DEPREM

Uzun süreli, korkutucu boyutta bir deprem daha yaşadık.. ne ilk, ne son..

Hepimize geçmiş olsun..

Ülkemizde irili, ufaklı 500 civarında fay hattı mevcutmuş.

Yaşantımız, aldığımız önlemler önlem mi? Hayır.

Sadece yurdumuz değil, dünyanın tüm coğrafyaları "potansiyel" deprem riski altında.

Bu nedenle "deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak..." söylemi içi boş bir söylemden öte değil.

Doğanın atmosferik ve jeolojik yapısı, deprem, sel, yangın, fırtına ve benzeri gibi doğal sirkülasyonlara son derece açık ve bunların önlenebilmesi fiziken imkânsız.

Ancak, bu doğal oluşumlara karşı bilimsel ve teknolojik önlemler alınarak, olası tehlikeler minimum düzeye indirilebilir ve hatta, oluşumların etkileri zararsız olarak atlatılabilir.

Ve yine bu oluşumlar, bilimsel ve teknolojik mühendislik çalışmalarıyla, zarar verici olmaktan çıkarılıp, toplum yaşamının yararına dönüştürülebilir. Su temelli barajların oluşturulması, rüzgar temelli enerji kaynaklarının yaratılması gibi.

"Deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak", özellikle deprem olasılığının yüksek olduğu alanlarda yapılaşmanın mukavemet hesaplamasından tutun da, zemin etüdüne kadar uzanan karmaşık bir dizi çalışmayı gerektirir.

RANT düşünmeksizin!!

Böylesi titiz ve insan odaklı fizibilitel çalışmayı ise, "Sosyal Devlet bilinçli bir siyaset" gerçekleştirebilir.

Rant mantıklı ve insan öğesini hiçe sayan yaklaşımlarla olsa olsa ancak,

"Deprem gerçeğiyle birlikte yaşamasını öğrenmeliyiz"

"Çök, kapan, tutun"  boyutunda bekleşir dururuz.

 Makûs  talimiz  ne gösterirse artık..

Çökmeyi, kapanmayı da hiç beceremedim zaten akşam.. Fırsat olmadı.

Geçenlerde ulus genelinde yapılan tatbikatta benimle birlikte bir çok vatandaşa  SMS 1,5 saat sonra geldi..

Her türlü gözden çıkarılmışız da.. Ne diyelim?!

Tekrar geçmiş olsun..