EĞİTİM SEN BOLU ŞUBE BAŞKANI GEZİCİ'DEN VALİ ERKAN KILIÇ'A TEPKİ

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici,Vali Erkan Kılıç'ın “İzzet Baysal Vakfı Ortaöğretim Okul Birincileri Başarı Ödül Töreni”nde eğitim emekçilerine yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Gezici, eğitimde yaşanan başarısızlığın kamu emekçilerine yüklendiğini belirterek Vali Kılıç’ın konuşmasının kendilerini kaygılandırdığını söyledi.

EĞİTİM SEN BOLU ŞUBE BAŞKANI GEZİCİ'DEN VALİ ERKAN KILIÇ'A TEPKİ

“İzzet Baysal Vakfı Ortaöğretim Okul Birincileri Başarı Ödül Töreni”nin 35’incisi Bolu Bilim ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Törende, Bolu genelindeki liseleri birincilikle bitiren 49 öğrenciye ve Sosyal-kültürel ve sanatsal dallarda Türkiye birincisi olan 4 öğrenciye ödülleri verildi.

Törende konuşan Bolu Erkan Kılıç,eğitimde yaşanan başarısızlığı kamu emekçilerine yükleyerek, “Çoğu gelişmiş ülkede eğitimde örnek verirsek, öğretmenler sözleşmeli. Okullarda bakıyor Müdür yılsonundaki başarı durumuna. Öğrencilerin başarısı nedir? Bu öğretmen çalıştığı alanda başarılı oldu mu? Olmadı mı? Buna göre onun da sözleşmesi yeniliyor veya yenilemiyor. Bizim de böyle bir, burada yaptığımız gibi ödül ve cezalandırma sistemini mutlaka kurmamız gerekiyor. Yoksa bazı kişiler çalışıyor, gayret ediyor” dedi.

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici, Vali Kılıç’ın sözlerine yazılı bir açıklama yayınlayarak tepki gösterdi.Gezici, “Başarı ve başarısızlığın sorumluluğunu sadece eğitim emekçilerinin omuzlarına bırakan; eğitim yöneticilerinin, karar alıcılarının, eğitim politikalarını belirleyenlerin ve en önemlisi siyasi iktidarın sorumluluklarını yok sayan ;  eğitim sistemi sorunlarının üstünü örten ve eğitim emekçilerini doğrudan hedef alan ve üzeri örtük şekilde de olsa yaşanan sorunların nedeni olarak göstererek hedef alan bu yaklaşımın  doğru olmadığını açıkça ve yüksek sesle belirtmek isteriz” diye konuştu.

İzzet Baysal Vakfına ve yöneticilerine teşekkürlerini ileten Gezici, açıklamasında şunlara yer verdi:

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki sayın valinin bir kamu görevlisi olarak yaptığı bu konuşma kamusal hizmetin doğasına aykırıdır. Sayın valinin niyetinin ne olduğunu bilmemiz mümkün değildir ancak  güvencesizliği, performansa dayalı bir çalışma rejimini öngören bir yaklaşımı içeren konuşmanın bu bölümünü kabul etmemiz mümkün değildir.

Başarı ve başarısızlığın sorumluluğunu sadece eğitim emekçilerinin omuzlarına bırakan; eğitim yöneticilerinin, karar alıcılarının, eğitim politikalarını belirleyenlerin ve en önemlisi siyasi iktidarın sorumluluklarını yok sayan ;  eğitim sistemi sorunlarının üstünü örten ve eğitim emekçilerini doğrudan hedef alan ve üzeri örtük şekilde de olsa yaşanan sorunların nedeni olarak göstererek hedef alan bu yaklaşımın  doğru olmadığını açıkça ve yüksek sesle belirtmek isteriz.

Kamu hizmeti, doğası gereği eşit, ücretsiz, erişilebilir, nitelikli, düzenli ve sürdürülebilir olmalıdır ve bu hizmet kamu görevlileri eli ile sürdürülmelidir. Temel özellikleri sıralanan kamu hizmetinin olması gerektiği gibi üretilebilmesi ancak kadrolu ve güvenceli kamu emekçileri ile mümkündür. Kamu hizmetinde kar ve verimlilik kavramları hakim değildir. Diğer bir ifade ile kamu hizmetini piyasanın hakim yaklaşımlarıyla sürdürmek mümkün değildir. Sayın valinin piyasanın hakim yaklaşımları ile kamu hizmetinin üretilmesine dönük geçersiz önerilerini kabul etmemiz tabi ki beklenilemez.

Birçok toplumda olduğu gibi ülkemizde de yapılan araştırmalarda kamuoyu tarafından öğretmenlere duyulan güven, eğitim sistemine duyulan güvenin üzerindedir. Sorunların konuşulmasını engelleyen, sistemin başarısızlıklarını kamu emekçilerine yükleyen bu yaklaşımın nasıl şiddete döndüğünü acı bir şekilde tecrübe ettiğimiz bir dönemde bu konuşmanın bizleri kaygılandırdığını ifade etmek isteriz.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak; güçlü bir eğitim sisteminin, öğretmeni merkeze alan, kadrolu güvenceli çalışma ve insanca yaşanacak bir ücretle , söz ve karar süreçlerine katılan güçlü bir öğretmen statüsünden geçtiğini biliyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Kamu yöneticilerinden kendilerine ve eğitim emekçilerine şu soruları sormasını istiyoruz: Öğretmenler eğitim sistemine ne kadar güveniyor ve kendilerini ne kadar güvende hissediyor? Öğretmenler kendilerini ne kadar söz sahibi hissediyor; ne kadar sorumluluk alabiliyor ve kendi potansiyellerini ortaya koymak için ne gibi desteklere gerek duyuyorlar ve destekleniyorlar mı? Eğitim ve Bilim emekçileri Sendikası olarak mesleğimize sahip çıkma, öğrencilerimizin nitelikli kamusal eğitim hakkı için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Güncelleme Tarihi: 06 Ağustos 2022, 14:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER