Kültür:
BOLU'NUN KUBİLAY'I TEĞMEN ABDÜLKADİR

                      BOLU’NUN KUBİLAY’I TEĞMEN ABDULKADİR

Doç.Dr.Faruk GÜÇLÜ

------------------------------:

Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir’in Menemen ilçesinde gerici yobazların öğretmen asteğmen  Mustafa Fehmi Kubilay’ı 23 aralık 1930 da katletmesi tarihimizde cumhuriyete karşı bir kalkışma olarak değerlendirilir, Asteğmen Kubilay Menemen'de her yıl anılır..Ancak bu olayın daha beteri on yıl önce  Bolu’da yaşandığı halde tarih kitaplarının sayfalarında unutulup gitmiştir.

3 Nisan 1920 de Düzce yöresinde başlayan cumhuriyet ve Atatürk karşıtı  hilafet İsyanları, 19 Nisan 1920'de Bolu'ya sıçrar. 29 Nisanda Bolu'ya gelen Kuvayı Milliye birlikleri isyanı bastırarak şehir merkezindeki Hisar Mektebi'nde karargâh kurarlar Bolu'da Kuvayı Milliye kontrolü sağlar.Ancak İngiliz istihbaratının yönlendirmesi ile 3-4 Mayıs 1920 günü, yeniden toparlanan Hilafet kuvvetleri; Düzce, Mudurnu, Sazakiçi köyleri tarafından gelerek  Bolu'yu kuşatırlar ve şehirde denetimi ellerine geçirirler. Hisar Mektebi'ndeki Kuvayı Milliye neferlerini topluca katlederek, komutan Binbaşı İhsan Bey'i de şehit ederler. Şehirde bir yağma hareketi başlatır ve Hükümet Binası'nı, Hisar Mektebi'ni, ileri gelen Kuvayı Milliye taraftarlarının evlerini talan ederler. Kuvayı Milliye askerlerinin yenilmesi üzerine aslen Bolu’lu olan Kuvayı Milliye taraftarları da şehri terk ederler.

Bolu'ya Kuvayı Milliye birliklerine yardım için gönderilen 32. Kafkas Alayı'nın komutanı İsmail Hakkı Bey, Hilafet İsyancıları ile anlaşır, “ “Ben de sizinle birlikteyim, ben de Halifeci ve padişahçıyım”” diyerek isyancılara katılır. Komutansız kalan ve dağılan 32.Kafkas Alayı'nın, Kuvayı Milliye'ye sadık subaylarından birisi olan Teğmen Abdulkadir Bey, isyancıların eline düşer. Aslen Devrekli olan Teğmen Abdulkadir Bey'in ailesi de İstanbul'da ikamet etmektedir. Asiler, Abdulkadir Bey'in üstünü başını soyduktan sonra, ellerini arkadan bağlayarak sokaklarda dolaştırırlar. Hakaret ve işkenceler sonrasında bıçaklayarak, öldü zannedip, Belediye Dairesi önüne bırakırlar. Ertesi gün erken saatlerde oradan geçen bir doktor hanımı, yaralı subayın kımıldadığını, ölmediğini fark eder. Kocasına haber verir. Asilerden korkan doktor, kimseye göstermeden yaralı subayı hastaneye taşır. Bir süre sonra kendisine gelen yaralı Abdulkadir Bey, hastabakıcıdan bir yudum su ister. Hastabakıcı ; “Subay tekrar canlandı, daha gebermemiş” diye bağırarak sokaklarda devriye gezen asilere haber verir. Hastahaneye doluşan isyancılar, yaralı subayın boynuna ip geçirirler ve sürükleyerek hastane dışına çıkarırlar. Şehir içinde boynuna bağlı iple sürüklenerek öldürülen yaralı teğmen parçalanarak bir çöplüğe atılır… “

Bolu ve Düzce bölgesinde yaşanan olaylarının bastırılmasından sonra kurulan sıkıyönetim mahkemelerinde yaralı subayı hastaneden alarak feci surette öldüren isyancılar “ bu subayı sünnetsiz olduğu için öldürdüklerini” söylüyorlar,Ancak dönemin sıkıyönetim Komutanı Nazım Bey, mezarlığa gidilerek mezarın açılmasını ve durumun bir zabıtla tespit edilmesini emrediyor.

 Katiller de mezarın başına getirildikten sonra subayın parça parça olan cesedi çıkarıldığında sünnetli bir Müslüman olduğu anlaşılıyor ve İstanbul oturduğu öğrenilen ailesine Bolu Osmanlı Bankası vasıtasıyla 500 lira para gönderiliyor. Harp Mahkemesi,isyancı  katiller hakkında ve aynı zamanda katillere haber veren , onları teğmeni öldürün diye teşvik eden hasta bakıcı hakkında idam cezası veriyor.

Abdülkadir Bey ile otuz kadar askerin cenazeleri Bolu Belediyesi tarafından, bugünkü Kız Meslek Lisesi'nin bulunduğu yer ile Karga Tepesi arasındaki alana defnedilmişler. Toplu şekilde defnedilen bu şehitler için bir de anıt taş dikmişler üzerinde şu dörtlük yazılı olan;

“Söylemeye etmem ar,
Şu gördüğün kanlı Hisar,
Şahit olsun vak'aya,
İşte bu şanlı mezar.” Denilmektedir.

Sıkıyönetim Mahkemesi teğmen Abdulkadir’i öldürenlerle ilgili yaptığı,yargılama sonucu verdi karar gereği, isyancı asiler ve hastabakıcı kadın, Teğmen Abdulkadir’in şehit edildiği, Akpınar Mahallesi’nde aynı yerde idam edilirler.Daha sonra, Bolu Merkez Akpınar Mahallesi’nde bir sokağa “Şehit Teğmen Abdulkadir” ismi verilmiştir.

1931 den bu yana her yıl İzmir’in Menemen ilçesinde asteğmen Kubilay’ı anma etkinlikleri düzenlenir.Oysa Kubilay’dan on yıl önce İngiliz istihbaratına bağlı çalışan yobazlarca daha hunhar bir şekilde teğmen Abdulkadir şehit edilmiştir.Teğmen Abdulkadir’in unutulmaması hele bugünlerde daha iyi şekilde anlatılması gereklidir.

Yararlanılan Kaynaklar

Erdoğan Mühürcüoğlu; Teğmen Abdulkadir,Bolu’nun Sesi Gazetesi

Mehmet Tunçkol;  Milli Mücadele Döneminde Bolu,Seçme Anılar,2015

Prof.Dr.Halis Duman anıları,

Erol Sarıal ; Devrekli Kahraman Şehit,Teğmen Abdulkadir.02.11.2011 Bölge Haber Gazetesi

Rüknü Özkök; Düzce Bolu İsyanları,Milliyet Yayınları

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
tevfik bozoglan 13 ay önce

Hocam emeginize saglik.....

Misafir Avatar
semiha kocaeli 13 ay önce

bu anıt taş zamanla yok olmuş herhalde bugüne kadar gelememi ben hiç duymadım ve görmedim bu konuda bilginiz var mı

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ÇAĞDAŞ TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÜRETİLMESİ-...
MAHMUT ÖZTÜRK YAZDI

Haberi Oku