"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Gündem:
BOLU KADIN PLATFORMU: 'BOLU VALİSİNE SORUYORUZ!'

Bolu Kadın Platformu, Erdoğan’ın kararı ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmeyeceklerini ve alınan kararı tanımadıklarını ifade ederek Bolu’da eylem, gösteri ve yürüyüşleri yasaklayan Vali Ahmet Ümit’e bazı sorular yöneltti.

EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE LAİKLİK MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
20 Mart Cumartesi günü anayasal bir hak olan yürüyüş ve basın açıklaması yapmak için toplanan Bolu Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Zehra Kulalı Gezici, “İl Hıfzıssıhha kurulunun kararı gerekçe gösterilerek güvenlik güçleri tarafından engellendi. Sözleşmenin feshinden mutluluk duyanların, kutlamaların kimler tarafından yapıldığını görüyor, hilafet özlemiyle yanıp tutuşanları da hayretle izliyoruz.  Dün söyledik bugün de söylüyoruz: karanlığa teslim olmayacağız. Eşitlik, özgürlük ve laiklik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

YASA ‘TEK’ KİŞİNİN İMZASI İLE İPTAL EDİLEMEZ”
Hukukçuların ve 78 baronun açıklamasına değinen Gezici, “Takip ettiğiniz gibi 19 Mart 2021 tarihinde gece yarısı AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın imzaladığı bir KHK ile bu topraklarda kadın mücadelesinin kazanımı olan İstanbul Sözleşmesinin feshedildiğini öğrendik. Hukukçular ve 78 Baromuz açıklamalarında bu kararın yok hükmünde olduğunu, mecliste tüm partilerin ve 550 milletvekilinin onayıyla geçmiş bir yasanın  tek kişinin imzasıyla iptal edilemeyeceğini ve insan haklarında ilerleme olarak adlandırılan yasaların geriye döndürülemeyeceğini ifade ettiler” diye konuştu.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Bolu Valiliğine yürüyüş yapmak için başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun ardından valilik tarafından gösteri, yürüyüş, toplanma, stant açma gibi faaliyetlerin yasaklandığını vurgulayan Gezici, “Bu kararla fiili olarak yok sayılan TBMM’nin artık resmi olarak da yok sayıldığı, yasama faaliyetinin de tek adamın elinde olduğu ilanı edilmiş oldu. Bizler Bolu Kadın Platformu olarak; İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğimizi ve bu kararı tanımadığımızı haykırmak için 20 Mart Cumartesi günü anayasal hakkımızı kullanarak yürüyüş ve basın açıklaması yapmak için toplandık. Bizlere il Hıfzıssıhha kurulunun kararı da gerekçe gösterilerek, yürüyüş için 3 gün önceden bildirim zorunluluğu olduğu bahane edilerek anayasal hakkımız engellenmiştir.  Biz de Platform olarak 24 Mart Çarşamba günü, Bolu VALİLİĞİNE 27 Mart Cumartesi günü yürüyüş yapmak için yazılı başvuru yaptık. Ancak biz dilekçe verdikten sonra Bolu Valiliğinin gösteri, yürüyüş, toplanma, stant açma gibi faaliyetler için yasak koyduğunun bilgisinin kamuoyu ile paylaşıldığını gördük” ifadelerini kullandı.

Bolu Kadın Platformu adına açıklamalarda bulunan Gezici, gösteri, yürüyüş, toplanma, stant açma gibi faaliyetlerin yasaklanması konusunda Bolu Valisi Ahmet Ümit’e bazı sorular yöneltti. Açıklamanın devamı ve sorular şöyle:

“•     21 Mart – 4 Nisan arasında geçerli olan yasağın kararını ne zaman aldınız?

•      20 Mart’ta Kadınların eyleminden sonra mı aldınız?

•      21 Martta başlayan yasak kararını kamuoyu ile neden 25 Mart’ta  (4-5 gün sonra) kamuoyu ile paylaştınız?

•      24 Mart’ta verdiğimiz dilekçe olmasa bu bilgiyi kamuoyu ile paylaşma ihtiyacınız olmayacak mıydı?

•      Madem toplanmakla ilgili bir yasak kararı vardı, 24 Mart’ta AKP kongresine giden 1575 kişi için her hangi bir işlem yapıldı mı?

Sayın VALİ; Toplumda arttığına ve maalesef önüne geçemediğimize tanık olduğumuz şiddet; cinsiyetçi normlardan, nefret söyleminden, ayrımcılıktan beslenmekte, insanların sağlıklarını, umutlarını ve ülkemizin geleceğini karartmaktadır. Yasalar toplumların ihtiyaçlarına göre yapılır elbette. İstanbul sözleşmesi de bu ihtiyaçtan kaynaklıydı. Cinayetlerin sürmesi sözleşmenin etkin uygulanmamasından kaynaklıydı.”

SOKAĞI YASAKLAYANLAR, BİNLERCE İNSANI BİR SALONA DOLDURDU
“Sözleşmenin fesih kararının alındığı günden bu güne kadar kaç kadın katledildi bu ülkede; kaç çocuğun annesi maktul,  babası katil oldu? Cezasız kalan hedef göstermeler, nefret suçları, sırtı sıvazlanan vahşet sanıkları vahşetin videolarını yayınlar oldu. Bir ülkenin ekonomik kaynaklarını, siyasal sosyal haklarını kullanmak bir parti aidiyetinden geçer oldu. Bizlere sokağı yasak edenler,  binlerce insanı bir salona doldurmakla övünür oldu.”

YASAKLAR HALKIN BİR BÖLÜMÜNE UYGULANIYOR
“Bütün kamuoyu biliyor ki; alınan kararlar hukuki olsa da meşru değil ve vicdanlara sığmıyor. Yasakların halkın bir bölümüne uygulandığını; bir bölümünün kanundan, hukuktan her türlü yurttaş yükümlülüğünden muaf olduğunu biliyor. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili topluma yanlış bilgilerin ısrarla verilmekte olduğunu görmekteyiz. İktidar partisinin il başkanı en hafif tabirle yakışıksız ifadeleriyle, hedef gösteren ayrımcı diliyle nefret suçu işleyebiliyor mesela.”


SAĞLIK EMEKÇİLERİNE TEST YAPILMAZKEN, AKP KONGRESİNE KATILAN HERKESE TEST YAPILDI!
“Söz konusu İl başkanı ‘sözde ahlak’’ anlayışıyla şecaat arz ederken de sirkatin söylüyor: Hastalık belirtisi göstermeyen sağlık emekçilerine dahi test yapılmazken ‘’Kongreye katılan herkese test yapıldı.’’ şeklinde açıklama yapıyor. O sebepten adalet terazisi bozuk şahısların sözde ahlakçılarına söyleyecek sözümüz yok; takdir kamuoyunun. Ancak biz kadınlar  bilinmesini isteriz ki; şiddetsiz bir toplum yaratma mücadelemizden, haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

TIRNAĞIMIZI DAHİ KİMSENİN VİCDANINA EMANET ETMEYECEĞİZ
“Biz canımızı, namusumuzu değil tırnağımızı kimsenin vicdanına emanet etmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi;  toplumda güç sahibi kesimlerin, yöneticilerin, kurumların iyi niyetlerinin, duyarlılıklarının sonucunda geliştirilmemiştir. İstanbul sözleşmesi bu toprakların kadınlarının ısrarlı mücadelesinin kazanımlardır. İstanbul Sözleşmesi bizimdir. Vazgeçmeyeceğiz.”

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN SES VER!
“Sözleşmenin feshinden mutluluk duyanların, kutlamaların kimler tarafından yapıldığını görüyor, hilafet özlemiyle yanıp tutuşanları da hayretle izliyoruz.  Dün söyledik bugün de söylüyoruz: karanlığa teslim olmayacağız. Eşitlik, özgürlük ve laiklik mücadelemizden  vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesinin; Çocukların, kadınların, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin, ırk ,din, dil, medeni hal, göçmen veya mülteci statü ve başka bir statüye dayalı olarak ‘’ ayrımcılık yapılmaksızın’’ uygulanıncaya kadar mücadele edeceğimizin bilinmesini isteriz. Bu mücadeleyi büyütmenin, sesimizi birlikte çoğaltmak inadı ve  umuduyla kamuyu ile paylaşıyoruz.  İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN SES VER! İSTANBUL SÖZLEŞMESİ  YAŞATIR!”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

İTFAİYE ERİ COVİD 19'DAN HAYATINI KAYBETTİ
Bolu İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı 112 Acil Çağrı Merkezi’nde görev yapan 50 yaşındaki Bedrettin...

Haberi Oku