"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Gündem:
NE KEMAL DERVİŞ'MİŞ KARDEŞİM YA…

Türkiye Kemal Derviş adıyla Kasım 2000 ve Şubat 2001 yıllarında yaşanan ekonomik kriz vesilesi ile tanıştı.

Kemal Derviş Dünya Bankası guvernörlerinden…

Gül dâhil birçok Türk büyüğünün yetiştirildiği İngiliz Princeton Üniversitesi mezunudur aynı zamanda bu üniversite de dersler vermiştir.

3 Mart 2001 günü Ecevit hükümetince ithal edilerek “Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı” görevini üstlendi.

Ecevit’in sonraki yıllar kendisine sorulduğunda “En büyük hatam Kemal Derviş’e ekonomi bakanlığını vermemdi” diyeceği Derviş, “Güçlü Ekonomik Program” aldatmacası ile ülke ekonomisinin küresel sermayeye eklemlenmesi faaliyetlerini yürüttü. Konu ile ilgili yapısal birçok kanunun çıkarılmasına vesile oldu.

Küresel Sermayeye entegre edilen Türkiye’de Kemal Derviş’in görevi bununla da son bulmadı.

2002 Ağustos ayında Ecevit hükümetinden istifa etti.

Ardından Ecevit’in sağ kolu olan şimdilerde adı CHP’de “Beykoz Konakları Kulübü” diye anılan etkili sermaye grubunun has adamı Hüsamettin Özkan ve yine Ecevit’in Dışişleri Bakanı Sabetayist kökenli İsmail Cem’le beraber Yeni Türkiye Partisini kurdu.

YTP kurulması ile birlikte DSP milletvekilleri birer birer gemiyi terk ettiler.

En son Bolu milletvekili Mustafa Karslıoğlu’nun istifa etmesi ile DSP grubu dağıldı.

Ecevit hükümeti düştü.

YTP’ yi yine bu dönemde merkez medya habire pompalıyordu.

Türkiye’yi küresel sermayeye satan ve DSP’yi dağıtan Kemal Derviş bu kez YTP’ yi de dağıttı.

Ecevit bir yandan hastalıkla boğuşuyor öte yandan da “erken seçim yapmayın AKP gelir “diyordu.

Bahçeli şimdi olduğu gibi erken seçime hevesliydi,

Erken seçim oldu, DSP ve MHP barajı aşamadı, sosyal demokrat kitleler Baykal’a yöneldiler ama seçim kanununun azizliği ile  % 33 ile AKP parlamentoda çoğunluğu aldı.

Bu arada Kemal Derviş CHP’den milletvekili seçilmeyi de ihmal etmedi.

Ancak artık AKP vardı, Derviş’in izini sürecekler iktidarda idiler nasıl olsa, Kemal Derviş milletvekilliğinden istifa etti, emperyalist küresel güçlerde yeni görevi hazırdı.

Ülkeden defolup gitti.

Kemal Derviş uluslar arası sermayenin ajanlığı görevi gereği kendisini sık sık hatırlattı.

30 Mart 2014 yerel seçimler öncesi Kılıçdaroğlu ile özel görüşmeler yaptılar.

Seçim atmosferi çerçevesinde bu görüşmeler dikkatlerden kaçtı.

Görüşmelerden birisinde dönemin CHP milletvekili Umut Oran’da vardı, Atatürk havalimanında yapıldı toplantı, 6 saat sürdü.

Belki bir gün Umut Oran bunu kamuoyuna açıklayacaktır.

Ardından 2015 seçimleri öncesi Derviş yine çıktı piyasaya.

Merkez Medya peşindeydi gene.

Bu kere Kemal Derviş daha cüretkârdı, olası CHP iktidarında dışarıdan ekonomiden sorumlu bakanlık yapabileceğini duyurdu.

Kılıçdaroğlu bir matahmış gibi bunu halkla paylaştı.

S.S.Böke adlı kendisinin eteklisi olan bir kadını CHP’ye entegre etti. Umut Oran tasfiye edildi.

Eyvah dedim yine bir üçkağıt var!

Seçimler bitti seçmen hiçbir partiye tek başına iktidar olanağı tanımadı.

Derviş bu, yap denilen yapmadan gitmez, sülük gibi yapıştı ülkeye bir kere

 Bu kez de CHP-AKP koalisyonunu pişirmek ve satmakla meşguldü.

Bahçeli HDP’yi bahane ederek erken seçim çağrısı yapmaya başladı.

Baykal, Meclis Başkanlığı karşılığı dışarıdan RTE destekli Derviş/AKP/CHP koalisyonunu yardımcı aşçısı.

Demek Amerika henüz AKP’yi deliğe süpürmedi ya da süpürme işlemi sistemin içinde yapılacak ya da AKP Kemal Derviş eliyle tekrar revize edilecek, parlatılacak vs. vs.

Halkın muhalefeti?

O hep bugüne dek CHP potasında eritilerek sönümlendirilmedi mi?

 

 

21 Ağustos 2002 de ülkedeki gidişattan rahatsız bir yurttaş olarak kaygılarımı belirten bir yazı kaleme aldım, Bolu Gündem’de yayınlandı.

DSP’nin Kemal Derviş eliyle dağıtıldığı günlerdi.

Yazı Küresel Sermayeye ülkenin eklemlendirilmesi ve Derviş’in rolü üzerineydi.

Şimdi yine Derviş allandı, pullandı,

Koca arayan yaşı geçmiş kadınlar gibi süslendi, ikinci, üçüncü evliliğini yapmak üzere buralarda feyk atıyor.

İşte bu yazıyı tekrar yayınlıyorum.

İlgilenenler okusun,

 

Amacım karınca misali;

Hani orman yangınına su taşıyan karıncaya sormuşlar,

 “Yangını söndüremezsin ki, bu çaba niye?

Karınca yanıtlamış;

“Olsun hiç olmazsa safım belli olur”

 

 

TARİH 21 AĞUSTOS 2002

SOL VE DERVİŞ

Herhalde dünyada bir ilk Türkiye’de yaşanıyor. Vahşi kapitalizmin, ABD emperyalizminin, yenidünya düzeninin dünya halklarını önce borçlandırma sonra sömürme politikalarının uygulayıcısı IMF’nin Türkiye’ye gönderdiği guvernörü Kemal Derviş solcu olduğunu açıklıyor. Ve Türkiye solunu (!) birleştirme görevini üstleniyor.

            Sözde Sosyal Demokrat! Liderler partilerinin kapısını sonuna kadar açıyor, sanki kendisi bir siyasi parti lideriymiş gibi görüşmeler yapıyor.

            Aslında onlarda gayet iyi biliyorlar görüşme yaptıkları organizasyon Kemal Derviş ve arkadaşları değil, TÜSİAD ve IMF. İşçi liderleri de bu görüşmelere taraf oluyorlar. Ne ilginç ilişkiler, çelişkiler ülkesi şu Türkiye. Patagonya’da bile IMF ya da Dünya Bankası çalışanı solcu olduğunu açıklasa kahkahalarla gülerler. Ama ne gariptir ki ülkemizde böyle garip ve saçma bir söylem karşılık bulabiliyor.

            Kemal Derviş ekonomi politikaları ilk kez Pinochet sonrası Şili’de uygulanan Friedmancı Şikago Okulunun öğrencilerinden. Şili’de Friedmancı politikaların Pinochet cuntası tarafından uygulamaya konulması ile birlikte artık değer oranlarında sermaye lehine artış sağlanmış, öyle ki Şili’de ücretler 6 kat, ekmek fiyatları elli beş kat, yağ fiyatları altmış dört kat, ulaşım fiyatları otuz sekiz kat artmıştı. İthal ürünler için gümrük sınırları kaldırıldı. Üretimin hiç teşvik edilmemesi sebebi ile gıda maddeleri ithalatı zorunlu hale geldi. Geleneksel olmayan ihracat dalları  geliştirildi.  Sanayi sektörü, gümrük politikasının sınırlayıcı etkisinin kaldırılması, iç talebin sınırlandırılması devlet kontrolünün yok edilmesi ve uluslar arası tekellerin rekabetinden önemli ölçüde etkilendi. Bu operasyon birçok sanayi işletmesini kitle halinde iflas etmelerine neden oldu. Bunların içinde sermaye birikimini elinde tutabilenler finans ve ithalat sektörüne girdiler. Verimli sektörlerde bulunan sanayiciler artık eskiden ürettikleri malları ithal eden kişiler haline dönüştüler. Piranalar, yani tekeller yok olmadılar, yalnızca karlılığı daha yüksek alanlara yöneldiler ve daha fazla genişlediler. Ya diğerleri, çok az bir sermaye ile çalışıyorlar ve spekülasyon ihracat gibi işlemler yapacak düzeyde değillerdi. Bunlar fakirleştiler ve tamamen ortadan kalktılar. Esküdo dolara karşı yüzde yüz altı değer kaybetti. İşsizlik fahişe ve çocuk dilencilerin sayısı arttı. Asgari ücret altmış dolar seviyesine kadar düştü. Kriminal vakalarda yükselme gözlendi. IMF ile ilişkiler grift hale geldi. Ve tabiî ki yüksek maliyetle ulusal değerlerden tavizler vererek borçlanma süreci bütün hızıyla devam etti.

            Evet, Şili’de gerçekleştirilen ekonomik operasyon ülkemize ne kadar çok benziyor değil mi? Halk kitleleri için yoksulluk, açlık demek olan bu ekonomik politikalar öteden beri ülkemizde kesintilerle uygulanıyor. Bu ekonomik politikaların son dönem uygulayıcısı, Dünya Bankası eski çalışanı uluslararası finans çevrelerini, IMF’nin temsilcisi Kemal Derviş.

            Bu politikalar seçimlerden sonra da bütün hızı ile sürdürülecek ama olası bir sol muhalefeti susturmak gerekli. Hem de şimdiden. Onun için yine ABD’de yaptığı görüşmeler neticesi Kemal Derviş’in sol maske takması ve sol! Çevreleri birleştirmeye çalışması uygulanan ve uygulamaya devam edilecek olan senaryonun bir parçası.

            Özellikle sol çevrelerin ve bütün yurttaşların en az iki kere düşünmeleri gereken bir döneme giriyoruz.

21 AĞUSTOS 2002


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

TOKİ'DEN MENGEN'DE MÜTEAHHİTLERE...
TOKİ’nin ihalesi yapılıp sözleşmeye bağlanan projelerinin büyük bölümü uygulama sürecinde değişikliğe...

Haberi Oku