Sağlık:
SORUMLULUĞU HALKA, CEZAYI SAĞLIKÇIYA KESEMEZSİNİZ

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası(SES) Bolu Şubesi, bugün üniversite hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Sağlık emekçilerinin hak gaspına ilişkin yapılan açıklamayı SES Bolu Şube Eş Başkanı Kevser Yongacı Pala okudu. Açıklamaya çok sayıda sağlık emekçisi katıldı.

 

EN RİSKLİ GRUP SAĞLIK ÇALIŞANLARI

Covid-19’da en riskli grubun sağlık çalışanları olduğunu belirten Pala, “Yapılan birçok bilimsel çalışmada çeşitli ülkelerden elde edilen verilere göre sağlık çalışanlarında COVID-19 sıklığı toplumun çok üstündedir. Açıklamanın yapıldığı bu saate kadar 127 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 40 binin üzerinde sağlık çalışanı enfekte oldu. Salgının en ön safında mücadele etmesine ve salgının bitirilmesinde kilit faktör olan sağlık emekçilerinin temel ücreti arttırılmamakta; verdikleri 3600 ek gösterge sözü yerine getirilmemektedir.” dedi.
 

BÜTÇEYİ BİRKAÇ İŞ ADAMINA DEĞİL, HALK İÇİN KULLANIN

Pala, “Sağlık emekçileri nitelikli, kişiye uygun, yeterli sayıda koruyucu ekipmana erişemezse, iş yükünden dolayı bu ekipmanları kullanamazsa, riskine ve emeğine göre ücret alamazsa, dinlenemezse, daha iyi beslenemezse, evindeki çocuğunun, bakıma muhtaç yakınının bakım sorunu giderilmezse, düzenli test yapılmazsa, aşı için öncelikli grupta yer almazsa, istihdam eksikliği giderilmezse, şiddet görürse, kendini değersiz hissederse, meslek odaları ve sendikaları karar alma süreçlerinde yer almazsa bu salgınla mücadele edilemez. Tıpkı şimdi olduğu gibi salgın kontrol altına alınamaz. Salgının bitirilmesine odaklanamayan sağlık çalışanını bile koruyamayanlar politikacılar başarısızlıklarının nedenini her zaman ezilene yansıtır. Emekçisine ayıramadığı bütçeyi, topladığı vergiden doldurduğu kasayı,  birkaç iş adamına akıtılan dolarlar koruyucu sağlık hizmetine, sosyal güvenlik ve sosyal devlet düzenlemeleri için kullansaydınız, fabrikalardan, metrolardan, dolmuşlardan,  yoksul mahallelerinden yayılmazdı salgın.  Pandemiyi de devlet yönetir, halk değil. Halkı sorumlu tutup, yükü de sağlıkçıya yıkıp, toplumsal dayanışmayı bozamazsınız. Bu bir toplumsal durum ve hep birlikte üstesinden gelmek zorundayız.” dedi.


ŞEHİR HASTANELERİYLE MÜTEAHHİTLER ZENGİN EDİLİYOR

Hükümetin bütün uyarılara kulak tıkadığını belirten Pala, “Sağlık alanında örgütlü emek ve meslek örgütleri defalarca sonbahar aylarıyla birlikte gribin de eklenmesiyle sağlık krizinin derinleşeceği uyarısında bulunmuştur. Ancak buna rağmen 25 milyondan fazla yurttaşın grip aşısına ulaşımı engellenmiş durumdadır. Ne toplumsal alanda ne de sağlık alanında önlem almayan hükümet Salı günü yayınladığı genelgeyle pandemiyle mücadelede temel stratejisinin sağlık emekçilerini öldüresiye çalıştırmak olduğunu tekrar ilan etmiştir. Sağlık Bakanlığı’na ayrılan bütçenin de bizlere söylediği sağlık alanına aşı başta olmak üzere herhangi bir yatırım yapılmayacağı, sağlık emekçisi sayısının arttırılmayacağı, bunların yerine şehir hastaneleri aracılığıyla müteahhitlerin zengin edilmeye devam edeceğidir.” dedi.


HAKLARIMIZIN ELİMİZDEN ALINMASI ANAYASAYA AYKIRIDIR

Sağlık emekçilerine yönelik alınan kararlara ilişkin Pala şunları söyledi:

-Her ne sebeple olursa olsun görevden çekilme (istifa) talebi kabul edilmeyecek, emeklilik işlemleri tesis edilmeyecektir. OHAL ilan edilmeden istifa ve emeklilik yasağı getirilemeyeceği ortadayken sağlık emekçilerinin bu haklarının ellerinden alınması Anayasaya aykırıdır.

-Öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama, başka kamu kurum ve kuruluşlarına atamalar durdurulmuştur. Ancak iller arası geçici görevlendirilen (re’sen atanan) personelin derhal ayrılışı yapılarak görevlendirildiği yere gitmesi sağlanacaktır. Bu sürgün demektir, sürgün suçtur, bu durum kabul edilemez.

-Çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durdurulmuştur. Anayasal güvence altında olan dinlenme hakkına hele ki pandemi ile mücadele edilen, normal zamanlara göre daha yoğun ve uzun saatlerle çalışılan böylesi bir dönemde müdahale demek sağlık emekçilerinin yaşam hakkını yok saymak demektir.

-Radyoaktif ışınla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izni (şua izni) kurum amirlerinin insiyatifine bırakılmıştır. Röntgen ve tomografinin tanıda kullanımı pandemi süresince daha da artmış olup radyasyonla çalışan sağlık emekçilerini normal zamana göre daha fazla korumak gerektiği ortadadır. Radyasyonun kanser yapıcı etkisini azaltmak için verilen şua izinlerinin ertelenmesi ve kurum amirine bırakılması demek sağlık emekçilerine ya Covid ol ya da kanser ol demektir.

-Çocuklu olan sağlık emekçilerinin yıllık izin talebi annelere verilecek olup bu talebin karşılanması da kurum amirinin insiyatifine bırakılmış durumdadır. Çocuk izni ebeveyn iznidir, çocuğun bakım yükü sadece anneye bırakılamaz. Eşlerden talep edenin izin hakkı kurum amiri dâhil hiç kimsenin insafına bırakılmadan, amasız, koşulsuz yerine getirilmelidir. Fatma hemşirenin izin alamadığı için nöbete giderken komşusuna bırakmak zorunda kaldığı çocuklarının yangında can vermesi hepimizin canını hala yakmaktadır. Böylesi insanlık dramlarının tekrar yaşanmasına izin verilmemelidir.

-Bütün bu düzenlemeler yapılırken sağlık emekçisinin en temel insan hakları olan yaşama hakkı ve dinlenme hakkı yok sayılmakta, sağlık sisteminizin maliyet dengesi olan az elemanla çok iş denklemiyle bilinçli bir şekilde sürdürdüğünüz personel eksikliği bu duruma gerekçe gösterilmektedir.




SAĞLIK BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

Pala ayrıca Sağlık Bakanlığı’na da çağrıda bulundu:

-Atama bekleyen binlerce sağlık emekçisinin derhal kadrolu, güvenceli ataması yapılmalıdır

-Haksız, hukuksuz şekilde işlerinden edilmiş hepsi de uzun yıllarını meslekte geçirmiş tecrübeli insanlar olan KHK’li sağlık emekçileri işlerine döndürülmelidir.

-Güvenlik soruşturması sebebiyle işe başlatılmayan sağlık emekçileri bir an önce işlerine başlatılmalıdır.

-Pandemi yönetiminde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleri karar alma süreçlerine dahil edilmelidir.

-Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı kapsamına alınmalı,

-Sağlıkta şiddet önlenmeli,

-Bütün sağlık emekçilerinin temel ücretleri yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde düzenlenmelidir.

-Kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine idari izin verilmelidir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

BOLU'DA KORKUTAN KORONAVİRÜS RAKAMLARI
Bolu'da koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 245'e ulaştı. Son 1 haftada toplam...

Haberi Oku