Kültür:
SÜRGÜN

ormanı çalınmış kuşlar nereye uçar

var mıdır bir dönüş yolu

bizi düşlerimizin kıyısına götürecek

acele et kararmadan sular

terk etmeden bizi göğümüzün al bulutu

son yaprak da düştü düşecek..

* Şerif Erginbay

SÜRGÜN

21 Mayıs 1864, büyük bir soykırımın bitiş, acımasız sürgünün başlangıç tarihidir.

Kafkasya ' dan Anadolu’ya...

154 yıl geçti, ancak unutmayacağız, unutturmayacağız.

Bin yıl geçse sessiz kalmayacağız

Dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın;

soykırım ve sürgün, bir halk sorunu değil İNSANLIK sorunudur.

Suçtur! Zulümdür!

Çerkesya, Kafdağı'nın ardındaki bir masal ülkesi bizim için..

Karadeniz en çok bize kara’dır bilir misiniz?

Balık yemez çerkesler, gözleri dolar..

Katamaranlara doldurulup karadenize döküldüler bizim atalarımız..

Anneyi evladından ayırarak, kardeşi kardeşten ayırarak dolduruldular o gemilere..

Bir kıyıya çıkacaklarını umarak..Ölüme gittiklerini bilmeden..

“Orda buluşursunuz nasılsa” diyerek, el- ele ölümü bile çok gördüler ailelere....

Çerkesler sığınmacı değildir.

Bağımsız bir Kafkas Halkı olup, başka halkların boyu veya soyu değildir .

Ta Kalu Bela'dan beri !

Suriye ve Ürdün'de yaşayan Çerkesler ARAP, İsrail'de yaşayan Çerkesler YAHUDİ, Kafkasya'da yaşayan Çerkesler RUS olmadığı gibi Türkiye'de yaşayan Çerkesler de TÜRK değildir !

Ancak; biz bu vatanı ekmeğini yediğimiz için değil, açlıktan ölsek de severiz. Bizim sevgimiz ekmek kırıntılarına endeksli değildir.

Biz Kurtululuş savaşında YUNAN'a kan kusturan Çerkes Ethem'in ve Çanakkale'de şehit olan onbinlerce Çerkesin torunlarıyız.

Mitinglerde polise taş atan çocuklarımız da yoktur bizim. Anarşistimiz yoktur!

Şanlı Türk bayrağı altında Türkiye vatandaşı olarak onurlu ve gururluyuz.

Vatanımızın derdiyle dertlenir, sevinciyle coşku duyarız.

Köklerimize bağlılığımız vefamız gereğidir.

Kimliğimizi hiçbir şey unutturamaz.

“İnsanın öğretmeninin doğa, kitab’ınin insanlık ve okulunun yaşam olduğu bir gün”ün mutlak geleceğini umarak İleriye bakıyoruz.

İnsana yakışan dünya vatandaşlığıdır biliyoruz,

ancak geçmişimizi de asla unutmuyoruz..

Çerkezlerin ırkçılık ve bölücülük gibi dertleri olmadı hiç..

Medeni ve modern, yeniliklere açık bir milletiz.. Tutuculuk bizim işimiz değil..

Dinimizi kendi içimizde, gösterişsiz yaşarız.

Müslümanız ve inançlarımıza bağlıyız..

1864 de topraklarından zorla kopartılmış, acılar içinde dökülüp saçılarak dört bir tarafa savrulmuşuz..

Bir kısmımıza komşu vatan Türkiye’miz kucak açmış yerleşmişiz..

Vatanı ana bilmişiz ve ihanet içinde olmamışız hiç..övey hissetmemişiz ki kendimizi..

Türk, Kürt, Çerkez, Alevi, Sünni, Şafi kaynaşmışız..

Benimsemişiz, kardeş olmuşuz.

Hani denir ya; ana, doğuran mıdır, yoksa besleyip-büyüten mi?..

Besleyip-büyüteni ana bilip minnet duymuşuz..

Elbette bizi doğuranı da unutmayacağız.

Genlerimizin ve köklerimizin, geride bıraktıklarımızın takipçisi olacağız..

Ne de olsa, iyinin de, kötünün de mirasçısıyız dışlanmış olsak da..

Mirasımızı göz ardı edemeyiz doğal olarak…

Elbet insanoğlu, hırslarından arınacak, ölümlü olduğunun bilincine varacak ve kaldıracak sınırları..

Bizler göremeyiz belki, ama çocuklarımız, torunlarımız ortak kullanırlar inşallah yeryüzünü..

(İlgi duyanlar için belgeseli izlemenizi ve duyarsız kalmamanızı dilerim)

¸¸¸.•*´¯`

Anlamak ortak bir dil gerektirir.

Ortak dil ise,

Ortak yaşam / ortak bilgi / ortak birikim / ortak düş

Kimi yerde, ortak düşüş demektir.

Ferit Edgü

Ülkü Mert Yazdı

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

Bir Nefes MUDURNU
Ülkü Mert Yazdı

Haberi Oku