"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"

Fatih Melih Maradit Bolu Gündemin kurucusu idi.

Arkadaşımdı halende öyle…

Bolu’dan gidene dek haftada birkaç kez mutlaka görüşürdük.

Beni köşe yazarı yaptı o gün bugün bu işlerin dışına çıkamadım.

Bu işleri bırakmak, AKP iktidarı dönemlerinde bırakmak ise açıkçası görevden sorumluluktan kaçmak gibi geldi.

Devam ettik,

Devam ettikçe pek çok hayırsız, zübükane işlerle karşılaştım.

Örneğin pek çoğunuz bilmez, bilenlerde unutmuştur.

Şimdi pek çoğu basında tutunamayan bazı tipler ismine “kartel medya” dedikleri bir teşkilat oluşturmuşlardı.

Bir gazete birliği oluşacak onlar işadamları başta olmak üzere paralı tiplerden şantaj ve tehditle kafa koparacaklardı.

Parasızdılar, para kazanma gibi çabaları da yoktu.

Kısa yoldan ceplerini dolduracaklardı.

Bir tartışmalarını hatırlıyorum.

Çok yüksek sesle bağrışıp duruyorlar birbirlerini azdırıyorlardı.

Bu kakofoni arasında kurbanlara ulaşılıyor bine bin katılarak destek! istiyorlardı..

Bolu basınında medya karteline karşı çıkan Fatih Melih Maradit ve her zaman olduğu gibi Kamuran Alagözoğlu vardı.

O dönemde pek çok kez  “Fatih’e çık git kurtar kendini ne bu iş” dediğimi hatırlıyorum.

Gitti Düzce’ye gitti ama bu işten çıkamadı. Orada devam ediyor.

Giderayak beni de bu işe bulaştırdı.

Aşkolsun Fatih…

İşin şakası bir yana Fatih’le beraber olduğum dönemdeki birikimim bana yol gösterici oldu.

Politikacıların manevraları, bürokrat diye geçinen tiplerin kifayetsizlikleri, yerel AKP’cilerin Bolu’daki basını dizayn etme çabaları.

Örneğin eski belediye başkanı Alaaddin Y. döneminde kurulan Alaaddin Y. başkanlığındaki “medya ıslah komitesi”, “MIK” adlı yapı.

Bu boyun eğmeyen gazetecileri ıslah(!) etmeye yönelik yapı, devletin gücünü de ardına taktığı için her türlü yasadışı faaliyetin içinde idi.

Dışarı da yine benim yönetimim dönemindeki Bolu Gündem, Kamuran Alagözoğlu ve İmdat Aslan’lı, Mehmet Demirci’li Bolu Havadis.

Bolu halkı MIK ile aramızdaki mücadeleyi yakinen bilir.

Neler oldu neler, gazeteler kapatıldı, Basın İlan Kurumu üzerimize salındı. Mahkemeler fazla mesai yaptı sayemizde.

Hatırladığım kadarı ile ben 22 kez, İmdat Aslan 65 kez hakim karşısına çıktı.

Eyüp Ahi ha keza…

Şükür MIK dönemi de sona erdi.

Alaaddin Y. kaybetti, ortalıkta pek gözükmüyor, insan içine çıkacak bir yüzü yok sanırım.

Ben ise Bolu Gündem’i bu dönemde bırakmak zorunda kaldım, çünkü Alaaddin Y. bu kez gazetenin içinden beni vurma yoluna gitti.

Başarılı da oldu.

Ama şimdi kendisi şutingen.

AKP’nin açılışlarına bile çağırılmıyor.

Bitik.

***

Biz arkadaşlarla Medya14’ü kurarak kervanı yeniden düzerken bir BMA lafıdır konuşulmaya başlandı ki sorma gitsin.

İlk zamanlar aldırmadım.

Sonra biraz araştırınca karşıma Tanju Özcan çıktı, Fatih Metin çıktı, daire müdürleri çıktı, tavukçular çıktı, ilçe ve belde belediyeleri çıktı.

Tanju Özcan’a şaşırdım MIK dönemini en iyi bilen oydu, baskıları, şiddete dönüşme eğiliminde olan yapıları, Alaaddin Y. Zabıta teşkilatını, emrindeki polisleri bizzat gören oydu.

Ama şimdi BMA ile kol kola.

BMA Birleşik Medya Ajansı denilen yapı kimi gazetecileri bu kez ne yazık ki Bolu Gündem H.Hüseyin Aykan çatısı altında toplamıştı.

Birleşik Medya Ajansı denilen organizasyonu inceledikçe adını burası ile bağdaştıramadığım insanlarla karşılaştım.

Üç paraya kandırılmışlardı

Bolu Havadis gibi meselenin ayırtına varıp ayrılanları duydum.

Belediyeleri denetleyen içişleri bakanlığı müfettiş raporlarına ulaştık.

BMA başkanlarla sözleşme imzalamıştı, buna göre belediyeler aylığa bağlanıyor, başkanların faaliyetleri ise bağlı gazetelerde haberleştiriliyordu.

Yani haberlerinin kamuoyunda duyulmasını istiyorsan BMA ile sözleşme imzala, paraları sökül.

Bir başka deyişle “parayı veren düdüğü çalar” ittifakının kısa adı BMA.

Yok para vermezsen olacaklardan biz sorumlu değiliz.

Bu çirkin anlayış biz haberlerini yapana kadar at beylik g.t beylik devam etti.

Şimdilerde iskambilden kule yıkılmak üzere...

Biz bu süreci daha da hızlandırırız, çünkü bütün ayrıntılarına ulaştık.

Ama dediğim gibi karşımıza bazı emekçi insanlar çıktı.

Adlarına naylon internet siteleri oluşturulan ulusal ajans çalışanları, emekleri ile çalışan sahadaki yeni gazeteciler.

Ev geçindiriyorlar, işsiz kalacaklar.

Üzülmedim mi üzüldüm.

Bazı konuların üstüne gitmemeye karar verdim.

Arkadaşlara önerim derhal bu çirkin organizasyondan kopun,uzaklaşın..

***

Ama bazılarını da kamuoyuna açıklamak zorundayım.

Abdullah Abat Boluspor Başkanı.

Bolu Takip Gazetesinin ortağı ve Bolu Ekspres İnternet gazetesinin sahibi,

Düşünebiliyor musunuz Boluspor Başkanı BMA’dan çöpleniyor.

Bir diğer açıklamak zorunda olduğum BMA paydaşı ise boludabolu.com adlı internet sitesi.

Burası ise Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir ile Bolu Takip Gazetesi sahibi Mehmet Ali Atalay’a ait .

Kendilerini site içinde tanıtırken hikâyeyi anlatıyor Rasim Özdemir.

Yani Bolu belediye başkan yardımcısı Rasim Özdemir bir yerde devlet memuru olarak işveren, amir öte yanda ise BMA ortağı.

Al gülüm ver gülüm.

Ohh ne ala memleket…

Tanju Özcan’da bunları bilmez mi bilir hemen açıklama da yapar “benim yol arkadaşım Rasim devlet memuru olunca boludabolu.com’u bıraktı”

Hadi yaa “burada kahkaha imojisi var”

Yani işi burada noktalamak istiyorum.

Aklı başında olan şapkasını alır BMA’dan tüyer, onunla sözleşme imzalayan devlet kapıları da….

Bir daha BMA yazısı yazmak istemiyorum

Ekler:

Rasim Özdemir boludabolu.com’u anlatıyor

“Uzun yıllar önce aklıma geldi bu fikir hatta bu fikri hayata geçirmesi için birçok arkadaşıma önerdim ancak kimse dikkate almadı. Sonra MALİ’ye bizim böyle bir site kurmamız gerektiğini söyledim. Anlattıktan sonra, bendeki heyecanı onda gördüm ve başladık. İsmin ‘boluda’ kısmı ben buldum, ‘bolu’ kısmını MALİ buldu. Birleştirdik ‘boludabolu’ oldu.

Hikaye böyle… Devam mı edecek, burada mı bitecek onu zaman gösterecek… ALLAH BİLİR…”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
İsime ne gerek var 4 ay önce

i̇nleyen nağmeler..duayen gazeteci̇ olduğundan dem vurulan kamuran alagöz'ün gazetesi̇nde, alaatti̇n yilmaz'ın i̇smi̇ bi̇r su tüneli̇ne öneri̇ldi ve o yazı hala yayında! bu ne perhi̇z bu ne lahana turşusu? ayrıca bu konu ile ilgili bolunu sesi̇ gazetesi̇ne yaptiğim ni̇zami̇ yorumlar da ya yayinlanmadi ya da yayinlandiktan sonra gi̇zli̇ bi̇r el tarafindan yayindan kildirttirildi...! yazar süha alparslan'ı bu konudan tenzih ediyorum zira olan bitenden haberi yoktur..

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122