Malumunuz dünya büyük bir salgının gölgesinde çok farklı bir evreden geçiyor, tarihin belki de en acımasız dönemlerinden birine denk geldik. Geçmişte de insanlığın sınandığı büyük salgınlar olmuş elbet, örneğin "kara veba" diye adlandıran 14.yy'da meydana gelen salgın yaklaşık 200 milyon kişinin yani dünya nüfusunun %30'dan fazlasının ölümüne neden olmuş. İspanyol gribi diye adlandırılan 1. Dünya savaşı sırasında çıkan salgın ise 1. ve 2. Dünya savaşlarında hayatını kaybeden insanların toplamında çok daha fazla kişinin hayatına mal olmuş. Hatta Osmanlı Devletini bile etkileyen bu salgın Nazım Hikmet'in dizelerinde de yer bulmuş.

Karanlık günlerin listesini uzatmak mümkün fakat insanı hayrete düşüren bir ortak noktası var bu felaketlerin: İlerleyen teknolojiye rağmen insanlık hala neredeyse 500 yıl öncesi kadar aciz. Kadim zamanlardan beri derin bir merak ve korku ile baktığımız gökyüzüne artık roketler gönderip hüküm sürme derdinde iken hastahane koridorlarında can veren insanlara seyirci kalabiliyoruz. Laboratuvarlarda üç boyutlu yazıcılarda organ üretebilirken, bir yandan yüzyıllar öncesinin cahilliğine hayıflanıyoruz fakat kitlesel bir salgına karşı hala en büyük koruyucularımız bir adet maske ve el yıkamak.

Bundan 130 yıl önce gerçekleşen ilk uzun mesafeli otomobil yolculuğunda 106 km 12 saatte aşılırken şu an bu süre 1 saatin altında. Teknoloji ilerliyor ilerlemesine ama bu ilerleyişin sıradan insanların derdine deva olması yılları alıyor. Diğer yandan ihtiyacımız olmayan bir şeyi almak için onlarca alışveriş sitesi tek tık kadar yakınımıza hemen geliveriyor. Salgının ilk günleri hayatta kalabilmenin en önemli yolunun tuvalet kağıdı almaktan geçtiğini düşünen modern insanlık sayesinde e-ticaret rekorları kırılıyor.

Teknoloji bizi bu trajediden kurtarma potansiyeline sahip fakat gerçekten insanlık yararına kullanılma iradesi gösterebilinirse. Yaşanılan her kıymetli gelişme insanlığın kolektif zekasının bir ürünü, dibe batışlarımız ise şirket egemenliğine devredilen hayatlarımızın yansıması. Avustralyalı bilim insanları geçtiğimiz aylarda saniyede 44 terabit ile internet hız rekorunu kırdılar. Uzun süreli emeklerin sonucu ortaya çıkan bu gelişme ile bir doktor dünyanın diğer ucundaki bir hastayı ameliyat da edebilir, Netflix bizlere saniyede binlerce film indirebilmemiz için premium paket de satabilir.

Başladığımız gibi Nazım Hikmet ile kapatalım;

Büyük insanlık gemide güverte yolcusu

                                        tirende üçüncü mevki

                                        şosede yayan

                                        büyük insanlık.

Büyük insanlık sekizinde işe gider

                                        yirmisinde evlenir

                                        kırkında ölür

                                        büyük insanlık.

Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter

                                        pirinç de öyle

                                        şeker de öyle

                                        kumaş da öyle

                                        kitap da öyle

            büyük insanlıktan başka herkese yeter.

Büyük insanlığın toprağında gölge yok

                                        sokağında fener

                                        penceresinde cam

ama umudu var büyük insanlığın

                                        umutsuz yaşanmıyor.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Orhan Çiçek 3 ay önce

evet çağdaşçığım umutsuz yaşanmıyor... ne yaparsın.yazın çok güzel

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122