri ve işçi sınıfı, zengin ve yoksul, kadın ve erkek aynı şekilde yaşamıyor. Hasta olma riski, hastalandığında tedavi alabilme imkanı, pandeminin sonuçları eşitsizliğin tarafları için aynı değil. Sağlık hakkı da bu eşitsizliğin önemli bir parçası. Görüldüğü gibi pandemide toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonucu olarak kadın sağlığı da olumsuz etkileniyor. Ev içinde, kamusal alanda sağlıklı olabilme hakkının ön koşulu da eşitlikten geçiyor.

8 Mart’ta yaşam hakkımızı savunmaya!

Eşitlik sağlık hakkımız için, yaşam hakkımız için vazgeçilmez talebimiz. Önümüz 8 Mart, her yıl eşitlik ve özgürlük için biriktirdiklerimizi ardımıza alıp dahası için bir adım ileri gittiğimiz gün. Sağlık hakkımız için, yaşam hakkımız için bu 8 Mart’ta da sesimizi yükselteceğiz, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

KADINLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN VAZGEÇMEYECEK:1...
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla Türkiye’nin çekildiğini duyurduğu İstanbul Sözleşmesi’nin...

Haberi Oku