"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Eğitim:
EĞİTİM SİSTEMİ İKTİDARIN İDEOLOJİK HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BİÇİMLENDİRİLIYOR

Türkiye’de 17 Nisan 1940 yılında Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç önderliğinde kurulan Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun yıl dönümü vesilesi ile Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici açıklamalarda bulundu.

“EĞİTİM, ÜRETİM İÇİNDİR”
Açıklamasında Köy Enstitüleri’nin öneminde dikkat çeken Gezici, “Türkiye nüfusunun yüzde 80’inin köyde yaşadığı, ülke nüfusunun büyük bölümünün okuma yazma bilmediği bir dönemde, ‘Eğitim üretim içindedir’ şiarını ilke edinerek kurulan Köy Enstitüleri, üretime ve kalkınmaya yönelik öğrenimi temel alan önemli ve tarihsel bir deneyim olarak bilinmektedir” dedi.

KÖY ENSTİTÜLERİ, ÜRETİME VE KALKINMAYA YÖNELİK ÖĞRENİMİ TEMEL ALDI
Köy Enstitüleri’nin Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişiminde belirleyici bir rol oynadığını ifade eden Gezici, “17 Nisan 1940 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurulmasının ardından Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişiminde belirleyici bir rol oynayan Köy Enstitüleri’nin 81. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Türkiye nüfusunun yüzde 80’inin köyde yaşadığı, ülke nüfusunun büyük bölümünün okuma yazma bilmediği bir dönemde, ‘Eğitim üretim içindedir’ şiarını ilke edinerek kurulan Köy Enstitüleri, üretime ve kalkınmaya yönelik öğrenimi temel alan önemli ve tarihsel bir deneyim olarak bilinmektedir. Köy Enstitüleri kırsal yörede toplumsal, ekonomik ve kültürel kalkınmayı sağlamak; bu alanda ilgili gerekli insan gücünü yetiştirmek için kurulan temel eğitim kurumları olmuş, öğretmen yetiştirme sistemine yaptığı somut katkılar, aradan 81 yıl geçmiş olmasına rağmen unutulmamıştır” ifadelerini kullandı.

KÖY ENSTİTÜLERİ ‘TOPLUMCU BİR ANLAYIŞ’ İLE KURULDU
Köy Enstitüsü’nde okutulan derslerin yüzde 50’sinin kültür, yüzde 25’nin tarım ve geri kalan yüzde 25’nin teknik olduğunu kaydeden Gezici, “Bugünün siyasi iktidarı tarafından hedef haline getirilen ve eğitim biliminin temeli olan karma eğitim sistemine dayanan Köy Enstitülerinde okutulan derslerin yüzde 50’si kültür, yüzde 25’i tarım ve yüzde 25’i de teknik derslerden oluşmuştur. Köy enstitüsünü bitiren bir öğretmen sadece bir ilkokul öğretmeni olmamış, aynı zamanda ziraatçilik, sağlıkçılık, duvarcılık, demircilik, terzilik, balıkçılık, arıcılık, bağcılık ve marangozluk konularında uygulamalı olarak öğrendiklerini öğrencilerine aktarmıştır. Toplumcu bir anlayışla kurulan Köy Enstitüleri aynı zamanda tarım işlikleri ve sağlık ocakları olarak toplumsal işlevler görmüş, çeşitli tohum ve tarım araçlarının ilk denemeleri bu okullarda yapılmıştır. Türkiye’nin toplumsal yapısının oluşumuna çok değerli katkıları olan Köy Enstitüleri’nin eksikliği, özellikle günümüzde yakından hissedilmektedir” şeklinde konuştu.

ÖĞRENCİLER,İKTİDAR ELİYLE İMAM HATİPLERE ZORLANIYOR
Günümüzde öğrencilerin iktidar eliyle imam hatiplere, özel liselere ve meslek liselerine yönlendirildiği, büyük bölümü dini içerikli seçmeli dersleri seçmeye zorlandığı, öğretmenlerin performans ve sınav kıskacına alındığını vurgulayan Gezici, “Köy Enstitüleri’nin zengin ders içeriği, benimsediği öğretmen yetiştirme ve eğitim modelinin ne kadar önemli ve değerli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Köy Enstitüleri’nin en önemli özelliklerinden birisi, günümüz Türkiye’sinin bir türlü kurtulamadığı eleştirmeyen, sorgulamayan, ezbere dayalı ve sınav merkezli eğitim sistemine değil, gerçek anlamda öğrenci merkezli, öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenme sürecini ilke edinen bir eğitim-öğretim ortamı yaratmayı hedeflemiş olmasıdır. Köy Enstitülerinin kuruluşunun üzerinden 81 yıl gibi uzun sayılabilecek bir süre geçmiş olmasına, dönemin zor koşullarındaki eğitimin niteliği ile günümüz Türkiye’si arasında olumsuz anlamda çok büyük farklar olması düşündürücüdür” biçiminde konuştu.

SAVAŞ POLİTİKALARINA KURBAN EDİLİP KAPATILDI
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu zorlu koşullar ve uluslararası dinamiklerin etkisi sonucunda Köy Enstitüleri’nin soğuk savaş politikalarına kurban edilip kısa süre içinde kapatıldığının altını çizen Gezici, “Köy Enstitülerinin kapatılmasını takip eden süreçte, özellikle 1950’li yıllarda bu önemli eğitim deneyimi önce yatılı öğretmen okullarına, ardından yatılı okullara, sonra da normal lise eğitimine yayılarak zaman içinde işlevsiz hale getirilmiş ve hızla etkisizleştirilmiştir. Köy Enstitüleri’nin kapatılması, Türkiye’nin çağdaş, laik ve bilimsel değerlerle buluşması ve aydınlanma sürecinin ciddi anlamda kesintiye uğramasına neden olmuştur. Geçmişte Köy Enstitüleri’ni kapatan ve yarattığı tüm olumlu izleri silmeye çalışanlar, bugün laik bilimsel eğitime savaş açarak, karma eğitim uygulamalarını kaldırmak isteyerek eğitim sistemini dinselleştirmeyi ve ticarileştirmeyi hedeflemekte, eğitim sistemini iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istemektedir” diye konuştu.

Son olarak Köy Enstitüleri’nin 81. Kuruluş yıl dönümünde ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıkılacağını belirten Gezici, “Köy Enstitülerinde olduğu gibi, gericiliğe karşı aydınlığı, sömürüye ve emperyalizme karşı eşit ve özgür bir gelecek mücadelemizin sürdürdüğümüzün bilinmesini istiyoruz” dedi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BAKAN SELÇUK AÇIKLADI:LİSELERDE SINAVLARA...
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yaptığı açıklamayla liselerde sınav uygulamalarının yeniden düzenlendiğini...

Haberi Oku