Siyaset:
'REJİMİN TALEPLERİ HALKIN İHTİYAÇLARINDAN BAĞIMSIZ'

İnsan emeğine ihtiyaç duymayan doğal kaynaklar iktidar tarafından ranta açılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Resmi Gazete’de yayımlanan Amasya, Bolu ve Trabzon’da bulunan 15 yaylanın statüsü kaldırıldı. TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Erol Perçin, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı kararı ile 15 adet yaylanın “yayla alanı” statüsünün kaldırılmasına tepki gösterdi.
 

DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDE HİÇ KİMSE SAHİPLİK İDDİASINDA BULUNAMAZ!

Karar tepki gösteren Perçin, doğal kaynakların, oluşum sürecinde insan emeğine ihtiyaç duymadığını belirtti. Perçin, “Doğal kaynaklar, ekosistem ve doğal ortam içerisindeki şartlara bağlı olarak oluşmuştur. Oluşumunda insan emeğine ihtiyaç duymayan bu kaynaklar üzerinde, herhangi gerekçeyle, hiçbir kimse veya hiçbir kesim sahiplik iddiasında bulunamaz. Bu kaynakların tasarruf hakkı topluma ve orada yaşayan tüm canlılara aittir. Bir gecede imzalanan kararnamelerle doğal kaynaklarımızın rant kaynağı haline dönüştürülmesine ve zarar görmesine neden olmaya kimsenin hakkı yoktur. Alınan keyfi kararlarla birbirinden değerli pek çok kamusal alan arazi rantı ile biçimlendirilmek istenmektedir” diye konuştu.
 

KAMUSAL ALANLARIMIZ YAĞMALANIYOR

Doğaya yönelik açgözlü saldırıların kamusal alanın yağmalanması anlamına geldiğini ifade eden Perçin, “Doğaya yönelik bu açgözlü saldırı, kamusal alanlarımızın yağmalanması anlamına geldiği gibi, doğal dengenin de bozulması anlamına gelmektedir. Son yıllarda sıkça yaşadığımız doğal afetlerin temel nedeni insan kaynaklı doğa tahribatları, yanlış toprak ve su politikaları, sınırsız enerji-maden yatırımları ve plansız çarpık kentleşme uygulamalarıdır. Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan 3461 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2’si Bolu’da olmak üzere 15 adet yaylanın “yayla alanı” statüsü kaldırılmış, çeşitli illerde turizm merkezi statüsü iptal edilmiş, kimi bölgelerin sınırları ve bazılarının statüsü değiştirilmiştir” dedi.
 

REJİMİN TALEPLERİ HALKIN İHTİYAÇLARINDAN BAĞIMSIZ

Rejimin talepleri neticesinde alınan kararlar, bölge halkının talep ve ihtiyaçlarından bağımsız, yerelde çoğu seçilmişin bilgisi dahi olmadan verildiğini kaydeden Perçin, “Yaptığımız çalışmalar, bölge halkıyla kurduğumuz temaslar maalesef ülkemizde alışkanlık haline gelmiş bu uygulamanın memleketimiz nezdinde devamının sürekliliği anlamındadır. TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından açılan iptal davası sonucunda 51450 hektarlık alan ancak 38848 hektara indirilmiş, söz konusu planlama maalesef devam ettirilmiştir. Diğer taraftan 2013 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yayla statüsü kabul edilen söz konusu iki yaylamızın bu statülerinin 2021 yılında kaldırılma tercihi, doğal yaşam alanları, imar ve rant politikaları, yayla/yaylacılık kültürü ve hayvancılık açılarından ciddi anlamda irdelenmelidir” ifadelerini kullandı.
 

DOĞAL ALANLAR TİCARİLEŞTİRİLMEMELİDİR

Yaylalarda inşa edilen kaçak yapıların düzensiz yapılaşmaya neden olduğunu belirten Perçin, “Alınan son kararla, yeniden yayla-orman statü değişikliği gündeme gelmiştir. Orman Yasası’nın 17. maddesindeki istisnalar buraların yapılaşmaya açılmasına olanak tanımaktadır. Halen kaçak binalarla ciddi bir düzensiz yapılaşma yaşanan pek çok yaylamızda, 2018 yılında çıkarılan 7143 sayılı “torba yasa” ile gündeme gelen “imar affı(barışı)” bu kararla birlikte değerlendirilmelidir. Su ve oksijen deposu olan orman, yayla, mera gibi doğal alanlarımızın doğal haliyle korunması ve kullanılması gerekir. Doğal alanlar ticarileştirilmemelidir. İmar ve rant politikaları ile yerli ya da yabancı kişiler/kesimler için yapılaşmaya açılan/açılacak yaylalarımız doğal özelliklerini yitirir, amacına uygun kullanılamaz” şeklinde konuştu.
 

“YARGI YOLU DAHİL GEREKLİ MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Doğal varlıkların ülkemizin dört bir yanında yağma ve talan projelerle tehdit altında olduğunu vurgulayan Perçin, “Doğal varlıklarımız ülkemizin dört bir yanında yağma ve talan projeleri ile tehdit altındadır. Bu doğa bizim, bu dünya bizim, bu ülke bizim, Bolu bizim. Ülkesini, halkını, kentini ve doğasını seven her yurttaşımızın görevi bu talana karşı durmaktır. TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulumuz son yasal düzenlemelerle doğal alanlarımızın farklı kullanım amaçlarıyla planlanarak doğal yapısını ve yayla özelliğini kaybetmemesi için alınan yanlış kararlara karşı yargı yolu dâhil gerekli mücadeleyi sürdürecektir” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

AKP,ARTAN VAKA SAYILARINA RAĞMEN KONGRELERE...
AKP'nin Bolu İl Kongresi'nde, koronavirüs salgınına rağmen yine kalabalık görüntüler oluştu,...

Haberi Oku