Röportaj:
BU MEMLEKETİN İŞÇİLERİNİ, GENÇLERİNİ, ÖĞRENCİLERİNİ ÇARESİZ BIRAKANLARI UNUTMAYACAĞIZ

Bolu’da yaşayan öğrenci ve genç işçilerle, pandemi döneminde yaşadıkları sorunlar üzerine röportaj gerçekleştirdik. Öğrenciler ve genç işçiler, yaşadıkları psikolojik ve fiziksel sağlık sorunları ile ekonomik ve uzaktan eğitimle ilgili yaşadıkları sorunları da anlattı.


Emre Tepe: AİBÜ İktisat bölümü son sınıf öğrencisiyim. Pandemi öncesinde part time işlerde çalışarak geçimimi sağlamaya çalışıyordum. Her ne kadar ekonomik olarak zorlansam da bir şekilde aileme yük olmadan öğrenim hayatımı devam ettiriyordum. Türkiye’de ilk vakanın görülmesiyle birlikte uzaktan eğitime geçildi. Ailemin evinde internet olmadığı için Bolu’da kalmaya devam ettim fakat part time çalıştığım iş yeri işlerin düşmesi nedeniyle beni işten çıkarttı. Güvencesiz ve sigortasız çalıştırıldığım için bu süreçte hiçbir gelirim kalmadı. Mecburen ailemin yanına dönmek zorunda kaldım. İşçi çocuğuyum ve ailem de bu süreçte ekonomik olarak zorlanıyor. Evde internet olmadığı için derslerime telefondan kısıtlı olarak girebiliyorum. Uzaktan eğitim dersleri yüz yüze yapılan eğitim kadar nitelikli olmuyor. Zaten her 4 gençten 3’ünün işsiz kaldığı ülkemizde, eğitimin de niteliksizleşmesi gelecek kaygımızı artırıyor. Okulların uzaktan eğitim olacağı çok geç kesinleştiği için kaldığımız öğrenci evini bu dönemde kapatamadık aylardır kalmadığımız ev için kira ödüyoruz. Evi kapatsak eşyalarımızı nereye koyacağız ki dönem sonu sınavlarının yüz yüze yapılması planlanıyor. Evlerinden çıkan arkadaşlarımız sınavlar yüz yüze yapılırsa diye kalacak yer kaygısı güdüyorlar. Bizler bu süreci dayanışmayı büyüterek atlatacağız fakat bu memleketin işçilerini, gençlerini, öğrencilerini; pandemi ve yarattığı ekonomik koşullar karşında çaresiz bırakanları unutmayacağız.


Emre Tepe


 

Selenay Yüksel: AİBÜ İşletme bölümü öğrencisiyim. Pandemiyle birlikte birden işimden, sosyal yaşantımdan olmam ve uzaktan eğitime yeterince ulaşamamam beni oldukça yıprattı. İş yerim kapandı, maddi yönden çok fazla kayba uğradım. Yüz yüze eğitimle yeterince verim alamazken uzaktan eğitimle daha kötü bir hale geldik. Zaten ne hocalarımıza ulaşabiliyoruz, ne sistem düzgün çalışıyor ne de uzaktan eğitime katılmak için yeterli araçlarımız var… Birçok hastanenin diş hastanesine dönüşmesi ve kalan hastanelerin de acil olmayan durumlarda hasta kabul etmemesi nedeniyle haftalarca diş ağrısı çektim. Arkadaşlarımla görüşememek ve ailemden uzak kalmak beni çok yıprattı. Bu dönemin artık bir an önce sonlandırılması gerekiyor. Bunun için ne gerekiyorsa yetkililerin yapması gerekiyor.


 

Uğur Osman Köse: AİBÜ Kamu Yönetimi bölümü öğrencisiyim. 11 Mart günü ilk pozitif vakanın ortaya çıkmasıyla ve devamında alınan tedbirlerle mağdur olan kafe personellerinden biriyim. 16 Mart tarihinde kafelerin kapatılmasıyla ailemin yaşadığı köye geri dönmek zorunda kaldım ve tek maddi gelirimi de geçici olarak kaybettim. Sigorta prim günüm yeterli olmadığı için maddi destek de alamadım. 1 Haziran, yani seyahat kısıtlamasının kaldırılmasına kadar geçen sürede köyde internet olmadığı için uzaktan eğitim derslerine giremedim ve bu benim bir dönemimin heba olmasına sebep oldu. Pandemi öncesi yaşantımda sosyal bir bireyken pandemi sonrası mecburen köyde hiç arkadaşım olmadan günlerimi geçirmek zorunda kaldım.

Daha sonra işyerimin açılmasıyla tekrar çalışmaya başladım ama kısıtlamalar dolayısıyla işler eskisi gibi olmadı ve yine maddi problemler yaşadım. Bolu’ya döndükten sonra ailemi riske atmamak için onlarla yüz yüze görüşemedim. Arkadaşlarımla sosyal aktivitelere ara vermek zorunda kaldık yani mart ayından beri çalışmaktan başka bir şey yapamadım.

Son alınan tedbirlerden sonra toplu alanlarda oturmak yasaklandı ve bu birçok işyeri gibi bizi de olumsuz etkiledi. Dört olan personel sayısı ikiye düşürüldü ve iki arkadaşımız işsiz kaldı. Şu an hâlâ kısıtlamalar devam ettiği ve bu sebepten işlerimiz düşük olduğu için mecburen maddi anlamda kendimizi sıkmaya başladım ve yapmayı planladığım birçok şeyi ertelemek zorunda kaldım. Son zamanlarda tek yapabildiğim mağdur olan birçok insan gibi sadece geçimimi sağlamaya çalışmak.


 

Feyza Durmaz: AİBÜ Psikoloji bölümü son sınıf öğrencisiyim. Okulların uzaktan eğitime başlaması ile birçok sorun yaşadım. Sürece apar topar neyin nasıl ne zaman olacağını bilmeden sürüklendik, bir anda üniversiteleri 2-3 haftalığına tatil verdiklerini duyurdular. O gün otogarlar, seyahat firmaları ve yurtlar tam bir kaos ortamıydı bütün öğrenciler şehirlerine gitmeye çalışıyordu. 2-3 haftalık için gidiş-dönüş bileti ödeyemeyen ve yabancı öğrencilerin oluşturduğu bir grup öğrenci yurtlarda kalmaya karar verdik. Sanırım ilk mağduriyetler yurt kararları ile oldu. Gün içinde bile karar değişikliği yapılıyordu. Benim kaldığım yurt ilk başta merkez yurt seçildi bütün öğrenciler toplandı diğer yurtlar boşaltıldı çok geçmeden karantina yurdu ilan edildi ve gece 12 de öğrenciler alabildiği eşyalarla kapı önlerine koyuldular. Ben ise aile evimde ders çalışabilecek koşullarım olmadığı için Bolu’da kalmak zorunda kaldım ve eve çıktım. Kira, elektrik, su vb. giderler sadece öğrenim kredisi ile geçinen birisi için bu giderler oldukça zor ve borçlandıran bir durum oldu.

Hocalarımızla örgün eğitimdeyken bile zor iletişim kurabiliyorken, uzaktan eğitimle hocalarımıza neredeyse ulaşamıyoruz. Psikoloji bölümünde birçok uygulamalı dersim vardı, bu süreçte bu konuda da zorluk yaşadık. Uzaktan eğitim için araçlarım da yetersizdi. Bunlar gibi birçok faktör kaygılarımı arttırdı ve akademik verimliliğimi düşürdü.


Feyza Durmaz


 

AVM Çalışanı: AİBÜ İktisat bölümü mezunuyum. Türkiye’de ilk vaka görüldüğünden beri avm işçilerinin belirsiz bir çalışma ve maaş düzeni var. Pandemi döneminde devlet tarafından yapılan maaş yardımından sigorta prim günü 450 iş günü olanlar maaşlarının %70 alabiliyorken, prim günü tutmayanlar ise ancak yarısını alabilmekteydi. Son kısıtlamalarda da aynı durum gerçekleşti. Müşteri sayısının azlığı, mağazaların düşük ciro yapıyor oluşu, işçilerin daha fazla zor durumda kalmasına neden oldu. Bolu Belediyesi’nin pandemi döneminde halk otobüs seferlerini bir türlü düzene sokamaması çalışanların zor durumda kalmasına neden oldu. Halen süren düzensiz seferler yüzünden birçok arkadaşımız işlerine geç kalmakta. Sağlık Bakanı otobüslere binmekte acele etmemizi istiyor ama patronlar bunu istemiyor. Eksik ve düzensiz seferler dolayısıyla işe geç kalan arkadaşlarımız yönetimlerle birçok sorun yaşıyor. Hükümet, pandemide de yandaşlarının ve sermaye sınıfının yanında olmaya devam etmekte. Kendileri zevk û sefa içinde, saraylarda yaşarken; işçileri ağır yükümlülükler altında çalışmaya ve aç bırakmaya mahkûm etmektedirler. Gün olur devran döner. Her şey değiştirilir. O gün geldiğinde halkın sırtından servetlerine servet katan haramilere, bu günlerin hesabını yine halk soracaktır.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

PANDEMİDE TİYATROCULAR SAHNEDEN MAHRUM KALDI
Tiyatrocuların Bolu’daki durumunu öğrenmek için Bolu Bölge Tiyatrosu Yönetmeni Onur Yamak ile konuştuk....

Haberi Oku