Röportaj:
AT YAYLASI BİLMECESİ

Bolu’da Paşaköy, Çivril, Kızıl Ağıl, Kılıçarslan, Kürkçüler, Karamanlı ve Ağaççılar köylerinin yaylası olan At Yaylası'nda bir süredir Vali Ümit’in talimatları doğrultusunda Bolu Belediyesi'ne ait dozerler, jandarma güçleri eşliğinde içerisinde köylülerin hayvancılık yaptığı çitleri yerle bir ediyor.

 
At Yaylası'nda yıkılan çitler
 

Vilayetin gerekçesi yaylaları işgalden kurtarmak şeklinde özetlenebilir.

CHP’li Belediye Başkanı ise geçmiş dönemde At Yaylası'nı mücavir alan içerisine alan eski meclis kararından dönmek istiyor.

Bir anlamda sorumluluktan kaçınmak istiyor denebilir.

Valilik, At Yaylasındaki yapılaşmayı dronlarla Bolu kamuoyuna anlattı.

Bir ölçüde de bunda başarılı oldu.

AKP’nin yandaş medyası da bunu böyle göstermek için Sayın Valinin çabalarına destek oldu.

At Yaylası'nda kadim zamanlardan bu yana yaylacılık yapan ova köylüsü ise baktı ki onu dinleyen yok, jandarma ve dozerlere karşı topluca yolu keserek, yıkıma direnerek cevap verdi.

Peki, objektif bir değerlendirme ile bakıldığında At Yaylası'nda;

Kaçak yapılaşma var mı?

Evet, var…

Çitlerle geniş araziler kapatılmış mı?

Bu tür uyanıklar de var…

Hatta tapusuz arazileri dışarıdan gelenlere satanlar var mı?

Paşaköylülerin dışındaki diğer köylerin arazilerinde bu tür spekülasyon yapan kişiler var, arazi işgali yapanlar var.

Gerçek yaylacılar; hayvancılık yapan geçimini bu yolla sağlayan küçük üretici var mı?

Evet, var. Direnen de onlar, sesini yükselten gene onlar.

Peki, küçük üretici ve yaylacı köylüler ne diyor? Gerekçe ve iddiaları ne?

Öncelikle Turizm Bakanlığından bir ekibin Bolu Valisi eşliğinde At Yaylası üzerinde helikopter ile inceleme yaptığını ne oldu ise ondan sonra jandarmaların yaylaya yıkım için geldiğini belirtiyorlar.

Yayla hakkında ileri sürülen iddiaların ardı arkası kesilmiyor.

Halk arasında genel kanaat yaylanın önemli bir kısmının Galatasaray Kulübüne tesis yapması amacı ile tahsis edileceği, bir diğer iddia ise yaylanın gölet ile takviye edilerek bir turizm şirketine devredileceği vs.

Bu tür dedikoduların ardı arkası kesilmiyor.

Bunun üzerine At Yaylasına gittik ve köylülerle görüştük.

At Yaylası bambaşka bir yer uçsuz bucaksız yeşillik, göz alabildiğine uzanan ovalar.


YAYLACI KÖYLÜLERİ DİNLEDİK


 

“BEN İŞGALCİ DEĞİLİM”

Geçenlerde At Yaylası’nda bir saldırı oldu, çitleriniz yıkıldı, onun öncesinde At Yaylası’nda yapılmak istenen bazı yapılara dair söylemler var. Bunlarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Burada siz neler yaşadınız?

Hadiye Debaoğlu:

Paşaköy mahallesindenim. Doğduğumdan beri Paşaköy’deyim, dışarıdan gelme değiliz. Ben çitleri yıkmaya geldiklerinde şok yaşadım. Direkt geldiler önce benim çitlerimi açtılar. Benim 10 tane ineğim var. Benim ineklerim hamile oluyor, taze buzağı oluyor… Ben onlar kaçmasın diye çitlerin içinde tutuyorum.

Saldığım zaman Tokadi Hayreddin’e kadar iniyor hayvanlar. Hırsızlar çalıyor. Yıkıma geldiklerinde adamın biri,

“Ne işin var hayvanları güt akşama kadar” dedi bana. Akşama kadar ben hayvanları güdecekmişim. Ben yaylaya niye geliyorum? İnek gütmeye mi geliyorum? Köylerde çocukken güderdik. Köylerimizi aldılar şehir yaptılar, yaşanacak halimiz kalmadı. Tepemize Hilton’u diktiler. Yaylaya attım kendimi yaylada da sen “İşgalcisin” dediler, çitlerimi yıktılar. Geldiler bir saat önünde durdum kepçenin. “Ben işgalci değilim. Bak bir korunan yer bizim otlağımız. Siz işgal ediyorsunuz bizi. Bana zarar veriyorsunuz” dedim. Ben çocukluğumdan beri 55 yıldır bu otlağa inek koyar, çıkartırım. Çocukluğumdan beri… Bana babamdan kalma bu yer.

Mehmet Debaoğlu:

 Ağaç dikmek yasakmış yaylaya. En az 100 tane ağacımız var. Ağaçlarımıza zarar verdiler işte. Çevrede 70-80 tane ağaç var. Hepsini düzleyeceklermiş.


Mehmet ve Hadiye Debaoğlu
 

Fatma Ataş:

Şuna bak hiçbir yer bırakmadılar. Kime ne yaptık biz? Biz köylüyüz, üretkeniz biz. Sokağa çıkma yasağında kızım torunlarım geldi. “Her yeri açmışlar. Ayı gelir” dedi. Tel varken korkmuyorlardı, muhafaza ediyordu teller. Can güvenliğim nerde? Biz hakkımızı istiyoruz, bir şey istemiyoruz. Biz villa yapmıyoruz. Biz yaylacıyız. Ben anamdan doğalı yaylada büyüdüm.


 

“ALAADDİN YILMAZ’IN VİLLASI VAR”

Hadiye Debaoğlu:

Zenginlerin yazlıkları var bizim burada bir şeyimiz yok ki. Köyümüz şehir oldu. Hilton tepemizde, görüyorsun yani. Yaşanacak, hayvancılık yapılacak bir durum kalmadı. Şuraya gelip nefes alıyoruz. Burası bizim nefesimiz, nefesimizi kesiyorlar. Bolu’nun eski belediye başkanının evi var, onlara kimse dokunmuyor. Alaaddin Yılmaz'ında yaylada evi var. Alaaddin Yılmaz Sebenli, At Yaylası’nda evinin işi ne. Villa o işte, villa o! Ben hayvancıyım. Biz güzel ev yapmışız. Ben güzel yaşamayayım mı, benim evim güzel olmasın mı? Tahta evimiz mi olsun? Olacak iş mi bu.

Ahmet Bilal:

Yayla yolundaki çöpleri burada kalanlar atmıyor, pikniğe gelenler atıyor. Geçen gün belediye temizledi, iki kamyon çöp aldı Bolu Belediyesi. Sanki burada kalanlar atıyormuş gibi bize mal ettiler. Çöplerimizi konteynırlara atıyoruz. Biz yaylamızı kirletmeyiz. Biz ata topraklarımızdan, dedelerimizden gelen topraklara geldik ev yaptık onardık. Ahşap ev yaptık. Betonarme de değil, konteynırdan ev yaptık. Bunu devlet yetkilileri nasıl çıkacaklar bu işin içinden bilmiyoruz. Bizim meralarımızı yıktılar, çitlerimizi açtılar. Onunkini yıktılar, bununkini yıktılar, güçlü onlara dokunmadılar. Haksızlık yaptılar…


Ahmet Bilal, Mehmet Debaoğlu, Hadiye Debaoğlu


 

“BOLU’DA BÜYÜK RANT VAR”

Bu yayla evlerinin yıkılıp yayla alanının talan edilip başka işlerin yapılacağına dair iddialar var.

Hadiye Debaoğlu:

Tepemizde bir helikopter geziyor. Ne bileyim ben neden gezdiğini. Buralarda çok büyük rant varmış. Adamlar rant peşinde. Topukçayırı Galatasaray’a verildi deniliyor. Bir de dünyada en iyi torf bir İsviçre'de bir de Türkiye’de At Yaylası’nda varmış. Torfu alıp göl yapacaklarmış. Büyük otel projesi varmış. Burası E-5ve otobana çok yakın Tokadi Hayrettin’e çift yol yapılıyor deniliyor. Oradan direkt gelip gidebilirler. Ankara ve İstanbul’a da çok yakın. Çok büyük rant deniliyor. Bir duyum daha aldım. Birileri Bolu’da gezmiş, “Büyük rant var” demişler. Artık Ensar Vakfı’na mı verecekler, ne yapacaklar bilmiyorum. Bir de Galatasaray’a dair iddialar var, burada tesis yapacak gibi…

Nezaket Dağcı: Başkalarına bir şey yapmazlar, bize yaparlar. Bizi bezdirip burada bir çayırımız var, onu almak istiyorlar. Buraları yıkıp villalar yapmak istiyorlar. Bir de göl mü ne yapacaklarmış… Biz ona da karşıyız. Bizim tek istediğimiz yaylamıza dokunulmaması. Eşim emekli 2 bin Lira para alıyor, başka gelirimiz de yok. Benim torunlarım da var. Biz burada olmasak nasıl karnımızı doyuracağız? Zaten her şeye zam geliyor, maaşlara zam yok…


Nezaket Dağcı


 

“DEVLET DE BİZİZ, MİLLET DE”

Peki şimdi ne yapmayı planlıyorlar? Çitleri yıktılar, evleri de yıkacaklar mı? Size bir şey söylediler mi?

Fatma Ataş: Bize bir şey demediler bekliyoruz bakalım ne diyecekler. Çitleri yıktılar açıklama yapmadılar. Emme beni iletsinler cumhurbaşkanına kadar giderim. Beni iletiverseler ben taa cumhurbaşkanına kadar gideceğim. İletivermiyorlar. Gideceğim çocuğum gideceğim… Yaylamızı bekliyoruz. Yaylacılığı onlar bilmezler. Buralarda büyüdük biz…

Hadiye Debaoğlu: Bizim tellerimizden, bizim otlaklarımızdan ne istediler bizim aklımız almıyor…

Fatma Ataş: Biz dünyayı istemiyoruz onlardan.

Hadiye Debaoğlu: Bizim yaylamızda bir sorun da yok. Bazı yaylalarda satış matış olmuş; Civril Yaylası,Sandallar Yaylası olsun… Bizde bir problem yok.

Fatma Ataş: Hayvancılık yapanlar keyfi gelmiyor buralara. O keyfi gelenlere söylesinler, biz bir şey yapmadık. Hayvancılıkla uğraşıyoruz.

Hadiye Debaoğlu: Vergisini veren, devletini seven insanlarız.

Fatma Ataş: Devlet de biziz, millet de biziz. Bize büyüklerimiz yardımcı olsun. Biz büyüklerimize sesleniyoruz. Bizim buradakilerden bize hayır kalmadı gayrı. Seçim zamanı biz onları çok iyi karşılarız gayrı. Hangisi olursa olsun yaptıklarını yüzlerine vuracağız onların. Biz rahat etmek için daha iyisi olsun diyoruz, onlar bizi dibe götürüyorlar. Rezil ettiler köylüyü.


Fatma Ataş


 

BU HÜKÜMET KÖYLÜLERİ EZİYOR

Bundan sonrası için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Hadiye Debaoğlu: Köylülerin hepsi bu durumdan şikâyetçi yayladaki durumdan. Ben televizyonda görüyordum bunları, köylüleri direnirken. Hep bu hükümet köylüleri eziyor, ne istiyor bilmiyorum. Kirazlıyayla’dakiler orayı savunuyor. “At yaylası bizim” diye biz savunuyoruz şimdi de. Bizi sindirdiler yalnız. Biz hükümetle baş edemedik. Ayaklandık, karşı çıktık, kolluk kuvvetleri, polis geldi. Biz ne yapabiliriz? Bizim çocuğumuzla biz mi çarpışalım? Ne yapalım yani... Devlet biziz. Biz olmayınca köylü olmayınca devlet olmaz. Hükümetler geçici, bugün var yarın yok. Bugün bizi eziyorlar ama millet oy ile bunları def eder.

 
Galatasaray tesisi için göl yapılacağı iddia edilen alan

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

PANDEMİDE TİYATROCULAR SAHNEDEN MAHRUM KALDI
Tiyatrocuların Bolu’daki durumunu öğrenmek için Bolu Bölge Tiyatrosu Yönetmeni Onur Yamak ile konuştuk....

Haberi Oku