Kültür:
KATIRCI HANI'NIN SON HANCISI VE İKİ YOLCUSU - 2

II. BÖLÜM

TARİHİ KÜLTÜREL MİRAS VARLIKLARIMIZIN KORUNMASI    

     Doğal ve tarihsel çevreyi, kültürel miras varlıklarını korumak, geliştirmek ve yaşatmak; Anayasa, ilgili yasalar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmeler bağlamında; merkezi yönetim birimlerinin, özelde yerel yönetimlerin asli görev ve sorumlulukları arasındadır. Aynı bağlamda, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin de bu doğrultuda görev ve sorumlulukları vardır.

   Tarihi kent dokularının ve tarihi kültürel mimari mirasın korunması, geliştirilerek gelecek nesillere taşınması bağlamında, belediyelere-yerel yönetim birimlerine büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. İmar planlarının yenilenmesinde, kentsel dönüşüm projelerinin uygulanmasında, kent yaşamının değişen koşullara uygun hale getirilmesinde,  sağlıklı ve yaşanabilir kentler geliştirilmesi doğrultusunda yapılan çalışmalar sırasında; kentlerin kimlik öğelerinin, tarihi ve kültürel miras değerlerinin özenle korunması çok önemlidir. İmar planlarında yapılan değişiklikler ve kentsel dönüşüm projeleri doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalar sırasında, tarihi ve kültürel miras varlıklarının tahrip edilmesi, yok edilmesi ile sonuçlanacak uygulamalardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Bir Dünya mimarının ifadesiyle; “Kentlerin önemi ve büyüklüğü; yüzölçümleriyle, nüfuslarıyla veya ekonomik güçleriyle ölçülmez. Kentler, sahibi oldukları tarihi, kültürel ve doğal miras varlıklarıyla önem kazanırlar ve bu değerlerini koruyup geliştirdikleri ölçüde de değer kazanır ve büyürler...” *(9)

 
Bolu-1937.  Saraçhane Camisi minaresinden çekilen fotoğrafta; ortada Bolu Belediyesi eski binası  ve sağ arkada Leylekler Camisi görülüyor. (Eski Bolu Fotoğrafları Grubu)
 

  Bolu kent merkezi ve ilçelerinde; Hititler ve Frigyalılar’dan Roma dönemine, Selçuklulardan Osmanlı dönemine uzanan binlerce yıllık tarihi geçmişin izlerini görmek mümkündür. Semavi Eyice, “Tarihte Bolu” başlıklı makalesinde, kentin tarihi ve mimari özellikleri konusunda  -özetle- şu bilgilere yer veriyor: “...Bolu ve çevresinde İlk Çağ sanatının izlerine; mimari kalıntı, heykel, bilhassa bol sayıda lahit ve kitabe olarak rastlanır. Önce Bithynion adı ile kurulan bir İlk Çağ şehri olan Bolu, herhalde İmparator Claudius devrinde onun adını ebedileştirmek üzere Claudiopolis olarak adlandırılmıştır. (...) Eski Bithynion ve Claudiopolis şehirleri, bu günkü Bolu’nun dışında olarak kabul edilmektedir. Gerçekten de şehrin yakın çevresinde pek çok İlk Çağ’a ait izlere, mimari kalıntılara rastlanır. (...) Bu gün şehrin ortasında yükselen büyük tepe ise herhalde ilk yerleşmenin izlerini taşıyan yer olmalıdır “*(10) .

   Bitinya ve Roma İmparatorluğu dönemleri sonrasında, 13. yüzyılın ikinci yarısında bir devre Selçuklu toprakları içine katılan ve ilerleyen dönemde Candaroğulları Beyliği’nin sınırları içine alınan Bolu ve yakın çevresi, 14. yüzyılın başlarında Osmanlı Beyliği’nin “Çekirdek Toprakları” arasında yer alır. Bolu ve çevresinde,  Erken Osmanlı Dönemi mimarisinin (Yıldırım Beyazıd Dönemi) önemli örneklerine rastlıyoruz.   Tarihi kayıtlarda, Bolu ve yakın çevresinde,  Osmanlı Devleti’nin erken-orta ve geç dönemlerine tarihlenen çok sayıda cami, medrese, han, hamam vb. yapının varlığından bahsediliyor. 20. Yüzyılın ilk yarısına uzanan yakın geçmişte de, Bolu kent merkezinde bulunan önemli resmi mimari yapı örneklerinin yanında, büyük bir bölümü ahşap mimari yapı örnekleriyle bezenmiş zengin bir sivil mimari kent dokusunun var olduğunu biliyoruz *(11) .


11 Ekim 2019-Bolu. Gölyüzü Mahallesi’nden İhsaniye Mahallesi’ne çıkan Şehit Kani Caddesi üzerinde bulunan  Bolu Katırcı Hanı’ndan (Eski Han) bir görünüm.

 

BOLU BELEDİYESİ KATIRCI HANI’NIN YIKIMINA KARAR VERİYOR!

   Bolu’muzda, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından bu güne;  kent kimliğini oluşturan ana dokunun büyük ölçüde yok edildiğini,  uygulanan imar değişiklikleri ve son dönemde, -genelde yasaya uygun olmayan bir işleyiş ile- hayata geçirilen kentsel dönüşüm projeleriyle, elde kalan az sayıdaki tarihi, kültürel mimari miras varlığımızın da yok edildiğine tanık oluyoruz.  Bu konuda, 1900’lü yılların ilk yarısına ait çok sayıdaki Bolu kent fotoğrafını incelemek ve günümüzdeki Bolu kenti ile karşılaştırmak bile konu hakkında -genel bir fikir edinmek için- yeterli olacaktır. Özel ve resmi arşivlerdeki binlerce tarihi Bolu fotoğrafında gördüğümüz ve her biri tarih ve kültür varlığımız olarak korunması, tescillenmesi ve gelecek nesillere taşınması gereken çok sayıdaki resmi ve sivil mimari örneğinin, ne yazık ki -büyük bir bölümünün- günümüze ulaşamadığını, Yerel Yönetim birimleri tarafından gerçekleştirilen imar planlarındaki değişiklikler sonrasında yıkılıp yok edildiğini biliyoruz.  Özellikle, 1944 Bolu-Gerede depreminden sonra, tarihi ve kültürel mimari miras varlıklarımızın yok edilmesi süreci, Bolu kent merkezinde büyük bir ivme kazanmıştır. Bu konuda nihai kararı veren ilgili Bakanlıklar, imar planlarında düzenleme ve değişiklikler yapan -Belediye- Yerel Yönetim birimleri ve bu gelişmelerden beslenen, güncel çıkar peşinde koşan rant grupları, bu olumsuz sürecin ve ulaşılan sonucun asli sorumluları olarak görünüyor. Tarihi ve kültürel mimari miras varlıklarının yok edilişinin bir diğer şekli de; “kentsel dönüşüm” adı altında, tarihi ve kültürel mimari miras varlıklarının yıkılarak “aslının aynısı gibidir!” diye sunulan yapıların hayata geçirilmesidir. Bu olumsuz uygulamaların Bolu’daki son örneklerinden birisi de, “Gülezler Konağı” nın –yenilenmesi- (!) sürecinde gerçekleşmiştir. Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun “09/01/1990 tarih ve 1006 Sayılı Kararı” ile tescil edilen Gülezler Konağı’nda incelemeler yapan uzmanların, ilgili yasaya uygun olarak önerdiği, doğru ve sağlıklı restorasyon projesine karşı çıkan Yerel Yöneticilerin verdiği yıkım kararı ile bu önemli kültür varlığımız yıkılmış ve yerine –aslının aynısı gibidir- anlayışı ile yeni bir yapı inşa edilmiştir! Ve yine, Gülezler Konağı’nı bağışlayan aile üyelerinin, -konağın tarihsel önemine uygun olarak-; “Gülezler Konağı, Bolu Milli Mücadele Müzesi Olsun” yönündeki talebi de hala yetkililer tarafından yerine getirilmemiştir. *(12)


Bolu eski PTT binası ve eski Orman Mektebi-Kızılçullu Kız Köy Enstitüsü binası. Günümüze ulaşamayan bu iki yapının da mimarı; Lütfi Nami (Kantaroğlu) Bey’dir.(Eski Bolu Fotoğrafları Grubu)

 

   Bu noktada, yakın dönem Bolu’muzda izler bırakmış ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir isim, Lütfi Nami Bey aklımıza geliyor.  Eğitimci, ressam, hattat ve mimar yönleriyle tanıdığımız Lütfi Nami (Kantarcıoğlu/1883-1945), Bolu’nun yakın dönem kültür tarihinde izler bırakmış bir isim. Bolu’nun yetiştirdiği ve dünyaca tanınan hattat Emin Barın, ressam Mehmet Yücetürk gibi değerli sanat insanlarımız, Lütfi Nami Bey’in yetiştirdiği ve yönlendirdiği öğrencilere sadece iki örnek.  Genç nesillerin, sadece Bolu eski fotoğraflarında görebildiği; eski Postahane binası, Orman Mektebi binası (eski Erkek Sanayi Mektebi ve Kızılçullu Kız Köy Enstitüsü binası), Belediye Sineması gibi birçok mimari eser, Lütfi Nami Bey’e ait.  Lütfi Nami Bey’in mimari eserlerinden günümüze, sadece Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi (eski Vilayet Matbaası binası) ve Vali Konağı ulaşabilmiş. Bilindiği gibi Bolu Belediyesi, 2011 yılı sonuna doğru, Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi binasının yıkılması ve –aslının aynısı gibidir- anlayışıyla yeniden inşası yönünde bir karar almış ve bu konuda Anıtlar Kurulu’ndan da onay almıştı. O dönemin Bolu Mimarlar Odası Başkanı Sayın Semih Dimicioğlu’nun verdiği hukuk mücadelesi sonucunda, Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi binasının yıkımı durdurulmuştu. *(13)

   Bolu kent merkezinde, günümüze ulaşabilen az sayıdaki tarihi, kültürel mimari miras varlıklarımızdan birisi de; İhsaniye Mahallesi’nden Gölyüzü Mahallesi’ne uzanan Şehit Kani Caddesi üzerindeki “Katırcı Hanı” dır. 19. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen ve  döneminin menzilhanelerinin-kent içi hanlarının ilginç  bir örneği olan Bolu Katırcı Hanı’nın yaşatılması, bu önemli tarihi-kültürel mimari miras varlığımızın gelecek kuşaklara taşınması anlayışı ile hareket eden duyarlı çevrelerin çabalarıyla konu, 2009 yılında, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na iletilir. Mimari özellikleri açısından; “yığma tuğla, kirpi saçaklı, döner merdivenli, üç katlı, kübik mimari yapı” tarzının önemli bir tarihsel örneği olan Katırcı Hanı,  Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun “09 09 2009 tarih ve 4424 Sayılı Kararı” ile tescillenerek koruma altına alınır*(14)

   Bolu Belediyesi, 2018 yılı başında, kent merkezindeki son menzilhane-kent içi han örneği ve “Tarihi ve Kültürel Miras Varlığı olarak tescillenmiş” bir yapı olan Katırcı Hanı’nın (Eski Han) yıkımı doğrultusunda bir karar alır. Siyasal çıkarlar peşinde koşan yerel yöneticilerle güncel rant hesabıyla hareket eden çıkar çevrelerinin  özel gayretleriyle,  2018 yılı başında, Bolu Katırcı Hanı’nın bulunduğu alanda, -yol genişletme çalışmaları gerekçesiyle-  imar planlarında sessiz sedasız değişiklikler yapılır. Bolu Belediye Meclisi’nin “07 03 2018 tarih ve 127 Sayılı Kararı” doğrultusunda  Katırcı Hanı’nın (Eski Han) yıkılmasına ve 7 metre geriye çekilerek “2. Derece SİT Alanı” na yapılacak bir müdahale ile yeniden “aslının aynısı gibidir!” yöntemiyle inşa edilmesine -rekonstrüksiyon projesinin uygulanmasına- karar verilir*(15)… Bolu Belediye Meclisi’nin yıkım kararı, onaylanmak üzere Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na iletilir... 

    “09 09 2009 tarih ve 4424 Sayılı Kararı” ile Katırcı Hanı’nı  tescilleyerek koruma altına alan “Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu”, -31 Mart 2019 Yerel Yönetim Seçimleri’nin yapılmasının arifesinde!- Bolu Belediye Meclisi’nin kendisine gönderdiği Katırcı Hanı’nın yıkılması yönündeki kararına uyarak, daha önce verdiği, koruma kararından -geçerli bir gerekçe göstermeden- vaz geçer!..  Bolu Belediye Meclisi’nin, Katırcı Hanı’nın yıkılması yönünde aldığı kararın (07 03 2018 tarih ve 127 Sayılı Kararı) hemen bir ay sonrasında da, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu; “26 04 2018 Tarih ve 5505 Sayılı Kararı” ile Bolu Katırcı Hanı’nın yıkılmasına, 2. Derece SIT alanına yapılacak bir müdahale ile yeniden inşasına-rekonstrüksiyon projesinin uygulanmasına- onay verir *(16).

ANKARA’DA YARGIÇLAR VAR (!)

    31 Mart 2019 Yerel Yönetim Seçimleri’nin hemen  öncesinde alınan bu kararla; Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, “09 09 2009 tarih ve 4424 Sayılı Kararı” ile Eski Han’ın (Katırcı Hanı) tescillenerek koruma altına alınması yönündeki kararından geri dönmüş, bunun da ötesinde Hisar Tepesi’nde bulunan arkeolojik SIT alanına (2.Derece SIT Alanı) yapılacak 7 metrelik  bir müdahaleyi de uygun görmüştür.  Bu karar değişikliği için de geçerli olabilecek hiçbir yasal ve hukuki gerekçe göstermemiştir. Korunması ve gelecek kuşaklara taşınması gereken, tescil edilmiş bir mimari miras varlığımızın, Bolu’da elde kalan son   tarihi, kültürel miras varlıklarımızdan birisi olan Katırcı Hanı’nın yıkılması ve onun yerine “aslının aynısı gibidir!” örneği bir yapının inşa edilmesine onay vermiştir...

    Özellikle 20 yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilen tahribat ve yıkımlar sonucunda, kentsel tarihi mimari dokusunu büyük ölçüde yitiren Bolu kent merkezinde, elde kalan az sayıdaki tarihi mimari miras varlıklarımızın son örneklerinden birisi olan Katırcı Hanı’nın yıkımının durdurulması için, Sayın Semih Dimicioğlu’nun kurucusu ve başkanı olduğu “Bolu Sebilci Kültür Derneği” harekete geçer.  Bolu İdare Mahkemesi’nde açılan; “Tarihi Katırcı Hanı’nın yıkımının durdurulması, kültürel mimari mirasımızın son örneklerinden olan Tarihi Katırcı Hanı’nın yıkılmadan yerinde gerçekleştirilecek bir restorasyon projesi ile kültürel yaşamımıza katılması ve gelecek nesillere taşınması” doğrultusunda dava açılır*(17). Bolu İdare Mahkemesi’nde görülen dava,  “03 10 2019”  tarihi itibarıyla sonuçlanır.  Mahkeme, “…30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne, istinaf yolu açık olmak üzere, tarihi Katırcı Hanı’nın yıkım kararının durdurulması” yönündeki  kararını açıklar“… Bolu Merkez Gölyüzü Mahallesi, Şehit Kani Caddesi, Tapunun 22 Pafta 155 ada 7-8 parselde bulunan ve Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi ‘Katırcı Hanı’ hakkında alınan Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararında ‘Hukuka Uyarlık Bulunmadığı’ sonucuna varılmıştır…*(18)

   Tarihi, kültürel mimari miras varlıklarımızın korunması ve yeniden işlevlendirilerek sürdürülebilir bir gelişme anlayışı ile sosyal ve kültürel hayatımıza eklemlenmesi doğrultusunda;  Bolu’daki tarihi hanlarımızın son örneklerinden birisi olan Katırcı Hanı, yok edilmekten, yıkımdan “mahkeme kararları” ile şimdilik kurtulmuştur… Tarihi, kültürel mimari miras varlıklarımızı yıkarak, yokederek güncel ranta dönüştürme heveslisi çıkar çevrelerinin elinden, Sayın Semih Dimicioğlu öncülüğünde Bolu Sebilci Kültür Derneği’nin hukuk mücadelesi ile kurtarılan Katırcı Hanı (Eski Han), dileriz ki; önümüzdeki dönemde, “sürdürülebilir bir gelişme anlayışı doğrultusunda, tarihi-kültürel mimari özelliklerine uygun bir restorasyon ve yeniden işlevlendirilme sürecinde, kültürel hayatımıza katılır”...

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
HASAN PEKMEZCİ 4 ay önce

yukaridaki̇ mücadeleleri̇ saygi ve mi̇nnetle selamliyorum.
çikar uğruna vandalliklar üzeri̇ne kurulu her anlayişin karşisinda olmak zorundayiz. her kenti̇n gözü gi̇bi̇ korumasi gereken tari̇hi̇ mi̇rasi geçmi̇şi̇ güne ve geleceğe bağlayan onur abi̇deleri̇di̇r. saygilarimla

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BOLU BASIN TARİHİNDEN SEÇME YAZILAR - 3

Haberi Oku