NEOLİBERALİZM ile İDEOLOJİSİ POSTMODERNİZM DİYOR Kİ: “OKUL DUVARLARI YIKILMALIDIR! RESİM DÖRTGENİNİN DIŞINA ÇIKILMALIDIR!”

Bolu’nun 78 Kuşağı devrimcilerinden ve MEDYA14.net gazetesinin kurucu yazarı Süha ALPASLAN “ANLATILAN SENİN HİKAYENDİR” başlıklı yazı dizisine; “12 Eylül’ün 35. Yıldönümünde bu yazıyı yazarken, 13 Aralık 2004 tarihinde bir dizi şeklinde Bolu Gündem gazetesinde yazdığım, “12 Eylül’de Bolu, 12 Eylül anılarını” bugünün önemine binaen Medya14.net’ de tekrar yayınlama kararı aldım.

Anılarda anlatılan bir şekli ile senin hikâyendir, bizim hikâyemizdir, 12 Eylül Bolu’sunun hikâyesidir” diyerek, Aralık 2004 tarihli Bolu Gündem gazetesindeki “HALKEVİ” başlıklı yazısına şöyle başlıyor:

HALKEVİ, Her dönemi ayrı bir özgürlük simgesi…

Her dönemi ayrı direniş meşalesi...

Bir okul...

Halkın kültürünü yayan, sanatını geliştiren, gençlerini eğiten, tarihi gerçekleri o günün gerekleri, icapları ile birleştiren, ülkenin olmazsa olmazı diyebileceğimiz bir kültür kurumu...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk kurmuş.

Ülkenin o zamanki tek siyasal partisi.

Cumhuriyet Halk Fırkası’na, her ilde her kasabada Halkevleri’nin oluşturulması için telkinde bulunmuş…” diyerek devam ediyor.

Süha ALPASLAN’ın, diyalektik tarihsel materyalist felsefeyle, Bolu ve HALKEVİ özelinde Türkiye’yi tahlil ederken “HALKEVİ… BİR OKUL…” yargısına vararak vurgulamasına tanıklık ediyoruz. Evet, HALKEVLERİ, HALKODALARI, KÖYODALARI… emperyalizme karşı mücadelenin öncüsü KUVVAY-I MİLLİYE OKULU’nun ve onun içinden doğan CUMHURİYET HALK FIRKASI OKULU’nun çağdaş ve modernist kurucu ve inşacı okullarıdırlar.  

Bir önceki yazımda; “27 ARALIK, ANKARA, TBMM, OKUL, FULBRIGHT” başlığımız bağlamında; “OKUL, TBMM’dir. OKUL, VATAN’dır” demiştim. Emperyalizmin neoliberalist pratiği 24 Ocak Kararlarının uygulanması bağlamında, 1980 askeri darbesinin kendisinin de emperyalizmin neoliberal pratiği olduğunu vurgulayalım. 1983’te Turgut ÖZAL iktidarının da askeri darbenin devamı bağlamında, dinci-mezhepçi, etnisiteci-bölücü ve kadın kimliği üzerinden aşırı cinsiyetçi neoliberal ve postmodernist uygulamalarının başlatılması özdeğinde Amerikan destekli Sivil Darbe olduğu iddia edilebilir!

Özellikle üzerinde özenle tartışılması gereken ayrıcalıklı ve çok önemli bir addia olarak; “CUMHURİYET HALK FIRKASI OKULU” dediğimize göre; 1980 Askeri Darbesinin, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran “CUMHURİYET HALK PARTİSİ OKULU’ndan Kürt tabanının kopartılması için yapıldığı” ortaya atılabilir!!! Bu iddiaya somut-nesnel-özdeksel bir anı örneği vermek istiyorum: 1985 yılında, özellikle Ankara’nın Haymana ilçesinde, çoğunlukla CHP’ye oy veren Kürt nüfusun yoğun olduğu köylerin imamlarını, öğretmenlerini ve özel olarak CHP delegelerini hedef alarak FETÖ terör örgütünün kurucusu Fethullah GÜLEN’in kasetlerinin ve broşürlerinin (sonraki yıllarda dergi ve gazetelerinin) el altından bedava dağıtıldığına ve bu uygulamanın Haymana Kürtleriyle sınırlı kalmadığına tanık olunmuştur. CHP Eski Genel Başkanı Deniz BAYKAL’ın sağ kolu olarak tanınan Genel Başkan Yardımcısı, Ankara eski milletvekili, Haymana’nın manevi evladı Kürt kökenli Eşref ERDEM’in pasifize edilerek CHP’nin Kürt oylarının başka partilere kaydırılması somut bir gösterge olarak ortada durmaktadır.

Bu örneğin, Haymana özelinde sınırlı kalmadığının ve Türkiye genelinde gözlemlendiğinin altını özellikle çizmek gerekir. Geç kalınmış olsa da özellikle CHP’nin (ve tüm aydınların), partiden kopuşları engellemek için, bu iddiayı, neoliberalizmin postmodernist etnisiteci-bölücü, dinci-mezhepçi ve kadın kimliği üzerinden aşırı cinsiyetçi tuzaklarına, YENİ CHP, YENİ DEVLETÇİLİK, YENİ TÜRKİYE, EŞİT YURTTAŞLIK gibi kavramlarının dipsiz kuyularına düşmeden, çağdaş ve modernist kurucu 6 OK İLKELERİNE bağlı kimliğiyle çatır çatır tartışması gerekir.

1980 Askeri Darbesiyle birlikte, neoliberal pratiklerin ve bu pratiklerin ideolojisi haline dönüştürülen postmodernizmin ürettiği kavramlar ve kavram pratikleri üzerinden emperyalizmin; “OKUL DUVARLARI YIKILMALIDIR, RESİM DÖRTGENİNİN DIŞINA ÇIKILMALIDIR, KAMUSAL ALANA MÜDAHELE ET, KAMUSAL ALANDA SANAT, AVANGARD (Öncü) SANAT YAP…” kavram pratikleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş ve modernist okullarına saldırdığına tanık olunmuştur, diyerek devam edelim:

Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomi alanında öncü devrimci, çağdaş ve modernist okulları KİT’lerdir, açılımıyla Kamu İktisadi Teşekkülleridir. KİT’lerde çalışan işçilerin sınıf bilinciyle öncü devrimci, çağdaş ve modernist bir kişilik geliştirme anlayışıyla eğitildiğine ve kültürel etkinliklerin zenginliğine tanıklık ettim. 1974 Yılında Turhal Şeker Fabrikasını ziyaret etme, tiyatro ve sinema etkinliklerinin yapıldığı görkemli salonunu ve bu salonda Sam Peckinpah’ın 1971 tarihli ‘Köpekler’ filmini ilk gösteriminde-galasında, işçilerle birlikte görme şansım oldu. KİT’lerde çalışan işçilerin sınıf bilinciyle öncü devrimci, çağdaş ve modernist bir kişilik geliştirme anlayışıyla eğitilmesini engellemek ve işçi sınıfını etkisiz ve yetkisiz hale getirmek için Milliyetçi Cephe Hükümetlerinin anti-kamucu, anti-halkçı… uygulamalarıyla, gereksiz ve şişirilmiş yandaş işçi alımlarıyla… KİT’leri zarara uğratan uygulamalarına tanık olduk. 1980 Askeri Darbesi ve Turgut ÖZAL sivil darbesiyle, emperyalizmin neoliberal 24 Ocak Kararlarının özelleştirmeci-küreselleştirmeci dayatmalarının gereği olarak KİT’ler adım adım emperyalizme ve özel işbirlikçilerine ucuz ucuz peşkeş çekilerek KİT OKULLARININ DUVARLARI YIKILMIŞTIR.

Oysa, yüce önderimiz GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, “KAMUCU OKUL” anlayışını tarihten, OĞUZHAN’dan miras alarak kurmuştur. Takma, göbek adı METE olan, Türk boylarını Oğuz boyu önderliğinde Hun Bayrağı altında birleştirdiği için OĞUZ KAAN adını almayı hak kazanan(!), ve bugünümüzün TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ OKULU'nun kurucusu olduğu kabul edilen OĞUZHAN der ki: “HALKA AİT OLAN ŞEY VERİLMEZ” (Metin ÖZKAN, 2010, Türk Devletleri, Sayfa:13, Kalipso Yayınları, İstanbul).

Halka ait olan, kamusal olandır. Halka ait olan KİT’lerin emperyalistlere ve işbirlikçi sermayeye peşkeş çekilmesine seyirci kalanlar ve işbirliği yapanlar Türk milliyetçisi-yurtsever olamaz. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ OKULU’nun (Bu okulda sadece askerlik yapılmadığına, okuma-yazma öğretildiğine, şoförlük, araba tamirciliği, deri ve çadır bezinden çanta yapımı, çadır ve tente yapımı, ayakkabı tamirciliği gibi pek çok zanaatkarlık eğitiminin verildiğine Karargah Destek Bölüğü Geri Tepmesiz Top Takım Komutanı Piyade Yedek Subayı olarak bizzat tanıklık ettim) HARBİYE OKULU’nun duvarlarını, emperyalizm ve işbirlikçilerinin yıkma girişiminin adıdır; 15 Temmuz RESMİ.

RESİM KOMPOZİSYONUNU BİR BÜTÜN HALİNDE GÖRMEK GEREKİR.

COVİD19 pandemisini fırsata çevirmeyi aklından geçirenlerin ve uygulayıcılarının, Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlık alanında öncü devrimci, çağdaş ve modernist okulu HIFSI SIHHA ENSTİTÜSÜ’nü kapatması ile kendi aşılarımızı ivedilikle üretemeyip dışarıya mahkum hale getirilmemiz, emperyalizmin neoliberal postmodernist kavram pratiği “OKUL DUVARLARI YIKILMALIDIR” önermesine ve ölüme mahkum edildiğimizin RESMİDİR.

Çağdaş ve modernist bir dilde ve sonraki yazımızın başlığı olarak söylemek gerekirse:

RESİM VATANDIR! RESİM SANATTIR! RESİM BİLİMDİR! BİLİM!

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122