Röportaj:
KIBRISCIK BELEDİYE BAŞKANI TEKEMEN İLE GÖRÜŞTÜK

Kıbrıscık ilçemize 31 Mart yerel seçiminde başkan seçilen Emin Tekemen, göreve başlar başlamaz Bolu’nun en küçük ilçesinin büyük sorunları olduğunu bizzat gördü.

Devlet yatırımlarından nasibini almamış ilçede buna bağlı olarak gençler arasında işsizlik  % 70’ın üstünde. Elbette genç nüfus şehirlere ve yakın ilçelere kaçıyor.

Bunun yanı sıra Kıbrıscık ilçesi bağlı köylerinde ve merkezde nüfusun giderek azaldığı, hayvancılığın ve geleneksel üretimin oldukça yetersiz olduğu en küçük ilçemiz.

Sofralara nam salmış Kıbrıscık pirinci üretimi ise, üretmenin zorluğu ve üreticinin beklentilerini karşılayacak para kazanamaması neticesiyle yıldan yıla azalıyor.

İşte bu zorlu koşulları olan ilçemiz belediye başkanı Emin Tekemen’i ziyaret ettik.

Emin Tekemen milli mücadelenin ve ardından (CHF) Cumhuriyet Halk Fırkası önderlerinden Ali Rıza Tekemen sülalesinden geliyor. Eğitimci.

Gazetemiz adına ben başkanla röportaj yaparken arkadaşlarımız ilçe de halkla görüştüler

 İşte Başkan ile görüşmemiz ve diğer izlenimlerimiz

Dilara Kurtuluş

Sayın Başkan Kıbrıscık’ta nüfus azalma ve eğiliminde gençler ve aileler Polatlı, Ayaş ve Bolu’ya göç ediyor.

Hatta İstanbul Pendik dolaylarında mevcut şimdiki nüfus kadar göç etmiş Kıbrıscıklı aileler var.

Bu durumda ilerleyen yıllarda Kıbrıscık’ın belde olması söz konusu.

Siz bu konuda ne düşüyorsunuz, bunu önleme konusunda çalışmalarınız var mıdır?

Emin Tekemen:

Kıbrıscık yıllardan beri nüfus kaybeden bir yer. Bolu’da Seben’den sonra en hızlı nüfus kaybı yaşanan yer. Bugün burada neredeyse tamamen yaşlı nüfus kaldı. Amacımız ve hedefimiz gençleri buraya çekebilmek. Bununla ilgili çalışmalarımız var.

Tarım alanında sulu tarım başladı.

 Amacımız gençlerin dikkatini çekebilmek, tarımın ve üretimin canlanmasını sağlamak. Diğer bir şey, Bolu Belediyesi ile mantar kompos tesisi işine başladık. Yeri gösterdik, meclis kararımızı aldık. Aşağı yukarı 20-25 kişinin çalışabileceği bir tesis olacak. Ama bunun arkasından da 150 civarı atıl kümes vardı. Kıbrıscıklılar kümes kapasitelerini büyütemediği için çoğu üretimi bıraktı, dışarıda asgari ücrete çalışıyor insanlar.

Bu kümeslerde mantar üretimini de geliştirip arttırabilirsek, gençlerin asgari ücret yerine buraya gelip üretime katılacaklarına da inanıyorum.

Tabi bunun içinde altyapı, mantar kompos tesisinin üretimine bağlı. Arkadan kümesçiliğin de mantarcılığa dönüşeceğini, atıl kümeslerin de faaliyete geçip burada 150 gencin iş imkânına ulaşmasını sağlayacağız. Çok büyük fabrikalar kurma imkânımız yok. Yani durumumuzu da biliyoruz. Sanayi oluşturacak imkânımız da yok. Küçük işletmelerle amaçlarımıza ulaşmak şu anki hedefimiz. Gelirken de yine bu konuda sözler vermiştik. Bu bir başlangıç olur diye düşünüyoruz. İlerleyen zamanlarda farklı çareler de düşüneceğiz.
 

Kıbrıscık’ta kalsedon taşı işletmesi var. İnsan sağlığına yararlı olduğuna dair söylemler de var. Bu işletme hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Emin Tekemen : Bu makineleri ben kucağımda buldum. Ben geldiğimde faaliyete geçmemiş duruyordu. Kalsedon taşı kökü Hititlere dayanan bir taş. İnsanlarda konuşma yetisini güçlendirdiği, stresi aldığı gibi inanışlar var. Taşı işlemeye başladık fakat büyük sıkıntılar var. Taşı aldığımız bölgede, yani merkezde Kıbrıscık’ta idarenin bile bilgisi olmadan bir kiralama gerçekleşmiş, orman alanında. Ama elimizde yeterli stokumuz var. Şimdi onları üretime katmaya çalışıyoruz. Şu anda bile 4-5 kişi bu işten ekmek yiyor. Pandemi nedeniyle pazarların daralması bu işi de etkiledi. Pazarlamakta güçlük çekiyoruz. Pandemi bittikten sonra fuar gibi yerlerde daha çok pazarlanabilecek.

Aladağ’da kamp yapılan bir sosyal tesis var. Buraya Ankara Büyükşehir Belediye başkanı Mansur Yavaş’ın da yardımları söz konusu. O bölgenin geliştirilmesinin Kıbrıscık’a bir katkısı olur mu? Siz neler yapmayı planlıyorsunuz?

Başkan: Kıbrıscık’ta bütün otoritelerin ortak görüşü turizmin gelişmesinden yana. Orada bir hareket başlamış daha önce. Onu öyle aldık, 2 tane gerçekleştirdik, 3 tane de gelişim planı içinde bitirmeyi düşünüyoruz. Yılbaşına kadar beşini tamamlarız demiştik ama pandemiden dolayı aksadı. Büyük ihtimal nisan-mayıs ayına kadar tamamlayıp buranın ev sayısını 15’e çıkartacağız. En son Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden destek talebimiz oldu. Karşılığını da aldık. Mansur Bey’in oraya 100-150 kişilik sosyal tesis sözü var. Bir de o alan 5 hektarlık ormandan kiralanmış bir yer. Bizim kullandığımız, yani telle çevrili alan 2 hektar. Önce bunu çözelim dedik. Ankara Büyükşehir Belediyesi yardım yaptı, tel gönderdiler. Oraya da hemen başlayacağız, 5 hektarlık alanı tamamen faal hale getireceğiz. Oradaki düşüncemiz 5 hektarın en azından 2 hektarlık bölümünü kamp alanı olarak kullanmak. Onun için pansiyon teklifinde bulunmuştuk Mansur Bey’e, o da sosyal tesis sözü verdi. Şimdi bir tane bungalov, örnek ev de yapılıyor oraya. 16 tane bungalov koyacağız oraya, bungalovların altında da kamp alanı olacak. Ama bu fikir nereden çıktı? 2010-2011 yıllarında Orman ve Turizm Bakanlığı, 11 üniversite ve Türkiye Biyogüvenlik Kurulu ile Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nin katıldığı bir çalıştay yapıldı. Bu çalıştaydan projeler çıktı. Bizim hesabımız Köroğlu zirvesi üzerine. Yani buradaki dağ evleri bunun bir ayağı. Başarılı olacağımızı düşünüyorum. Temmuza kadar bu dağ evleri işini çözeceğiz.
 

Başkanım bir de şunu sormak istiyorum, pandemi döneminde Kıbrıscık'ta karantinaya alınan köyler oldu. Bu konuda belediyenin yaptığı önlem var mıydı, çalışmalarınız var mıydı?

Tekemen : Bakın üç ay bu ilçenin maskesini-dezenfektanını karşıladık, yani kurumların ihtiyacını bile biz giderdik. Fakat 3 ay sonra harekete geçebildi devlet burada. Bu arada iş yerleri kapandı. İş yerleri kapananlara gıda yardımı yaptık. Kiracımız olanların kiralarını erteledik, yani almadık o dönem için. Diğerlerine, özel kiracılara da, iş yerleri sahiplerine de nakit desteği şeklinde yardımlar yaptık. Kıbrıscık küçük yer sonuçta. Kahvehaneler, lokantalar vs. şu anda da yine kapanmalar var. Arkadaşlarımız hemen tespitleri yapıyor. Buralar kapalı kaldığı sürece gıda paketleri vereceğiz, kiralarını almayacağız. Bizim gibi küçük belediye için bunlar gerçekten ekonomik olarak sıkıntı yaratacak şeyler ama vatandaşın buna da ihtiyacı var. Bunu yapmamız gerekli. Yerelde bunları yaptığımız gibi Bolu'dan işini bırakıp köylere dönen gençlerimiz de oldu. İşte garson olarak çalışan, özel şirketlerde çalışıp işten çıkarılan gençlerimiz oldu. Onları tespit edip onlara bile yardım ulaştırdık elimizden geldiği kadar. Uzaktan eğitim sürecinde çocuklarımıza tabletlerimizi dağıttık. Aşağı yukarı bugüne kadar bizim 25-30 bin Lira civarında maske ve dezenfektan giderimiz oldu. Kıbrıscık gibi bir yer için önemli. Tabi şu dönem içinde önlemlerimiz hazır, vatandaşımızın yanında olacağız, yardımcı olacağız.
 

Başkanım Kıbrıscık'ta bunların dışında eklemek istediğiniz şeyler var mı, önünüze koyduğunuz çalışmalar var mı?

Başkan: Şimdi şunu belirtmek istiyorum. Gerçekten yaz aylarında Kıbrıscık'ta yaşayıp da kış döneminde gidenler var. Zaten 7-8 ayını burada yaşayıp 3-4 ay dışarıda yaşıyorlar. Bir bölüm nüfusu da kışın yaşadıkları bölgede sürekli kalıyor. Bunun tespitini yaptık.  Biliyorsunuz bizim için iller bankasından dolayı nüfus önemli.  Eğer bu konuya değinirseniz çok sevinirim. Ben Kıbrıscıklı hemşerilerimi burada görmek istiyorum. Röportajınız içi çok teşekkür ederim, başarılar dilerim.

KIBRISCIK BELEDİYESİNDE DE DİSK ÖRGÜTLÜ

Şükrü Gülen (Kıbrıscık Belediyesi işçisi, Kıbrıscık Belediyesi DİSK Temsilcisi): Biz burada ne iş olursa yapıyoruz. Çünkü büyük şehirler gibi değil Kıbrıscık, belediyede çalışan işçi sayısı oldukça az. Pandemi nedeniyle 10:00’da başlayıp 16:00’da bitiriyoruz. Maaşlarımız da diğer belediyelere baktığımızda iyi görünüyor. Zaten eski Belediye Başkanı Doğan Dağ döneminde biz %40 bir kere, %45 de bir kere zam aldık. Şimdi yeni seçilen belediye başkanımızla ilk defa bu sefer masaya oturduk, memura verdiği zammı verdi. Biz de bu yüzden Belediye İş’i bıraktık, DİSK'e geçtik. Türkiye'de en iyi işçi sendikası DİSK zaten. Arkadaşları örgütledim, aydınlattım. DİSK'i, Belediye İş’i anlattım. O zaman da Belediye İş’in temsilcisiydim, şimdi de DİSK'in temsilcisiyim. Hatta belediye başkanımız bile çok memnun kaldı DİSK'e geçmemizden. Tabi bunu Doğan Başkan zamanında geçecektik, o zaman arkadaşlarımız ikna olmamıştı. Şimdi Emin Başkanımızla masaya oturacağız.  DİSK gelecek yıl Kıbrıscık’ta yetkili sendika olacak ve inşallah iyi bir ücret alırız masaya oturunca tek temennim o.


 

Ve yurttaşa sorduk…

Mehmet Gökmen: Biz bütün mahallelerde “halk Meclisleri”nin örgütlenmesini istiyoruz. Demokratik bir belediyecilikten yanayız. Halkçı bir mücadele sergilenmesinden yanayız.

Tezcan Barlas: Halk tabanına inilmesi gerekiyor, üretimin arttırılması gerekiyor. Demokratikleşmeye hız verilmesi gerekiyor. Bunun sınırlı CHP düzeyinde yürüyecek bir şey olmadığını bilmek, aşmak gerekiyor. Muhalefeti örgütlemek gerekiyor. Kısacası demokrat bir taban ve yönetim oluşturulması gerekiyor. Ben bunu Kıbrıscık’ta eksik görüyorum.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

PANDEMİDE HUZUREVLERİ
Koronavirüs salgınında Bolu’da bulunan huzurevlerinde yürütülen çalışmalar hakkında Bolu Aile, Çalışma...

Haberi Oku