TÜRKAN SAYLAN’A ….

GÜNEŞ UMUTTAN DOĞAR                                                                   
Zehra Kulalı Gezici Yazdı

Okul yöneticileri ve özellikle de rehber öğretmenler bilir bundan 9- 10 yıl öncesine kadar okullara Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinden bir yazı gelirdi. Ekonomik desteğe ihtiyacı olan kız öğrenciler ve ekonomik durumlarını belgeleyen birtakım formlar istenirdi.

Bir de bu öğrencilerin  ‘’ Nasıl bir Türkiye ‘’ düşlediğine dair bir mektup yazması. Ve durum ÇYDD tarafından değerlendirilir, vakfın imkânları ölçüsünde kişi belirlenerek burs verilirdi.

 Doğrudur, Aydınlık bir Türkiye düşleyenlere verirlerdi bursu. Önerdiğim bir kız öğrencimin de aydınlık düşleri bu bursu hak etmişti. Ancak tam da burs bağlandığı yıl Ergenekon kapsamında Türkan Hoca da sahte belge ve uydurma cd ler le karanlığın hedefi olmuştu. Öğrencim bana gelip hocam ben bu bursu almak istemiyorum demişti, davayı gerekçe göstererek. Fişlenmekten korkmuştu... Ve bursu almaktan vazgeçti binlerce genç kız gibi.

 Peki, ne mi oldu?

Şimdilerde kardeşi de öğrencim. Annesi bir sebeple okula geldiğinde bursu reddeden öğrencimi sordum:” Hocam üniversiteyi kazandı ama gönderemedik, bir telefon bayisinde çalışıyor ve yazın düğün yapacağız inşallah.” dedi.

Peki, neydi ÇYDD, kimdi Türkan Saylan? Kadınlarla, kız çocuklarıyla ve hastalarla derdi neydi?

Saylan‘ın hayatı, çıkış noktası hekimlik olan, bilime ve aydınlanmaya adanmış bir hayat aslında. Ülkemizde Cüzzam(lebra) hastalığının eredike  (kökünün kazınması )edilmesi için yola çıkışını ‘Güneş Umuttan Şimdi Doğar ‘ da kendisi şöyle anlatmış:

“……Bakırköy Akıl Hastanesi’ni görmeye gitmiştik. Çırılçıplak, iyileşme şansı olmayan, bakımsız, sahipsiz birçok insan parmaklıkların arkasındaydı. CüzZamlılar pavyonuna giderken, Eski, bakımsız üç baraka vardı. Tarihi filmlerden birinin sahnesindeymişiz gibi, paçavralar içinde cüzzamlılar çıktılar barakalardan. Hastalar ellerini uzattılar, ayaklarını gösterdiler; yaraları vardı, sarılmıştı. Kiminin gözleri kör olmuştu, kimi sakattı. O sırada hastaneden yemek geldi. Görevli, yemeği hastaların bakraçlarına el değmeden boşalttı ve döndü. Bu görüntü günlerce rüyama girdi.”

 

Ve 1976 yılında cüzzamla girdiği savaşta Doğu ve Güneydoğu illerinde ve tüm Anadolu’ da  tarama  çalışmalarını gönüllü tıp fakültesi  öğrencileri ve hemşireleriyle gerçekleştirdi.

Kurduğu Cüzzamla Savaş Derneği, vakıflar ve mücadelesi tüm dünyanın da dikkatini çekmiştir.1986 ‘da Uluslararası Gandi ödülüne layık görülmüştür. Kurucu üyeliğini yaptığı Uluslararası Cüzzam Birliğinin Başkan Yardımcılığını da yürütmüştür. Kurduğu Lebra Hastanesi,  2009 yılında ölümünün ardından kapatılmak istenmiş ancak verilen mücadele ile hukuki bir kimliğe kavuşturulmuştur. Kökünü kazıdığı Cüzzam, ne yazık ki ölümünden sadece 3 yıl sonra hortlamış ve 2011 yılında  14 Cüzzam vakası tespit edilmiştir.

Türkan Saylan’ın mücadelesi topyekun bir iyileşme mücadelesidir aslında. 1980’ den sonra vites yükselten gericileşmeye karşı kadın ve çocukların iyileşmesi ve eğitilmesidir ÇYDD’nin kuruluş amacı. Ne şeriat ne darbe diyerek laik demokratik Türkiye mücadelesinin neferleriydi yaratmaya çalıştığı. Bu yüzdendi aydınlık düş arayışı.

Aklın, bilimin, laikliğin hedef alındığı bu dönemde Ensar vakıflarına daha çok yer açılmalıydı. Alternatifleriyle de mücadele edilecekti elbette. Taşlar böyle böyle döşendi bir bir. Tüm belgelerin sahte ve kopya olduğu tespit edilen ÇYDD davasını biliyorsunuz zaten. Vakfa ve aslında yukarda anlattım gibi kimlere  bedel ödetildiğini de.

Bu süreçte herkesin bir vazifesi vardı elbet. Şimdiler de demokrasi havarisi kesilmiş Ahmet Altan bakın ne demiş .Unutulmasın diye !!

 ‘’ Hayatı boyunca cüzamla cansiperane mücadele etmiş Türkan Saylan’ın evini, o ciddi bir hastalıkla boğuşurken basmak, evet, hoyratça bir tutum…”

Ama koskoca Ergenekon’u, Türkan Hanım’ın kırmızı mendilini boynuna bağlamış bir halde görüldüğü o unutulmaz resminin arkasına saklamaya çalıştığınızda “kurnazlık” sınırını geçmiş olursunuz.  Ergenekon, darbecilikle ilgili bir dava!

Bizde diyoruz ki: O kırmızı mendili boynuna bağladığın resmi ve o  resmin arkasında, hasta yatağında sana bu zulmü yapan; yalanla dolanla evini basan haramileri ve yardakçılarını unutmayacağız.

 

 Umuda  uzattığın  elin  elimizdedir  !!

Türkan SAYLAN’a

Sevgi, Saygı ve Özlemle….

Zehra Kulalı Gezici

 

 

Not: Bu vesileyle herkesi 4622’ye mesaj atarak ÇYDD’yi desteklemeye davet ediyorum.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122