Bilmiyorum düz dünyacılar diye bir topluluktan haberdar mısınız? Çağımızın çok gerilerinde yaşamaya devam eden bu acınası topluluk tüm bilimsel kanıtlara rağmen dünyanın tepsi şeklinde düz olduğuna inanıyor ve sayıları gayet fazla. Geçtiğimiz hafta çıkan bir habere göre düz dünyacı bir çift Dünya'nın sonuna ulaşmak için çıktığı bir yolculukta kayboldu. Geçtiğimiz aylarda ise yine bir düz dünyacı Dünya'nın düz olduğunu kanıtlamaya çalışırken kendi yaptığı roket ile yere çakılarak ölmüştü. İnsanı şaşkınlığa sokan bu tarz inançlar bizi tedirgin etmekten çok tebessüm ettirse de teknolojik ve bilimsel gelişmelerin reddinin ciddi bir toplumsal maliyeti var.

Örneğin pandemi süresince karşı karşıya geldiğimiz safsatalara bir göz atalım...

Böylesi felaketlerde nitelikli bilim insanları yerine şarlatanlara başvurmak bizim basınımız için adettendir. Salgının başladığı ilk günlerde medyatik isimlerden biri olarak Canan Karatay'a da yorumları sorulduğunda covid-19 virüsüne karşı sarımsak ve turşu yemeyi önerip "turp yerseniz, turp gibi olursunuz" demişti. Şahsiyetin daha önce Türk Tabipler Birliği tarafından 15 gün süre ile meslekten men edilmesi bile görüşlerinin medya tarafından ön plana çıkartılmasına engel olamıyor.

Daha da kötüsü Türklerin biyolojik yapısı gereği covid-19 virüsüne çok fazla yakalanmayacaklarını iddia ederek alenen üstün ırk teorisini savunan Oytun Erbaş isimli doktor ise o dönem tüm kanallar tarafından kapışılıyordu neredeyse. Tuzlu su ile gargarayı da öneren bu zat şimdi insan içine nasıl çıkıyor acaba?

Dönemin en garip iddialarından biri ise korona virüse bir mobil teknolojisi olan 5G şebekelerinin sebep olduğuydu. Bu iddialara göre 5G teknolojilerinin yaydığı frekanslar insanların bağışıklık sistemini zayıflatıp korona virüse yakalanmalarını sağlıyor. Oysa yapılan araştırmalar gösteriyor ki 5G'nin yaydığı enerji insanların bağışıklık sistemini zayıflatan mor ötesi, radyasyon gibi ışınların on binde biri. Zaten 5G teknolojisin olmadığı birçok ülkede de korona salgını görüldü. Ülkemizde ise aşı karşıtı söylemleri ile her daim bilime karşı çıkarak prim yapmaya çalışan Soner Yalçın 5G mevzusu ile korona virüsün bağını köşesine taşımıştı. Ne diyelim, korona aşısı bulunduğunda ilk sırada bunları göreceğimiz kesin.

Safsataların sonu yok tabi... "Satürn temizliği, kuzey düğümü de virüsleri temsil ediyor." şeklinde söze başlayan astrologlara da çok ekmek çıktı bu süreçte. "İşte koronayı bilen astrolog" diye bir sürü manşet var. Bir çok sözde bilimci salgını daha başlamadan önce tahmin ettiklerini iddia ediyorlar ama o günkü beyanları tamamen muğlak ifadeler üzerine kurulu. Bu sahte bilimcilerin ağızlarından her zaman genel geçer ifadeler çıkar. Çünkü tarih ya da bölgesel bilgi verdikleri hiç bir olayı tahmin etmekte başarılı olamazlar. Depremler ülkesi Türkiye'de seneye deprem olacak derler ve illa ki bir yerlerde yer sarsıntısı olur, alın size "depremi bilen astrolog".

Bunların hepsi sizin için komik iddialar olabilir, gülüp geçebilirsiniz. Fala inanma falsız kalma da diyebilirsiniz ama bu tarz uydurma bilgilerin gerçeğin önünde büyük bir perde olduğunu görmek lazım. Hurafelere inanan insanlar eleştirel düşünme yeteneğinden yoksundur. Bu da insani değerler ile sorunların üstesinden gelmekten ziyade sorgusuz sualsiz lideri takip etmeye, galeyana gelmeye yatkın bir toplum yaratır. Bu yüzden hiç bir burç yorumcusu Yunan adalarında yanan mülteci kamplarını, Nijerya'da açlıktan ölen çocukları ya da hortumlanan milyonları tahmin etmez. Varsa yoksa aşk hayatı, kariyer fırsatı, üzerinizdeki kem gözler...

Korona laboratuvarda üretildi şeklindeki komplo teorileri heyecanlı olabilir ama işin ardındaki asıl gerçeği gizliyor. Unutmayalım ki bu salgın hakkındaki en güçlü bilimsel veri doğal yaşamlarından satılmak için koparılan nadir hayvanların dengeyi bozması ve birçok istilacı türün ön plana çıkması ile geliştiği. Bu işi birilerinin tertiplediği büyük bir yalan, asıl gerçek kar hırsı ile doğanın talanı.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122