"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Ahmed Saadat'a özgürlük

“Buraya geldiler çünkü İsrail vatandaşı olarak sosyal güvenlik ve yoksulluk yardımından yararlanmak istiyorlar. İsrail vatandaşı olmayanlardan bitlerden kurtulur gibi kurtulmalıyız. İçimizde yayılan bu kanseri durdurmak zorundayız”

2001 yılında sarf etmişti bu sözleri İsrail’in faşist Turizm bakanı Rehavam Zeevi.

Filistinliler den bahsediyordu. Hani yıllardır çocuk, genç, yaşlı ayırt etmeksizin öldürdükleri Filistinliler den. Ülkesinin Filistinlilere yaptıklarını az bile bulduğundan kabineden istifa etmişti. Yani Filistinlilere karşı “bit” ve “yayılan kanser” demenin ötesine gitmek gerekiyordu. Anlamayacak kadar aptal değiliz. Öldürmekten bahsediyordu besbelli. “En iyi Filistinli ölü Filistinli” dememiş olmasına rağmen böyle bir sözü söylediğinde de kimse şaşırmayacaktı. Bir ulusun ölüsünü iyi olarak görmek bizim topraklarımıza da yabancı değil. Ama bir farkla: Filistin’de ölene üzülürken, Suruç’ta ölen yüz karası ilan edilecek.

Faşizmin, dini, dili ve ulusu olur. Belirleyicisi de sermayedir.

Komünistler ise din, dil ve ulus ayrımı gütmeksizin sınıfsal aidiyete bakarlar. Mücadelelerini de böyle tarif ederler. Kimlikler sınıfın üstünde değil, sınıf kimliklerin üstündedir.

Örneğin, faşizme ve emperyalizme karşı mücadele veren İsrail’li komünistler yoldaşımızken, Filistin sorununun çözümü için İntifada’yı değil de Oslo’yu adres gösteren Filistinliler değildir. Aradaki ayrımları netleştiren sınıflardır. İlkin de işçi sınıfı adına, ikincisin de burjuvazi adına.

Rehavam Zeevi’ye dönecek olursak sözlerinden yaklaşık 4 ay sonra öldürüldü. Eylemi FHKC yazılı kısa bir açıklamayla üstlendi.

Şimdi ise 9 seneden beri İsrail’de mahpus olarak tutulan Ahmed Saadat’ın Nafha Hapishanesi’nde şiddete ve tecrite maruz kaldığının haberlerini alıyoruz. Ahmed Saadat , Zeevi’nin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor.

Ahmet Saadat baskı ve zorla ilk defa karşılaşmıyor. Yıllarca tecrite maruz kaldığı, karısı ve çocuklarıyla görüştürülmediği olmuştu. Şimdi ise yeniden tekrarlıyorlar. Sindirmek ve boyun eğdirmek için.

FHKC, siyonizm ile uzlaşmayan, emperyalizme karşı mücadele veren, ulusal mücadeleyi sınıf mücadelesiyle birleştiren sosyalist bir örgüttür. Hatta Suriye konusunda da yurdum solcusundan daha aklıselim davranan bir örgüt.

Öyle kolay değil sindirmek!

***

22 Ocak 2013’tü. İstanbul’da Cezayir Toplantı salonunda FHKC’nin bir dönem kadın gerillası olan ve mütemadiyen FHKC saflarında mücadele eden Leyla Halid’in(*) Suriye konulu toplantısına katılma fırsatı bulmuştum. Katılımcılar arasında Foti Benlisoy’da vardı.

Foti Benlisoy kısaca, Suriye’de ki ayaklanmanın, emperyalizmin bölgesel planlarının bir parçası değil, Arap halkının devrimci kalkışmasının ürünü olduğunu öne sürüyordu.

Leyla Halid ise Irak ve Afganistan işgallerinde direk olarak ABD’nin kendi askeri gücüyle bölgeye müdahale etmesinin bugün için farklılaştığını, Suriye konusunda müdahalelerin İslamcı çetelerle ve çeteleri destekleyen bölge devletleriyle başarılmak istenmesinin altını çizmişti.

Bugün Suriye haritasını elimize aldığımızda karşılaştığımız verili tablo bizlere kimin haklı çıktığını göstermekte.

 Leyla Halid haklı çıkmıştı!

Neredeyse dört buçuk senedir Suriye halkı emperyalizme karşı direniyor.

Leyla Halid, tarihi hatırlayın uyarısı yaparak “Hitler şu anda tarihin çöplüğünde…” demişti. Suriye’ye dair savaş kışkırtıcılığı yapanların Hitler’den farklı bir sonu olacağını düşüneniniz var mı?

Bugün IŞİD’e karşı sözde savaşanların, IŞİD düşüncesiyle ülkeyi yönettiğini göremeyecek kadar saf değiliz. IŞİD’in düşüncesi iktidarda.

Emperyalistler ve savaş kışkırtıcıları tarafından yaratılan IŞİD ve destekçileri tarihin çöplüğüne gömülerken bize de onları süpürmek düşecek.

***

Emperyalizme karşı direnen Suriye halkına ve Suriye halklarının yanında duran FHKC’nin mahpus lideri Ahmed Saadat’a özgürlük umuduyla…

Emperyalizm ve siyonizm yenilecek, direnen halklar kazanacak.

***

Ahmed Saadat’ın çağrısı:

Irkçı, yerleşimci-sömürgeci işgal devleti, Filistin halkına karşı savaşında ve işgali ve işgalin apartheid özünün pratiklerini suç kabul eden uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal etmekte ısrarını sürdürüyor. Bu saldırganlığın üstü, uluslararası hukuka ve halkımızın temel haklarına saygı gösteren adil bir çözüme tüm kapıları kapatan egemen uluslararası ve emperyalist güçlerin uluslararası siyasi forum ve kurumlardaki ikiyüzlülüğü, uluslararası destek, danışıklı dövüş, sessizlik ve stratejik ittifaklar ile örtülüyor. Halkımıza, toprağımıza, ağaçlarımıza ve taşlarımıza karşı tepeden tırnağa silahlandırılmış düşmana karşı orantısız bir savaşta halkımıza direnişten başka seçenek bırakmamıştır.

İşgalci devletin halkımıza karşı günübirlik suçları ve ırkçı politikası, Güney Afrika halkına karşı beyaz azınlık hükümetinin uyguladığı ırk ayrımcı suçlarını ve ihlallerini hatırlatıyor. Ve bizlere, ırkçılığa, zulme ve apartheide karşı uluslararası halkçı güçlerin geniş desteğini de Güney Afrika halkının mücadelesini ve bu ittifakın ırkçı apartheid rejimini kuşatma, onu parçalama ve demokratik bir projeyi inşa etme yetisini de hatırlatıyor.

Bugün ırkçı, yerleşimci-sömürgeci Siyonist projeyi kuşatma altına almak, daha doğrusu, bu projeyi gayrimeşrulaştırmak ve halkımızın kurtuluş, kendi kaderini tayin ve mültecilerin geri dönüş hakkı mücadelesini desteklemek Filistin için demokratik bir siyasi çözüme giden yola girilmesi için kritik öneme sahiptir.

Bundan dolayı, tüm ilerici, özgürlük ve demokrasi güçlerini şu yollarla halkımızın mücadelesine destek olmaya çağırıyorum: 

1) "İsrail"in halkımıza karşı yürüttüğü saldırganlık savaşının tüm uluslararası forumlarda kınanması ve "İsrailli" yetkililerin adaletin önüne çıkarılması için ciddi bir emek sarf etmek.
2) Tüm boykot biçimleri: işgal devletini siyasi, iktisadi, akademik ve kültürel olarak boykot ederek ve özellikle de sömürgecilik ve yerleşim sanayilerine somut bir ekonomik kuşatma gerçekleştirmek.
3) İşgale askeri ve ekonomik destek veren ve yatırım yapan tüm şirketlere karşı küresel boykot kampanyalarını arttırmak.
4) İşgalin siyasi ve askeri liderlerini tüm hukuki arenalarda ve uluslararası mahkemelerde kovuşturulmaları ve suçlarından dolayı yargılanmaları için çalışmak. 
5) Filistin halkının tutsaklarının mücadelesini desteklemek, haklarını savunmak, özgürlüklerini talep etmek ve savaş esiri olarak tanınmaları ve Cenevre Sözleşmelerinin ilgili maddelerinin uygulanmasını içeren siyasi ve hukuki destek sağlamak.

Sevgili dostlar, sizin desteğinizle ve halkımızın iradesi ve kararlılığıyla ve onun direnişi ve sebatı ile zafere ulaşacağız.

Ahmed Saadat
Nafha Hapishanesi

(*) Leyla Halid, FHKC’nin uçak kaçırma eylemleriyle simgeleşmiş devrimcisidir. Yakın tarihimizde Gezi Direnişine destek vermiştir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

AKP, ENFLASYONU KONTROL ALTINA ALAMIYOR!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun Ar-Ge birimi Kamu-Ar'ın araştırmasına göre, dört kişilik...

Haberi Oku