"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"

Malumunuz, bir bitcoin furyasıdır gidiyor. Tamircisinden, patronuna; bankacısından, bakkalına kadar herkesin üzerinde pembe hayaller kurduğu, yorumlamaktan usanmadığı son zamanların en revaçta konusu dijital para birimi bitcoin.

“Nedir bu bitcoin’deki artışların sebebi?” ya da “Nereye kadar?” diyenleriniz için meselenin özetini aslında en iyi  Kemal Sunal’ın Yedi Bela Hüsnü adlı filmi yapıyor. Hüsnü’nün hiç bir fiyakası ve de becerisi yoktur ama yakın arkadaşının gazı ile mahalledekilerin tapularını zorla ele geçiren kötü kalpli kabadayıya kafa tutmuştur bir kere ve işleri tesadüfen yaver gitmiştir. Film bu ya, bir fiske ile yıkılacak Hüsnü, sürekli kabadayıya ağzının payını vermeyi başarır ve sonuçta mahallelinin gözüne girer. Mahalleli onu destekledikçe popülaritesi artar, popülaritesi arttıkça daha fazla insan Hüsnü’den medet ummaya başlar ve böylece kendi kendine bir balon oluşur. Hatta önceden “Ondaki hava otomobil lastiğinde de var” diyerek burun kıvıran sevdiği kadın bile onun peşinden koşmaya başlar.

İşte bu tablo tam olarak borsaları, finansallaşmayı ve elbette bitcoin’in geldiği durumu özetliyor. Ve o kadar tehlikeli bir tablo ki bir önceki sayıda bu köşeye konu olduğu gibi artık yaşamın temeli suyun bile spekülasyona açık şekilde borsada işlem görebileceği konuşuluyor.

Çok fazla teknik konuya girmeden, bitcoin’in nasıl bir şey olduğunu özetlemeye kalkarsak diyebileceğimiz ilk şey onun sanal bir para birimi olduğu. Yani elle tutulamaz, gözle görülemez. Sadece bilgisayarlarda kayıtlı olduğunu varsaydığımız bir dosya. Bu bitcoin adlı dijital para biriminin kuruluş hikayesi ise bir grup yazılımcının biz artık “ödeyenden - ödeme alan kişiye” işlem yapmak istiyoruz demesi ile başlıyor. Ve bu girişimciler evlerimizdeki bilgisayarlardan çok daha üstün bilgisayarlar ile karmaşık hesaplamalar sonucu çeşitli dosyalar üretiyorlar. Sonrada bu dosyaları belirli bir ücret karşılığı sizin için tanımlanan bir sanal cüzdanınıza gönderiyorlar. Nasıl ki mailinize şifrenizi bilmeden hiç kimse giremiyor ise bu sanal cüzdanınıza da kimse giremiyor. Sonuç olarak devletlerin, denetim ve kurallarından bağımsız aynı zamanda banka gibi aracılara da para kaptırmadan, her şeyin dışında bir sistem kurmayı başarıyorlar.

Fakat dedik ya, bu para hiç bir şekilde elle tutulamaz, gözle görülemez. Hatta birçok yerde geçmiyor bile. Düşünün, geçen yıl bitcoin ile ilgili bir seminer düzenleniyor ancak katılımcılardan bitcoin değil de nakit para ile ödeme yapmaları isteniyor. Kendi seminerinde bile geçmeyen bir para birimi! Yani bu işlerin içerisindeki insanlar bile bitcoinin ne kadar güvenilmez olduğunun farkında. Fiyatının rekorlar kırıp yatırımcılarına para kazandırmasının tek sebebi ise ileride bu sistemin çok geçerli olacağı ve herkes tarafından kullanılacağı beklentisi. Evet, sadece bir beklenti... Ama borsada da, casinolarda da biliyorsunuz kasa hiç kaybetmez ve birileri kazanırken birilerinin de kaybetmesi gerekir ki sistem dönsün. Kısa yoldan köşeyi dönmek her ne kadar Özal ile büyümüş bir nesli heyecanlandırsa da işler o kadar basit değil!

İşin bir diğer boyutu ise bitcoin üretilirken gereken inanılmaz derecedeki büyük enerjiden dolayı çevreye verdiği zarar. Bitcoin üretmek için sıradan bilgisayardan çok daha gelişmiş bilgisayarın hiç kapanmadan çalışması gerekiyor. Gün geçtikçe yapılması gereken işlemler artıyor ve bilgisayarların hep daha çok enerji harcaması gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre bir yılda bitcoin için harcanan enerji birçok ülkenin toplamından daha fazla. Bir bitcoin üretmek için bir uçağın havalanması ile aynı miktarda enerji gerekiyor. İşin aslı bitcoin dünyanın ısınmasına katkıda bulunurken karşılığında gerçek anlamda hiçbir sosyal fayda sağlamıyor.

Bu tarz sistemlerde her çıkışın bir inişi oluyor. Tarihte bilinen ilk finans balonu faciası 17. yüzyılda Hollanda’da meydana gelmiş. Bildiğimiz lale, zamanla bir çılgınlığa dönüşüp fiyatı bir apartman fiyatına kadar ulaşmış. Yıllar sonra fiyatı normale gerilediğinde ise ardında bir sürü iflas etmiş insan bırakmış. Köşeyi dönmek o kadar kolay olsaydı bunu Jet Fadıl’ın tokatladığı binlerce kişi başarırdı. Ya da bir zamanlar “Saadet Zincirleri” vardı hatırlarsanız. Zincire eklenecek başka enayi kalmadığında sistem çöktü.

Ben bu satırları yazarken 1 bitcoin tam olarak 362.600 TL. Ne diyelim; kapitalizm için bu tarz pembe hayalleri pazarlamak, güvenli bir gelecek, çalışan bir sosyal güvenlik sistemi, adil bir toplumsal düzeni yaratmaktan çok daha iyi. Ancak bu da diğerleri gibi ardında binlerce mağdur bırakarak çökecek, dünyada yarattığı kirlilik ise bir sonraki nesle kalacak.
 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Slm 2 hafta önce

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122