Röportaj:
MESLEK ODALARI VE SENDİKALAR: KORONAVİRÜS SALGININA KARŞI TAM KAPANMA UYGULANMALIDIR!

Pandemi dönemini değerlendirmek üzere Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası(SES) Bolu Şube Eş Başkanı Serdar Koçyiğit ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Erol Perçin ile bir araya geldik. Gerek artan vaka sayıları gerekse siyasi iktidarın bu tablo karşısında aldığı önemlerin yeterli olup olmadığı üzerine görüştük. Halk sağlığı açısından Meslek Odaları ve Sendikaların talebi aynı: TAM KAPANMA ŞART!
 

Pandemide alınan önlemleri yeterli buluyor musunuz? Bulmuyorsanız sizce şimdiye kadar neler yapılmalıydı?

Serdar KOÇYİĞİT: Alınan önlemleri yeterli bulmuyoruz. Ülkemizde vaka sayıları giderek artmakta. Pandemi gidişatı bakımından da sağlık sisteminin yetersizliği bakımından da alarm vermektedir. Ne yazık ki salgınla mücadelenin halk sağlığı ve sağlık emekçilerini koruyacak şekilde sürdürülmesinin, buna uygun sağlık organizasyonunun sağlanması ve sağlık emekçilerinin güvenliklerinin ve haklarının korunması için temel zorunluluklardan biri olan şeffaflık ve sürecin sendika ve meslek örgütlerinin katılımı ile yürütülmesi ilkesi yok sayılmıştır. Bu da ulusal çıkarlar adına yapılmıştır. Oysaki ülkemizde yaşayan insanların sağlığını korumaktan daha önemli bir ulusal çıkar olamaz.

Süreç şeffaf yürütülseydi, sağlık örgütlerinin önerileri dikkate alınsaydı, sermayenin değil de halkın çıkarları önemsenseydi, şu an pandemi ile mücadelede çok daha iyi bir yerde olabilirdik.

Bu süreçten sonra bilim insanlarının önerileri dikkate alınarak en az 3 hafta tam kapanma uygulanmalıdır. Tabi ki halkın sosyal devlet çerçevesinde ihtiyaçları karşılanarak…


Serdar Koçyiğit
 

Erol PERÇİN: Bilimsel, toplumsal gerekliliklere duyarlı kamuoyunun bildiği üzere iktidar, Corona Virüs salgını dolayısıyla alınması gereken zorunlu acil önlemler konusunda köktenci ve bütünlüklü adımlar atmamıştır. Yine bilindiği üzere ücretsiz maske dağıtımını, yeterli grip aşısı temini ile PCR test ücretini bile sabitlemeyi beceremeyen, çok erken bir “normalleşme” süreci başlatan, planlama ve öngörüden yoksun, salgına dair gerçek verileri gizleyen bir iktidar söz konusudur. “Ekonominin önceliği” adına yurttaşlar halk sağlığı uygulamaları ile gerektiği gibi korunmamış, esasen sermaye kesimlerine destekler verilmiş; esnaf ve yurttaşlar kredi/borç, işsizlik, yoksulluk girdabına terk edilmiştir. Şeffaf davranılmayarak toplum salgına karşı gerektiği gibi hazırlanmamış, eksikli, sorunlu, birbiriyle çelişen parçalı önlemlerle yetinilmiştir. Sağlık ve emek meslek örgütleri ile bilim insanlarının uyarılarına kulak verilmemiş, sonuçta virüsün yayılma hızı, yol açtığı can kaybı ve toplumsal sorunlar ile işsizlik ve yoksulluk artmıştır.

Oysa salgına karşı bütünlüklü köktenci önlemler ve toplum çıkarlarına öncelik veren kamucu politikalarla başarı sağlanabilir. Bu noktada salgının uzun süreceği gerçeği ve acil toplumsal gerekliliklerden ötürü bütünlüklü önlemler alınması ve devletin sosyal yükümlülüklerini üstlenmesi gerekir.


Erol Perçin


Pandemi ile mücadelenin, sürecin başından beri doğru yürütülmediğini söylüyorsunuz. Peki gelecek günler için bu olumsuz durumdan çıkış için önerileriniz nelerdir?

Serdar KOÇYİĞİT:

  • Pandeminin başından beri hastanelerde sürekli yatak sayısı arttırılmakta. Fakat çalışan sayısı değişmemektedir. Bu da hem sunulan sağlık hizmetinin kalitesini düşürmekte, hem de sağlık emekçilerini tüketmektedir. Bunun çözümü de KHK ile ihraç edilen ve atama bekleyen sağlık emekçilerinin güvenceli olarak atamasının yapılmasıdır.
  • Covid-19 pozitif ve temaslı olan sağlık emekçileri, 2 negatif sonuç alıncaya kadar izinli sayılmalıdır.
  • Pandemiyle beraber hastanelerde artan çalışma süreleri ile çocuğu olan sağlık emekçileri mağdur olmuştur. Sağlık emekçilerinin çocukları için güvenli, ücretsiz, 7/24 hizmet veren kreşler açılmalıdır.
  • Sağlık emekçilerine yoksulluk sınırının üstünde olacak şekilde, emekliliğe de yansıyacak temel ücret verilmelidir.
  • Sağlık kurumlarında dönüşümlü çalışma uygulaması yeniden yapılandırılmalıdır. 24 saat çalışma kaldırılmalıdır. Fazla çalışma saatleri düşürülmelidir. Uzun saatler, yoğun ve sık çalışma, dinlenememe ve yorgunluk salgın karşısında en önemli risklerdir. Bu nedenler çalışma saatlerinin düşürülmesi, sağlık çalışanlarının dinlenme koşullarının oluşturulması, iş yüklerinin azaltılması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
  • Covid-19, meslek hastalığı statüsünde olmalıdır.
  • Çalışanlar zaman zaman koruyucu ekipman sorunu yaşamaktadır. Yeterli ve nitelikli koruyucu ekipman sağlanmalıdır. 6331 sayılı yasaya uygun şekilde çalışma ortamı oluşturulmalıdır.
  • 7/24 hizmet veren sağlık emekçileri, sağlıklı beslenememektedir. Hastalara ve çalışanlara sunulan yemekler, Sağlık Bakanlığı’nın Yemek Yönetmeliği’ne uygun değildir. Sağlık çalışanlarına verilen yemeğin, yönetmeliğe uygun şekilde verilmesi sağlanmalıdır.
  • Sağlıkta şiddet engellenmelidir.
  • Emeğimize saygı duyan, çalışma koşullarımızla ilgili çalışanların önerilerini dikkate alan idareciler olmalıdır.



Erol PERÇİN:

  • Sağlık meslek örgütleri ve bilim insanlarıyla birlikte belirlenecek bir süre için, zorunlu üretim ve hizmetler dışında ülke genelinde tam kapanma uygulaması yapılmalıdır.
  • Tam kapanma uygulaması sırasında zorunlu olarak çalışması gereken işletmelerde Oda ve ilgili kurullarımızın önerdiği düzenlemeler mutlaka ve ivedilikle yapılmalıdır.
  • “Evde Kal” uygulamalarının yol açtığı tüm ekonomik ve toplumsal maliyet kamu yönetimi tarafından karşılanmalı, tüm hanelere yeterli miktarda maddi devlet desteği verilmelidir.
  • Neoliberal “sağlıkta dönüşüm programı”nın ürünü olan ve salgınla birlikte kapasitesi zorlanmaya başlayan sağlık sistemi kamucu bir içerikle yeniden düzenlenmeli, özel sağlık kuruluşları kamu denetimi ve işleyişi kapsamına alınmalı, kamulaştırmalar yapılmalı; sağlık hizmetleri tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz olmalı; halk sağlığı ve koruyucu hekimlik uygulamaları esas alınmalıdır.
  • Kâr/kazanç garantili ve sermayeye kaynak aktarım amaçlı bütün Kamu Özel İşbirliği projeleri mücbir sebeple iptal edilmelidir.
  • 1930’lardan itibaren birçok aşı üretimini başarıyla yapan ancak 2011’de kapatılan aşı merkezi yeniden kurulmalıdır.
  • Salgına karşı mücadelenin yönetiminde TTB bütün sağlık meslek/uzmanlık örgütleri, sendikalar ve TMMOB başta olmak üzere ilgili bütün mesleki toplumsal örgütlenmelere yer verilmeli; mevcut sağlık tesislerinin iyileştirilmesi ve yeni sağlık tesislerini planlama ve gerçekleştirme çalışmalarında mühendis ve mimarların ve onların üyesi olduğu Odalar ve TMMOB’nin mesleki ve teknik bilgi birikiminden yararlanılmalıdır.
  • Salgından etkilenen sağlık emekçileri ve tüm emekçiler iş kazası ve meslek hastalığı kapsamına alınmalıdır.
  • İşten çıkarmalar gerçekten yasaklanmalıdır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda var olan “çalışmaktan kaçınma hakkı” talepleri kabul edilmeli, COVID-19 tespit edilen işyerlerinde faaliyetler hemen durdurulmalıdır.
  • Tüm işsizlere işsizlik maaşı ödenmeli, faaliyeti durdurulan işyerlerinde çalışanlara da ödeme yapılmalı, salgın döneminde İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan ödemeler ileride de işsiz kalınması durumunda “mahsuplaşma” gerekçesi olmaktan çıkarılmalı, Fon başka amaçlarla kullanılmamalıdır.
  • Konut aboneleri ile kapanan ya da faaliyeti sınırlanan küçük işyerleri su, elektrik, doğal gaz hizmetlerinden ücretsiz yararlanmalı, bu hizmetler ödenemeyen fatura nedeniyle kesilmemelidir.
  • Temel kural şeffaflık olmalı, salgın verileri eksiksiz olarak açıklanmalıdır.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

GÖLCÜK NE OLACAK?
2017 yılında Gölcük Tabiat Parkı yapılaşmaya açılmıştı. Peki Gölcük'ün şimdiki durumu ne?...

Haberi Oku