MEHMET TUNÇKOL YAZDI:DERTLİ GAZETESİNDEN SEÇMELER -II-

MEHMET TUNÇKOL YAZDI:DERTLİ GAZETESİNDEN SEÇMELER -II-

                                “Ali Kemal Bey Hücre-i Mesaisinde”

Cevat Şakir Kabaağaçlı”, diğer adıyla “Halikarnas Balıkçısı” veya Bodrumlu dostlarının çağırışıyla “Balıkçı”,  1921 yılının Aralık ayında, Güleryüz mizah dergisinin kapağına çizdiği bu karikatürde “Ali Kemal Bey hücre-i mesaisinde” lejantıyla Ali Kemal’i bir oturak-lazımlık içerisinde çizer (1).

   İtilaf Devletleri’nin işgali altındaki İstanbul’da, İngiliz İşgal Komiserliği’nin ve Damat Ferit’in arkasına saklanarak Milli Mücadele aleyhinde zehir zemberek yazılar döktüren Mütareke Dönemi işbirlikçi kalemlerinin şerrinden, entrikalarından, komplolarından herkesin çekindiği zor bir dönem yaşanmaktadır. İşbirlikçi kalemlerin önde gelen isimlerinden; Ali Kemal, Refii Cevat, Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik gibi isimler, gazete ve dergilerinde,  Milli Mücadele’nin sivil ve asker önderlerine, aydınlara, Kuvayı Milliyecilere ağız dolusu küfürler yağdırmaktadır (2).

İngilizlere ve Damat Ferit Hükümeti’ne yaranmak kaygısıyla -kalemlerini yağdanlık emziği- gibi kullanan bu işbirlikçi-liboş kalemlere çok kızan Cevat Şakir (Kabaağaçlı), Sedat Simavi’nin sahibi olduğu ‘Güleryüz’ mizah dergisinin 19 Aralık 1921 tarihli nüshasının kapağına Ali Kemal’i ‘lâzımlık’ içinde otururken gösteren bir karikatür çizer (3). Bütün gazete ve dergiler, yayınlanmadan önce İtilaf Devletleri İstihbarat Şubesi ve Damat Ferit Hükümeti tarafından işletilen “Sansür Heyeti” nin denetiminden geçirilmektedir. Derginin sahibi Ali Simavi’ ye; ‘bütün sorumluluğu üzerine aldığını’ belirten Cevat Şakir, Sansür Heyeti’ne gönderilen dergi sayfası üzerine, -sonradan silinebilen konte kalemiyle-, suya sabuna dokunmayan bir resim çizer. Sansür Heyeti, önüne gelen Güleryüz mizah dergisini ve kapakta yeralan -sıradan resmi-, dikkatlice incelemeden silinmez mürekkepli İşgal Kuvvetleri Sansür Heyeti mührünü basarak onaylar. Cevat Şakir, Sansür Heyeti’nin onay mühürünü bastığı dergideki kapak resmini, dergi baskıya verilmeden önce yeniden ele alır ve kolayca siler. Yenine de, Ali Kemal’i mesai hücresinde-lazımlığında gösteren meşhur karikatürünü yerleştirir. 29 Aralık 1921’de Güleryüz mizah dergisi ve kapağındaki bu karikatür yayınlanınca, İstanbul’da kıyamet kopar (4). İngiliz istihbaratının jandarmaları derhal derginin bürosuna baskın verirler. Cevat Şakir yakalanarak uzunca bir sorguya götürülür. Sorguculara; Sansür Heyeti’ne gönderilen ve onay mührü basılarak baskı izni verilen dergi örneğini gösteren Cevat Şakir’in bu kurnazlığı sonrasında, sansür denetiminden geçirilen bütün gazete ve dergilerin birer nüshasının örnek olarak alınması ve dosyalanmasına karar verilecektir… Cevat Şakir’in bu karikatürünün Güğleryüz mizah dergisinde yayınlanması sonrasında; basın camiası ve siyaset arenası karşısında rezil edilen,  mizahın sert kamçısını yiyen Ali Kemal’in karizması çizilmiş, basın âleminde borusu ötmez olmuştur(5). Bu olaydan sonra Ali Kemal’in Mütareke basınında; Güleryüz dergisine, sahibi Simavi’ye ve Cevat Şakir’e yönelttiği saldırılar, eskisi gibi ses getirmeyecek, etkisiz kalacak ve sadece basın aleminin bıyık altından gülümsemesine yaramaktan pek öteye geçmeyecektir…

     *Ali Kemal, II. Abdülhamid döneminde, Mısır’daki sürgün günlerinde.                

              DERTLİ GAZETESİ YAZARLARININ MÜTAREKE BASINI KALEMLERİYLE KAVGASI

     Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919) ile Sivas Kongresi’nin (4-11 Eylül 1919) yapıldığı tarihler arasında, Müdafaai Hukuk Cemiyetlerinin kuruluş sürecinin ivme kazandığı dönemde, “Dertli” adıyla Bolu’da mahalli bir gazete yayın hayatına başlamıştır. Bolu’daki Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Tealii İslam Cemiyeti, Hilafet Heyeti şubelerinin sesi gibi yayın yapan Kürsii Millet gazetesinin karşısına çıkan Dertli gazetesinin İmtiyaz Sahibi İlyaszade Şükrü (Mehmet Şükrü Gülez) Bey, Mes’ul Müdürü Dava Vekili Ali Saip Bey, Başyazarı Dr. Şerafettin Abdurrahman Bey’dir.  Dertli gazetesinin ilk sayısı 16 Ağustos 1919 günü yayınlanmıştır (6).

    Dertli gazetesi, Mondros Mütarekesi’nin (Mondros Silah Bırakışması) imzalanmasını izleyen sıkıntılı günlerde; ülke geneline yayılan emperyalist işgalin getirdiği baskı, zulüm ve katliamları bölge halkına duyurmuş, Kuvayı Milliye Hareketi’ni desteklemiştir. Dertli gazetesinin Başyazarı Dr. Şerafettin Abdurrahman Bey, Milli Mücadeleyi destekleyen yazıları sebebiyle, Damat Ferit Hükümeti’nin ve Bolu Mutasarrıfı Ali Haydar (Yuluğ) Bey’in emriyle,  1920 yılının Nisan ayında mesleğinden uzaklaştırılmış ve sürgün edildiği Afyonkarahisar’da şehit edilmiştir (7).  Gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Saip Bey de yazıları sebebiyle Dava Vekilliği görevinden atılmıştır (8). Gazetenin sahibi İlyaszade Şükrü (Gülez) Bey ise 21 Nisan 1920 günü Gerede’de, Heyet-i Nasiha üyeleriyle birlikte, 31 Mart Vakası’ndan sabıkalı Kör Ali Hoca’nın kışkırttığı Hilafet İsyancıları tarafından yakalanmış ve darp edilerek Düzceli isyancılara teslim edilmiştir(9).

   *Ali Kemal ve Winifren Brun'un İngiltere'deki düğün gününde çekilen fotoğraf.

   Dertli gazetesinin yazı kadrosunda; Mithat Akif Bey, Tahir (Karauğuz) Bey, Dr. Fuat (Umay) Bey, Maarif Müdürü A. Talat (Onay) Bey gibi tanınmış isimler yer almaktadır (10). Dertli gazetesinin yazarları;  Mütareke Basını’nın önde gelen kalemlerinden Ali Kemal, Refii Cevat, Refik Halit, Rıza Tevfik, Cenap Şahabettin, Said Molla gibi isimlerin, yanıltıcı, teslimiyetçi ve işbirlikçi yazılarına karşı, halkı aydınlatıcı, Kuvayı Milliye Hareketi’ni destekleyen yazılar yayımlamışlardır. Mütareke basınının en saldırgan, küfürbaz kalemi olan Ali Kemal, Dertli gazetesi yazarları tarafından da,  hakkında en fazla yazı yazılan gazeteci olmuştur. Dertli gazetesinin; 17 Kanunisani 1337/Ocak 1921 tarih ve 100. Sayısında yayımlanan “Ali Kemal Kimin Oğlu?” başlıklı yazı,   11 Nisan 1338/Nisan 1922 tarih ve 112’nci sayısında yayımlanan “Beş Şahsı Sefil” başlıklı yazı, 21 Teşrinisani 1338/1922 tarih ve 142. Sayısında yayımlanan “Melun Ali Kemal” başlıklı yazılar bunların başlıca örnekleridir (11).

    Dertli gazetesinin 21 Teşrinisani 1338 Salı /1922 Kasım tarihli 142. sayısında, “Melun Ali Kemal” başlıklı bir yazı yayımlanır. Dertli gazetesinin bu yazısında; 6 Teşrinisani 1338 tarihli A.A. haberine dayandırılarak Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan, Ali Kemal’in sorgusunda sorulan sorular ve cevapları konu alınmaktadır.

“Dertli gazetesinin 21 Teşrinisani 1338 Salı tarih ve 142. Sayısında yer alan haber”  

                                        “MELUN ARTİN KEMAL”

“İzmit: 6 Teşrinisani (A.A.)- Millet ve memleket ile namus-u milli ve istiklâl-i memleketi müdafaa edenler aleyhinde faal-i icraatta ve fiilen neşriyatta bulunan Peyam-ı Sabah ser muharriri Ali Kemal haini, İstanbul’da bir poker salonunda Hükümet-i Milliye namına tevkif edileceği iktarına evvela muvafakat eylemiş, fakat traş olduktan sonra kulübe kaçmak teşebbüsünde bulunmuş ise de orada derdest ve tevkif edilerek hazırlanan romörkörle İzmit’e getirilmiştir. İzmit’e çıktıktan sonra ordu karargâhına getirilen Ali Kemal, Ordu İstihbarat Şubesinde iştirak edilmekte iken Anadolu Ajansı namına irat ettiğim suallere birû cezir cevaplar vermiştir.

Soru: İstanbul’da, Milli Hükümetimiz tarafından tevkifinizi nasıl telakki ettiniz?

Cevap: Ben, Hükümet-i Milliye’nin İstanbul’da tesis edeceğini katiyen biliyordum ve Kuva-i Milliye’ye İstanbul’da intizar eyliyordum. Fakat işte buraya geldim.

Soru: Harekâtınızdan hesap vermeyi memnuniyetle karşılıyor musunuz?

Cevap: Ben bu kadar büyük bir kahramanlık ile kudret-i askeriyemizin tecelli edeceğini tahmin edemedim, hesap veririm.

Soru: Muzafferiyetimiz hakkında telakkiniz?

Cevap: Bu neticeyi beklemiyordum. Yalnız ben değil, Avrupa da şaşırdı.

Soru: Sizce Dâhiliye Nazırlığınız zamanındaki fiili icraatınızdan mütevellit mesuliyetiniz ağır mıdır?

Cevap: Dâhiliye Nazırlığım zamanında bir şey yapmadım. Boğazlayan Kaymakamı, Maarif Nazırlığım zamanında asıldı.

Soru: İlk Kuva-yı Milliye Hükümeti aleyhindeki tamiminiz sizin değil mi?

Cevap: Evet, ben halas-ı siyasette buluverdim. Askeri harekât icrası devletlerin mukarreratına muhalifti.

Soru: İcraatınızda nizam olan sabık Padişah mı?

Cevap: Benim bildiğim Ferid Paşa idi. Fakat Ferid Paşa ile Padişah arasındaki münasebatı bilmiyorum.

Soru: Derdest edilmeseydiniz ve münasip zaman bulsaydınız neşriyatınıza devam edecek miydiniz?

Cevap: Hayır.

Soru: Şark Meselesinin nasıl hitam bulacağı fikrindesiniz?

Cevap: Eğer muzafferiyetin temin edildiği fevaidi bir hatayı siyasiye ile ihlal edilmezse şimdiye kadar kimsenin intizar etmediği bir muvaffakiyet hasıl olacaktır.

Soru: Hala muvaffakiyeti siyasiyemizden nevmid misiniz?

Cevap: Elan İttihad-ı Terakki Fırkası’ndan bazılarının mütenefid olduğunu görüyorum.

Soru: Sevr Muahedesi kabul edilseydi Türk Hükümeti’nin hali ne olurdu?

Cevap: Çok fena olurdu. Azim bir felaket mukarrerdi. Fakat tatbiki müşkil idi. Esasen İtalyanlarla Fransızlar bu ahdnameyi bozmaya çalışıyorlardı.

 Ali Kemal irad edilen suallere daima kısa cevaplar vermekte idi. Ordu Kumandanı Paşa Hazretleri tarafından huzurlarına çağrıldığı için suallerine burada nihayet verdim. Nurettin Paşa Hazretleri karargâha emir ve zabitanı ve mevcud misafirler huzurunda ettiği sualleri sordular:

S: İsminiz nedir?

C: Ali Kemal.

S: Hangi din ve mezheptensiniz?

C: Müslüman.

S: Müslüman mısınız?

C: Müslüman.

S: Artin Kemal denilen haini vatansızsınız!

C: Hayır, tanımam.

                                    *Nurettin (Sakallı) Paşa.

Bunun üzerine Nurettin Paşa Hazretleri şu sözleri söylediler:

“Onu bütün Kâinat, bütün Âlem-i İslam tanımıştır. Tarih ve Âlem-i İslam namını ebediyen lanetle yad edecektir. İlim ve irfan habis-i şahsiyetinizde Cenab-ı Hakk’ın bir cilvesi olarak tecelli etmiştir. Göreceğiniz cezanın ağırlığı herhangi gayri müdrik; cahil bir adamınkinden şüphesiz daha şedid olacaktır. Siz esasen vatan ve milleti kurtarmak isteyenlere karşı yaptığınız hıyanetlerden dolayı ihanet ile mahkûm ettiğiniz gıyaben verilen hüküm hahende tatbik edilecektir. İcabı Kanun ve muadelet olarak tekrar mahkemeden geçeceksiniz. O mahkemenin hükmüne tabi olacaksınız. Lazım gelen hükmü mahkeme verecektir.”

Muhavere burada hitam bulmuş ve merkumun Divan-ı Harp huzuruna götürülmesine Paşa Hazretleri emir vermişlerdir. Bu emir üzerine Ali Kemal, Ordu İstihbarat III. Şube emri ve Merkez Kumandan Muavini tarafından Divan-ı Harbe sevk olunurken esasen galilen ve asamiyet içinde bulunan halk, Saat Kulesi civarında muhafızların arasına girerek Ali Kemal’e hücum etmişler ve Merkez Kumandan Muavini ile 3. Şube Amirini dahi yaralayarak vaki olan şedid mümanaata rağmen Ali Kemal’i parçalamışlar ve cezasını tatbik etmişlerdir. Ba’de halkın galeyanı teskin için cesedi İstasyon civarında köprü üzerine asılarak teşhir olunmuştur.” (Hâkimiyet-i Milliye-Dertli Gazetesi 21 Teşrinisani 1338 Salı, Sayı: 142.)

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2022, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER