Siyaset:
COP 'LİNÇ KAMPANYASINA KARŞI SESİİNİ YÜKSELTTİ”

Bolu’da AKP bir seçim propaganda faaliyeti yürütmüyor, AKP bütün parti sözcüleri, yöneticileri ile birlikte CHP’ye 2011 yılında kaptırdıkları milletvekilliğini geri alabilmek için partinin ikinci sıra adayı Burak Cop üzerinden bir karalama kampanyası yürütüyor.

Tekraren belirtmek gerekirse Burak Cop Bolu’da birçok değerli politikacılar yetiştirmiş Cop sülalesinin günümüz kuşağının temsilcisi durumunda.

Burak Cop gerek siyaset bilimi üzerine yaptığı akademik kariyeri dolayısı ile gerekse de ulusal basında ve televizyon kanallarında sıkça görüşlerine başvurulan bir kişi olması sebebi ile Bolu’da AKP’nin ve adaylarının hedefi durumunda.

AKP’ye bu konuda gereken desteği de Bolu’da oluşturdukları “havuzcuk medyası”  veriyor.

Entelektüel alt yapısı ve değişik bilimsel disiplinlerde görüşlerini yazılı ve görsel medyada dile getirmesi sunumlar gerçekleştirmesi, Cop’un genel görüşlerini kavrama kapasitesinden yoksun olan AKP yöneticilerinin adeta ağlak pozlarda görsel ve yazılı medyanın önüne çıkarak CHP’yi yıpratma çabası sergiliyorlar.

Son günlerde bir linç kampanyasına dönüşen bu çabalara Burak Cop bir basın açıklaması ile yanıtladı.

Açıklamasında AKP’liler ve özel AKP il başkanlığını vekâleten yürüten Nurettin Doğanay hakkında ağır ifadeler kullanan Burak Cop şu konulara değindi.

İL BAŞKANI MÜSVEDDESİ

7 Haziran seçimleri öncesinde AKP’nin il başkanından tarafıma yönelik herhangi bir polemik başlatma girişimi gelmemişken 1 Kasım’ın öncesinde il başkanı müsveddesinden ortalama iki günde bir sataşma gelmektedir. Seçimden birkaç ay sonra adını pek az kişinin hatırlayacağı bu vatandaşımız, 23 Nisan’da bir devlet büyüğünün koltuğuna oturtulmuş fazla heyecanlı ve heveskâr bir çocuk edasıyla, vekaleten yürüttüğü görevi aşırı ciddiye almış ve sürekli gündeme gelmeye çabalamaktadır. Bu kadar çaba ödülsüz kalmamalı. Kendisini ciddiye almaya karar verdim.

2006 -YILINDA YAZDIĞIM YAZIYI GÜNDEME GETİRDİ, YIL 2015

Beyefendi son olarak benim Birgün gazetesinde 2006’da yazdığım, şehit cenazelerinin toplumsal ve politik işlevi hakkındaki yazıyı gündeme getirdi. Tabii siyasi etik AKP’li yöneticilerin eylem ve sözlerinde sık rastlanan bir haslet olmadığı için, Beyefendi neredeyse 10 yıl öncesinden kalma bu yazı sanki geçenlerde yayımlanmış gibi bir izlenim uyandırmaya çalıştı.

 

Başta emperyalizm olmak üzere egemen güçlerin yoksul gençleri birbirlerine öldürterek kendi çarklarını döndürdüğü kanlı ve karanlık terör düzeni, toplumun rızasını üretmek için halktaki milliyetçi duygulara oynar. Her şehidin yeni şehitlerin gelişine zemin hazırlaması için, insanların bazı şeyleri sorgulamaması için, toplumdan barış talebinin yükselmemesi için; kof milliyetçi hamasete başvurulur. Şehit cenazeleri de, bağrına ateş düşen ailelerin acısı bir yana, politik organizasyon boyutuyla bu işlevi yerine getirir. Daha doğrusu getirirdi.

 

Benim o yazıyı yazdığım 2006 yılından farklı olarak artık kitleler de şehit cenazelerinde evlatlarının, eşlerinin, sevgililerinin, arkadaşlarının neden öldüğünü sorgulamaya başlamıştır. İnsanımız uyanmaktadır.

ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ TEPKİLERİ HESABA KATMIYOR

Şehit Yüzbaşı Ali Alkan’ın ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, “Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonuna kadar savaş diyor. Kendileri gitsin savaşsın” diye haykırdı (23 Ağustos). Şehit Recep Beycur’un amcası Ömer Beycur “Cumhurbaşkanı bununla gurur duysun. Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Ben bunu bu yaşa getirene kadar ne çektim biliyor mu? Allah'tan hiç mi korkmuyor? Kardeşi kardeşe kırdırmayı bıraksın” diye ağladı (20 Ağustos).

 

Şehit Bahadır Aydın’ın cenazesinde, daha önce “Başkan seçseydik kaos olmazdı” diyen Sağlık Bakanı’na bir yurttaş “Sayın Bakan, başkan seçseydik bütün bunlar olmayacaktı değil mi? Bunu siz söylediniz. Başkan seçilinceye kadar ne kadar can gidecek” diye seslendi (21 Ağustos).

BUNLAR REZA ZARRAB’IN ARKASINA TÜRK BAYRAĞI KOYMUŞ ADAMLARDIR

Sevgili yurttaşlarımıza hatırlatmayı bir borç bilirim. AKP’liler dini ve milli değerleri her istismar ettiğinde ceplerinizi kontrol ediniz. Bunlar Reza Zarrab’ın arkasına Türk bayrağı koymuş adamlardır. Bunlar şehit cenazelerinden tek başına iktidar, hatta mümkünse 400 vekil uman adamlardır.

 

Komşu ilimiz Düzce’nin AKP’li Milletvekili, Tayyip Erdoğan için “Allah’ın tüm sıfatlarını toplamış lider” diyerek Allah’a şirk koşmuş ve bu seçimde yeniden aday yapılmıştır. Bu adamların dini duygularınızı sömürmesine izin vermeyin.

 

Evladını kaybettiği için feryat eden şehit babalarına “karakteri bozuk” diyen, şehit komiser Ahmet Çamur’un cenaze töreninde “Ne mutlu şehit ailesine” diyen, eşi ise 19 Eylül’de yaptığı bir konuşmada şehitleri kurbanlık koyunlara benzeten Tayyip Erdoğan’ın (ve partisinin) milli duygularınızı sömürmesine izin vermeyin.

BU SEÇİME MAHSUS AKP’YE OY VERMEYİN

AKP seçmeni sevgili yurttaşlarımız… İlla kendi partim için oy istemiyorum, ama bu seçime mahsus, AKP’ye oy vermeyin.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Köroğlu 6 yıl önce

ne konuştuğunu bilmeyen vekil adayının sonu böyle olur. sen bir de vekil olacaksın. ha bu kafayla zor olursun.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

ERSAN TÜRKOĞLU,HAKİM ÖNÜNE ÇIKTI

Haberi Oku