Fotoğraf 1: 1920 Haziran Bolu. Hükümet Konağı önünde askeri ve mülki erkân; Ön sırada, Bolu Mutasarrıf Vekili ve IV. Mürettep Tümen Kumandanı Kurmay Binbaşı Mehmet Nazım Bey.

   İkinci sırada; Yaver İhsan idikut, Binbaşı Şevki Bey, Bolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti Kurucu Başkanı Fuat Bey. 

   Arka sırada, Bolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyesi aydın din adamlarından; Bolu Müftüsü Amasyalı Ahmet Recai (Danışman) Efendi, Geredeli Allame Mehmet Sıdkı Efendi,  Nakibü’l Eşraf Kaymakamı Hoca Karamanizade Ahmet Süreyya Efendi.

                                                                 

 “ŞEHİT NAZIM BEY” ADININ

 ÇÖĞÜRLER (ÇEKÜRLER) TREN İSTASYONU’NDA YAŞATILMASI

 Şehit Miralay Mehmet Nazım Bey yaşamı ve mücadelesi ile birçok coğrafyada iz bırakmış, “Bu Toprakları Bizlere Bağışlayan, Borçlu Olduğumuz- İdealist Yurtsever Subaylar Kuşağı” nın örnek bir ismi olarak Bolu ve çevresindeki hizmetleriyle de çok iyi bilinir...

Son dönemde okuduğum;  “Kütahya-Eskişehir Muharebeleri” adlı kitabın yazarı Sayın Süleyman Duman, “Sakarya” ve “Büyük Taarruz” adlı kitapların yazarı Sayın Selim Erdoğan ve Medya 14 gazetemizin 27 Haziran 2021 tarihli sayısında “Bolu’da İki Sokak İsmi: ‘Şehit Nazım Bey’-‘Şehit Teğmen Abdulkadir’ başlığıyla Şehit Nazım Bey’i, gündeme taşıyan Sayın Reşat Demirel,   şehit düşmesinin 100. Yılında, “Mürettep Müfreze” gönüllüleriyle birlikte Şehit Miralay Mehmet Nazım Bey’i anıyor, anlatıyor ve hatırlatıyorlar...

Mehmet Nazım Bey, otuz beş yıllık kısa yaşamının son on yılını; Yemen Savaşları’nda, Trablusgarp
Savaşı’nda, I. Dünya Savaşı’nda; Çanakkale, Makedonya, Romanya-Galiçya Cephelerinde
mücadelelerle geçirmiş. I. Dünya Savaşı yıllarında Başkomutan Vekili Enver Paşa’nın gözde bir kurmay
subayı olarak cepheden cepheye koşturulmuş. 1918 yılında Kafkas İslam Ordusu Kurmay Başkanı
olarak Azerbaycan’ın Kurtuluş Mücadelesi ’ne katılmış. Bir dönem Bakü Vali vekilliği yapmış.

*Fotoğraf 2: Çanakkale Cephesi-1915. 19’uncu Tümen Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal Bey ve Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mehmet Nazım Bey. *(ttk.gov.tr)

*[Ön sırada oturanlar:  Binbaşı Haydar Bey, .......... , Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mehmet Nazım Bey, Binbaşı Hulusi Bey. İkinci Sırada: Kurmay Binbaşı Rüştü Bey, Kurmay Albay Mustafa Kemal Bey (Atatürk), Esat  (Bülkat) Paşa. Arka sırada: Binbaşı Ohrili Kemal Bey, Yarbay Fahrettin (Altay) Bey, Kurmay Albay Kannengiesser Bey, Yzb. Wilmar Bey.]

Çanakkale Cephesi’nde, Albay Mustafa Kemal’in (Atatürk) kumandanı olduğu 19. Tümen’de Kurmay Kıdemli Yüzbaşı olarak görev yapan Nazım Bey’in, Mustafa Kemal ile yakınlığı ilerleyen yıllarda da devam eder. Nazım Bey, Mondros Mütarekesi’ni izleyen günlerde, kendisine Azerbaycan’da kalması, Enver Paşa’nın “İslam İttihadı İdeali” peşinde koşması için yapılan tekliflere itibar etmez.İtilaf Devletleri işgal ordularının ele geçirdiği yurt topraklarının kurtarılması idealiyleMilli Mücadele’ye katılan ilk subaylardan birisi olarak Anadolu’ya geçer.İstiklal Savaşı’nda; Güney Cephesi’nde, Beyşehir VII. Süvari Alay Komutanı olarak İtalyan ve Fransızlarla mücadele eder. Toros göçerlerinin Fransız işgalcilerine karşı örgütlenmesi ve Milli Mücadele’ye katılması için çalışır. Vali Artin Cemal, İngiliz Muhipler Cemiyeti yöneticisi Şeyh Zeynelabidin Hoca ve İngilizistihbarat subayı RahipFrew üçlüsünün tezgâhladığıKonya, Hadim, Bozkır Hilafet İsyanlarının bastırılması için mücadele eder. 

Aydın Köşk Cephesi’nde,  Demirci Mehmet Efe ile birlikte Yunan işgalcileriyle savaşır.1920 yılının Nisan ayında, Mustafa Kemal Paşa’nın emri üzerine, Düzce-Bolu çevresinde yayılan, İngilizlerin ve Damat Ferit Hükümeti’nin tezgâhladığı Hilafet İsyanlarını bastırmakla görevlendirilir. 15 Mayıs 1920-29 Ekim 1920 tarihleri arasında,  Bolu ve çevre ilçelerinden toplanan gönüllü askerlerle Milli Mücadele’nin ilk düzenli ordu birliklerinden birisi olan IV. Mürettep Tümen’i Bolu’da kurar.

1920 yılının Ekim ayı sonunda, Ankara’nın ve Büyük Millet Meclisi’nin güvenliğini sağlamakla görevlendirilerek IV. Mürettep Tümenle,Ankara-Sarıkışla’dakarargâhını kurar. Batı Cephesi’nde I. İnönü, II. İnönü muharebelerinde, komutanı olduğu IV. Mürettep Tümen ile savaşın sonucunu belirleyecek başarılara imza atar. II. İnönü Muharebesi’nde Nazım Bey komutasındaki IV. Mürettep Tümen Metris Tepe’yi ele geçirdiğinde, bizzat Metris Tepe’ye gelen Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey tarafından tebrik edilir. Metris Tepe’de,  Mustafa Kemal Paşa’nın gönderdiği;

* “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz!” telgrafıyla onurlandırılır...

Nazım Bey, 15 Temmuz 1921 günü,Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde, Yumruçal sırtlarında, bir Yunan birliğinin makinalı tüfek saldırısında kolundan ve göğsünden ağır şekilde yaralanır. Ateş hattının gerisine taşınan yaralı haldeki Nazım Bey, Çekürler (Çöğürler) tren istasyonuna getirilir.  Burada son nefesini veren Nazım Bey’in naaşı, trenle Ankara’ya götürülür. 16 Temmuz 1921 günü olağanüstü bir kararla toplanan TBMM,  Yarbay Nazım Bey’e; “Miralay-Albay” rütbesinin ve “Şehit”unvanınınverilmesini oy birliği ile kabul eder. Bu karar sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi bir gün tatil edilerek “Ulusal Yas” ilan edilir...

Nazım Bey’in naaşı, 30 Temmuz 1921 günü TBMM’nin önünden alınarak Hacı Bayram Veli Camisi bahçesindeki geçici kabrine defnedilir. İlerleyen yıllarda, Şehit Miralay Nazım Bey’in kabri, Cebeci Askeri Mezarlığı’na, 1988 yılında çıkan 2549 Sayılı Devlet Mezarlığı Kanunu gereğince de Devlet Mezarlığı’na nakledilir.

                                                                                      *

         Yıl 1952. “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yüksek Makamı”na ayrı ayrı yazılan ama içeriği itibarıyla birbirinin aynı olan dilekçeler gönderilir. O dönemde Demokrat Parti iktidar, Başbakan da Adnan Menderes’tir.  Dilekçelerin konusu,  Şehit Miralay Nazım Bey’le ilgilidir.Dilekçe sahipleri; I. Dünya Savaşı’nda, Çanakkale ve diğer cephelerde, İstiklal Savaşı’nda Nazım Bey’le omuz omuzasavaşmış, bu ülkenin kurtuluşuna, bağımsızlığına ve kuruluşuna emek vermiş emekli subaylardır. Tümgeneral Mustafa Kamil Başakçıoğlu, Tuğgeneral İsmail Hakkı Alpay, Emekli Yarbay Veteriner İbrahim Şimşek,  Nazım Bey’in yaverliğini yapmış olan İhsan İdikut vd. subaylar, ayrı ayrı yazdıkları, içeriği aynı olan pullu dilekçelerinde, Hükümet’ten, Başbakan’dan yazılı isteklerde bulunmaktadırlar...

 Dilekçe örneği:

    “  Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yüksek Makamı’na

Çok değerli Başbakan,

Büyük caddelerimize, parklarımıza; vatana hizmet etmiş kahramanlarımızın, şehidlerimizin isimlerinin verilmesi milli geleneklerimiz icabıdır.

4. Fırka Komutanı Şehid Miralay Nazım Bey, Birinci Cihan Harbi’nde Takviyeli 177’nci Alay’la Türk şecaat ve cesaretini dünyaya tanıttığı gibi İstiklal Harbi’nde de sayısız başarılar elde etmişti. Nihayet vatanı için canını da feda etti. İnönü’nde düşmanla beraber milletin makûs talihini yenen hakiki kahraman bizzat Nazım Bey olduğu muhakkaktır.

İstanbul’da veya Ankara’daki gezi veya büyük caddelerimizden birinin adının “Şehid Miralay Nazım Bey” denmesine emir ve müsaade buyrulmasını üstün saygılarımızla istirham eylerim.

                                                                                                                                     Adı ve imzası”

Dilekçeyi hazırlayan Şehit Miralay Nazım Bey’in yaveri İhsan İdikut ve arkadaşları, ilerleyen günlerde; konuyu ciddiye alarak dilekçeleri işleme koyan ve gereğini yapan dönemin Hükümeti’ne ve İstanbul Belediye Meclisi’ne, kadirbilirlikleri nedeniyle teşekkürlerini iletirler... Bu dilekçeyi izleyen dönemde; İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Konya-Beyşehir, Bolu vb. birçok şehrimizde Şehit Miralay Nazım Bey adı,  birçok caddeye, sokağa, mahalleye ve gemi, askeri kışla, okul gibi mekânlara verilerek Şehit Nazım Bey’in adı ve anıları yaşatılmaya, yarınlara taşınmaya çalışılır.

 Yıl 2021. Şehit Miralay Nazım Bey’in 15 Temmuz 1921 günü son nefesini verdiği Çöğürler (Çekürler) tren istasyonunda buluşan “Mürettep Müfreze” gönüllüleri ve Çöğürler Köyü Muhtarı Sayın Cevdet Kalem,  iktidar sahiplerine, TCDDY yetkililerine seslenirler... Ortak dilekçelerinde; “Şehit Nazım Bey”adının,  son nefesini verdiği Kütahya-Çöğürler (Çekürler) Tren İstasyonu’na verilmesini talep ederler... Nazım Bey’in şehit düşmesinin 100. yılında, Çöğürler Tren İstasyonu’ndan yükselen bu sese verilecek nihai cevabı bekliyoruz...

“Vatanından Başka Sevgili Bilmeyen”, “Bize Bu Toprakları Bağışlayan”, “Borçlu Olduğumuz Yurtsever İdealist SubaylarKuşağı”nın örnek ismi “Şehit Nazım Bey” adının, son nefesini verdiği Çöğürler Tren İstasyonu’na verilmesi gibi son derece haklı ve çok geç kalınmış talep, yetkililerin kulağına değecek mi, Şehit Miralay Nazım Bey’i ve mücadelesini hatırlayabilecekler mi, bekleyip göreceğiz...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.