Siyaset:
'BU KARANLIKTAN BİRLİKTE ÇIKACAĞIZ”

Bolu’da seçim süresince ismi en çok tartışılan ve siyası kimliği ve duruşu üzerinden yoğun spekülasyon yürütülen isim Burak Cop, 1 Kasım sonrası değerlendirmesini bir basın açıklaması yaparak gerçekleştirdi.

Bugün CHP’de bir basın toplantısı yapan CHP milletvekili Tanju Özcan’a da göndermeler bulunan açıklamasında Cop “ CHP’de kimsenin kimseye kapıyı göstermek hakkı da değildir, haddi de değildir” dedi.

Açıklamasında  “parti üzerinde bir vesayet oluşturulmamalı, hepimizin birbirine ihtiyacı var analaşmazlıklarınız olabilir, varsın olsun, el ele omuz omuza vererek bu karanlıktan birlikte çıkacağız” gibi birleştirici, bütünleştirici mesajlar veren Burak Cop’un basın açıklaması şu şekilde;

 

 

1 Kasım seçimlerinde partim CHP’nin yurt genelinde ve Bolu’da elde ettiği skoru nasıl değerlendirdiğimi sizlerle paylaşmak isterim.

1) Partimiz bu seçimde başarılı olamadı. Yurt genelinde binde 4 civarında oyumuz arttı. Bu artış tamamen olmasa da büyük oranda büyükşehirlerde gerçekleşti. 7 Haziran seçimlerinde HDP’ye giden emanet oylarımızın çoğunu geri aldığımız anlaşılmaktadır. Ancak AKP’ye bir miktar oy kaybettiğimiz de görülmektedir. Özellikle sahil şehirlerinde, MHP’nin tüm ülkede yaşadığı devasa oy kaybından az da olsa yararlandık. Bununla beraber, 7 Haziran’da AKP tabanından aldığımız oylar fazlasıyla geri dönmüştür.

2) CHP’nin 41 ilde oyu azalmıştır. Bu illerin arasında ne yazık ki Bolumuz da yer almaktadır. Partimizin büyükşehirler dışındaki illerde oyu ortalama 1 puan azalmıştır. En büyük kan kaybını ise Bolu’dan Artvin’e kadar uzanmakta olan Karadeniz Bölgesi’nde yaşadık. CHP’nin oyunun en fazla azaldığı 5 ilin 5’i de Karadeniz Bölgesi’ndedir ve bunların arasında Bolu da bulunmaktadır.

3) 7 Haziran’da oyumuzu en çok arttırdığımız il Ordu’ydu. Bu seçimde ise Ordu en çok oy kaybettiğimiz 2. il oldu ve buradaki iki sandalyemizden birini kaybettik. Benzer bir şekilde 7 Haziran’da Bolumuz CHP’nin ülke genelinde oyunu en çok arttırdığı 2. il iken bu seçimde oyumuzun en çok azaldığı 3. il olmuştur. Pazar günkü seçimde Karadeniz Bölgesi’nde anlamlı bir artış kaydettiğimiz tek il Artvin oldu. Bunun haricinde, Sinop’taki yüzde 1’lik ve Düzce’deki binde 3’lük artışı saymazsak, bütün Karadeniz illerinde oyumuz azaldı.

4) Temmuz ayının ortasında başlayan ve AKP ile PKK arasındaki gizli ortaklığın ürünü olan kanlı süreç pek tabii ki bir siyasi mühendislik projesiydi. Bu proje, karşılığını en çok Karadeniz sosyolojisinde bulmuştur. Bolu’da AKP 2011’deki oyunu da geçerek yüzde 63’e yakın bir skor elde etmiştir. 7 Haziran’da AKP tabanından aldığımız oyun bir kısmını muhafaza etmemiz ve 7 Haziran-1 Kasım döneminde ilk kez oy kullanan genç seçmenden görece iyi oy almamız sayesinde, elimizdeki sandalyeyi kaybetmemeyi başardık.  

5) Seben dışındaki bütün ilçelerimizde oyumuz azaldı. Oylarımızı korumayı başaran Seben örgütümüzü, İlçe Başkanımız Ali Murat Çetinkaya’nın şahsında kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum.

6) Bilindiği üzere 7 Haziran’da da adaydım. Bu seçimden önce siyasi rakiplerimizin benim aleyhimde yürüttüğü, çarpıtma ve demagojiye dayanan karalama kampanyasının aynısı 7 Haziran öncesinde de sahnelendi. Üzülerek belirtmeliyim ki, AKP’lilerin ve MHP’lilerin aleyhimde kullandığı “malzeme” ilkin bazı partililerimiz tarafından önseçim döneminde ve sonrasında üretilmiştir. Parti içi rekabet olağandır ve sağlıklıdır. Siyasette bel altı vuruşlar da, sağlıksız olmakla beraber, olağandır. Ancak bazı partililerimizin yapıp yuvarladığı kartopu AKP’liler ve MHP’liler tarafından çığa dönüştürülmek istenmiştir. Kendi küçük iktidarı için partiyi dahi yakmayı göze alanların sorumsuz ve aşırı hırslı tavırlarını gözden geçirmelerini salık veriyorum.

7) Yerel medyanın Bolu kamuoyunu etkilenme olanağı ne yazık ki sınırlı. Bunun kısmi bir istisnası, şehrimizde uydudan yayın yapan yegâne TV kanalımızdır. Bu niteliği haiz kanal sayısının yalnızca 1 olması çok seslilik ve rekabet açısından bir handikap teşkil ediyor. Mevzubahis kanal, AKP yanlılığında TRT ile boy ölçüşebilecek niteliktedir. Seçim dönemi boyunca çarpıtma ve istismara konu olabilecek sözler sarf etmemeye dikkat ettiğim için, internet arşivlerine kazma kürekle dalan ve aylar önce attığım tvitleri, 3 yıl, hatta 10 yıl önce yazdığım yazıları bulup çıkaran AKP’liler bu kanalın canlı yayınlarında beni sürekli karaladılar. Ancak yüklü bir meblağ karşılığında sizi ekranına çıkaran bu kanala, 3 büyük partinin 9 adayı arasında muhtemelen bütçesi en mütevazı olan bendenizin bir ödeme yapması mümkün değildi. Ancak dersimi aldım. Bolu’dan tekrar milletvekili adayı olursam, gerekirse bankadan kredi çekip o ekrana çıkacağım.

8) Partimizin Bolu’da 4500’den fazla üyesi olduğu halde bu insanların büyük kısmı, her zaman olduğu gibi, yine harekete geçirilememiştir. Partimizin emekçi kadınları CHP’nin Bolu’daki görünmez üyelerini mobilize etmek için günlerce bu insanlara telefon açtılar ancak yine de başarılı olamadık. Önseçimde yığma oy teşkil etsinler diye partiye doldurulan ancak partinin adresini bile bilmeyen insanlar parti içi küçük iktidarların dayanağını oluşturabilirler, ancak CHP’nin Türkiye’de iktidara gelmesine en ufak bir katkı bile sağlayamamaktadırlar.

9) Siyasi çalışma yapma metotları üzerine düşünmenin de vakti gelmiş, hatta geçmektedir. Hiperaktif biçimde oradan oraya koşturup esnafla, sokaktaki vatandaşla tokalaşmaya ve onları sıkboğaz ederek oy istemeye dayalı bir siyasi çalışmanın yetersizliği ortadadır. Çalışma türleri çeşitlendirilmelidir. İnsanımıza ayırdığımız vakit nitelikli ve yeterince uzun olmalıdır. Bu bağlamda kadın kollarımızın yaptıkları ev ziyaretleri çok yararlı olmuştur. Hiçbir seçimde kendilerine yönelik özel bir çalışma yapılmamış olduğunu fark ettiğim, üniversiteliler başta olmak üzere gençlere yönelik bir “alt-kampanya” yürütmeye de şahsen gayret ettim. Kabaca yaptığım bir hesaplamaya göre 18-25 yaş grubundan yaklaşık 1500 seçmenle bire bir temas kurdum. Bunun elimizdeki milletvekilliğini korumamıza katkıda bulunduğu açıktır. Ama elbette her zaman daha iyisi yapılabilir. 1500 yerine 3000 gençle de temas kurabilirdim.  

10) Başarıyı kendisine, başarısızlığı başkalarına yükleyenler ancak etraflarındaki bir avuç fanatiği ikna edebilir. Kaldı ki 7 Haziran ve 1 Kasım aday listelerimiz üçte iki oranında aynı kalmıştır. Hem kendileri yıprananlar, hem de bugüne kadar onlarca nitelikli partiliyi yıpratmış olanlar mevcut sonucu “en iyi savunma hücumdur” taktiğiyle açıklamaya çalışmamalı. Zira bu partimizi kamuoyu önünde yıpratır, örgütte de ayrışmaya sebep olur. Bolu’yu son 3 seçimdir hep aynı milletvekilleri temsil etmektedir. Partilerine yüzde 63 oranında oy verdiklerine göre AKP seçmeni halinden memnun olsa gerek. Bize gelince, inanıyorum ki örgütümüz gelecek önseçimde metal yorgunluğunu ortadan kaldırarak CHP’ye ikinci vekilliği de kazandıracak bir kan değişimini gerçekleştirecektir.  

11) Parti Programımıza göre CHP’nin ideolojisini besleyen üç ana kaynak Atatürk’ün modernleşme devrimi ve altı ok ilkeleri, sosyal demokrasinin evrensel kuralları ve Anadolu ve Trakya’nın tarihsel ve felsefi birikimidir. Dolayısıyla Cumhuriyet devrimlerine muhalefet etmeyen, sağ görüşlü olmayan, Anadolu felsefesi ve inançlarını yok edip yerine söz gelimi Selefiliği koymayı amaçlamayan herkese CHP’nin kapıları açıktır. Ayrıca programımızdaki “CHP, Sosyal Demokrasinin evrensel değer ve kurallarını benimseyen, onları yaşama geçirmeyi amaçlayan bir Sosyal Demokrat Partidir” ibaresi sol politikaların savunulmasını emretmektedir.  

12) Partimizin, Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt sorununa yaklaşımı, son seçim bildirgemizin 29. ve 32. sayfaları arasında özetlenmiştir. Ben bu çerçeveye yüzde 100 sadığım. Bu çerçevenin dışında konuşan bir CHP’li varsa, o kişi ben değilim. Kürt sorunu ve onun alt başlıklarına dair beyan ettiği görüşler CHP çizgisinden çok başka bir partinin çizgisine yakın olanlar, o başka partide siyaset yapsalar herhalde daha isabetli olur.

13) Yukarıda ifade ettiğim görüş bir “kapıyı gösterme” eylemi olarak algılanmamalıdır. CHP’de kimsenin kimseye kapıyı göstermek hakkı da değildir, haddi de değildir. Kimse kendini bu partinin sahibi ya da ağası zannetmemelidir. AKP’nin yüzde 49,5 oy aldığı bir dönemde hepimizin birbirimize ihtiyacı var. Her bir üyemiz çok değerlidir. Görüş ayrılıklarımız da olabilir, anlaşmazlıklarımız da olabilir. Varsın olsun. El ele, omuz omuza vereceğiz. Bu karanlıktan birlikte çıkacağız.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

DEMOKRAT PARTİ'DE TOPLU İSTİFA:GENEL...

Haberi Oku