Bolu ili denilince hemen akla 16 YY da yaşayan Bolu Beyi ve Köroğlu gelir. Bolu Beyi zalim,Köroğlu ise zalimlere karşı garibanları koruyan bir halk adamıdır.Tarih Bolu Beyi ve Köroğlu öyküleriyle destanlarıyla doludur.Bu destanlar dilden dile anlatılagelmiştir.Bolu halkı sayın Başbakan’ın dediği gibi Bolu Beyi’nden yani zalimden yana değil halkını koruyan Köroğlu’ndan yanadır.O nedenle Bolu meydanında Bolu Beyi’nin değil Köroğlu’nun heykeli vardır.

Köroğlu aslında eski bir asker ve sonradan dağa çıkan bir isyancıdır. Asıl adı Ruşen’dir. Azerbaycan’da çok yaygın olan "Koroğlu Efsanesi" ("Kor", Azeri dilinde kör demektir,) ile büyük oranda benzeşir. Köroğlu’nun  Babası Yusuf, Bolu Beyi'nin seyisidir. At meraklısı olan Bolu Beyi, seyisi Yusuf'u cins bir at almaya gönderir; fakat Yusuf'un getirdiği tayı beğenmez, adamın gözlerine mil çektirir. Yusuf tayı ve oğlunu alıp memleketten çıkar. Ruşen Ali, babasının tarif ettiği tarzda, tayı karanlık bir ahırda besler. Tay, belli bir zaman sonra kanatlanır, eşsiz bir küheylan olur. Yusuf ile Ruşen Ali, Aras ırmağına gider, orada Bingöl'den inecek olan üç sihirli köpüğü beklerler. Yusuf, köpükleri içince, tekrar görmeye başlayacak, gençleşecek ve Bolu Beyi'nden intikamını alacaktır. Fakat, Ruşen Ali köpükleri kendisi içer, babasına köpüksüz su verir. Yusuf buna bir yandan üzülür, bir yandan da, oğlu intikamını alacak bir yiğit olacağı için sevinir. Bu sihirli üç köpükten biri Köroğlu'na ebedi hayat, biri yiğitlik, biri de şairlik sağlar. Yusuf, oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür. Ruşen Ali Kır-At'ı ile birlikte dağa çıkar. Köroğlu diye ün alır, bir derebeyi gibi yaşamaya başlar, her savaşta üstün gelir; bezirganlardan, beylerden, paşalardan aldıklarını yoksullara dağıtır. Delikli demir (tüfek) icat olunup da eski yiğitlik gelenekleri bozulunca, arkadaşlarına dağılmalarını tavsiye eder, "sır olur", Kırklar'a karışır.(Yaşar Kemal, Üç Anadolu Efsanesi)

Ancak Osmanlı döneminde Bolu halkına zulmeden sadece Bolu Beyi değildir.Başka beylerde vardır.XVI Yüzyılın ikinci yarısında bütün Anadolu’yu saran Medresile(Suhte) ayaklanmaları Bolu’da da görüldü.Bu ayaklanmalar uzun süre devam etti.Bu ayaklanmaları önlemek için Osmanlı yönetimi Şemsi Ahmed Paşa’yı Bolu’da vali olarak görevlendirmiştir. Şemsi Paşa dan sonra göreve gelen paşalar zalim ve gaddar bir yönetim uyguladılar.Bunlardan en önemli olan ve Bolu halkına zulmeden Bolu Sancak Beyi Abdi Paşa,Bolu halkının padişaha şikayeti sonucu  padişah IV. Murad tarafından Konya’da öldürtülmüştür.

IV.Mehmed döneminde ise Bolu ve Gerede dolaylarında halka zulmeden ve haraç toplayan çeteler türemiştir.Bunlardan en önemlisi de Gürcü Abdulnemi’dir.Mudurnu’da ve bölgede pek çok yağmalama olayına karışan bu çete lideri daha sonra yakalanarak idam edilmiştir.

1683-1792 yıllarında Bolu Voyvodalık olarak yönetilmiştir.Bölge halkından toplanan aşırı vergiler yüzünden sık sık ayaklanmalar yaşandığını biliyoruz. Aşırı vergiler ve eşkıya baskısı sebebiyle huzursuz olan bölge halkının talepleri doğrultusunda II.Mahmud’un emriyle 1811 de voyvodalık kaldırılmıştır.

Bölgenin geçiş güzergahı olması ve ticari önemi sebebiyle 1803 yılında Bolu’da Nizami Cedid askerlerine bir kışla yapıldığını ve bu kışlada da ayaklanmalar olduğunu görüyoruz. Dönemsel sıkıntılar ve gerilimlerden kaynaklanan nedenlerle Bolu da yapılan ıslahad hareketlerinin Kabakçı Mustafa ayaklanması ile son bulduğu anlaşılmaktadır.  

Bolu’nun doğudan batıya geçişti önemli bir yer olması sebebiyle Osmanlı döneminde de kritik bir konumu vardı.Bu nedenle Bolu’da sık sık  meydana gelen isyanlar ve yağmalar sebebiyle şehre giriş ve çıkışlar 1847/1848 yıllarında tek tek kayıt altına alınmıştır.(Hazine-i Evrak) Bu kayıtlara göre şehre giren  yabancıların isimleri hangi amaçla geldiği ve kaç gün kalacakları yazılmıştır.( Pars Tuğlacı,Osmanlı Şehirleri)

1903 yılında Bölge halkında aşırı miktarda Aşar vergisi toplayan Taşhancı adıyla bilinen Zeki Efendi’ye karşı yöre  halkının ayaklandığı da bilinmektedir. Kuşkusuz mültezim Zeki Efendi o zamanki Bolu Beyi’ne güvenerek halkına zulmetmiştir.Daha sonra ise ayaklanan halk Zeki Efendi baskısına son vermiştir.

Kuşkusuz Bolu şehri doğu ve batı arasında tek sayılabilecek en önemli geçiş güzergahıdır. Tarih boyunca da böyle olmuştur.Bolu’nun bu öneminden kaynaklanan nedenlerle Osmanlı Devleti şehre önem vermiş ve sürekli bölgeyi zapturapt altına alacak paşalar atamıştır. Bu paşaların bazılarının olumsuz yönetimleri ve adlarının şaibeye karışmaları ya da bölge de çeteleşmeye göz yummaları sebebiyle bölge halkı ciddi huzursuzluklar yaşamış isyanlara tanıklık etmiştir.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115