"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Gündem:
'BU TARZ BENİM”

Sevgili okuyucular, yazıma sabahın 03.00’nda okuduğum ve bu yazıyı yazmama sebep olan tweetle başlamak istiyorum

Zaytung Online:

Topbaş’tan Gökçek’e misilleme geldi: “Metroyu su bastırmak kolay, hadi sıkıyorsa üst geçidi de bastır da görelim”

        Evet, memleketin özeti bu cümlede sevgili dostlar. İnanın yukarıda ki cümle birçoğumuzu şaşırtmamıştır bile. Hatta tebessümle “vay anasını” üst geçidi de su basıyormuş memlekette diye hayıflananlarımız bile vardır.

        Aranızdan bunu temellendirmeye çalışacak arkadaşlar da çıkacaktır muhtemelen;

*Ya ne var bunda! Üst geçit deniz seviyesinin altındadır ondan basmıştır,diyenler mi?

*Karışmayın lan Allah’ın işine! metrekareye bilmem şu kadar yağmur yağdı haberin var mı? diyenler mi!

*Lan! Siz de bir şey beğenmiyorsunuz arkadaş, hem üst geçit yapılması için eylem yap hem de su basınca şikâyet et. Size de yaranılmıyor arkadaş, diyenler mi?

*Ya arkadaş siz de bardağın boş tarafına bakıyorsunuz,bir de dolu tarafına bakın, diyenler mi?

        Yukarıdakilere benzer birçok cümle üretebilir yurdum insanı… Biz daha beterini gördük bu ülkede çünkü; Soma’da ölen 301 canımızın ardından “bakanın kirli gömleğini” konuştuk, istifasını konuşmamız gerekirken.

        Özgecan kızımız adice katledildiğinde; magazin gülü bir alçağın “Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın”tweetini konuştuk, Özgecan’ın acısını konuşacakken.

        Evet,ilk başta komik sayılabilecek bir alıntıyla başladık sonrasında acılarımız geldi aklıma, maalesef bu ülkeyi bu hale getirdiler. Komediyi trajediye çeviriyoruz, daha doğrusu acılarımız buna sebep oluyor…

        Dönelim tekrar şu “su basma” meselesine;

 Merak etmeyin dostlar bizim belediye başkanını unuttuğum yok. Alaattin Yılmaz’ın mühendislik harikası dediği “Cici Taksi alt geçidini” her yağmurda su basıyor. Beton yığınına çevirdiği şehrin artık dereleri var caddelerinde ve sokaklarında. İnanmayan Vakıfbank’ın yanında ki merdivene baksın her yağmurda. Az daha şiddetli yağsa şelale oluşacak ellaam!

Sabahın bilmem kaçında yazmaya başladığım yazımı fazla uzatmayacağım. Son söz olarak; ne diyorlardı dostlar iktidarları boyunca;

“Bunlar; ekmeği vesikayla dağıttılar”

“Bunlar; tüp gaz, sana yağı kuyruğu oluşturdular”

“Bunlar; ezanı Türkçe okuttular”

“Bunlar; camileri ahır yaptılar”

Bunlar bunlar bunlar…

Şimdikiler diğerlerinin “tarzından” hep şikayetettiler. Gel gör ki kendi tarzları da bu “ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek”…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

TOKİ'DEN MENGEN'DE MÜTEAHHİTLERE...
TOKİ’nin ihalesi yapılıp sözleşmeye bağlanan projelerinin büyük bölümü uygulama sürecinde değişikliğe...

Haberi Oku