KADIN


'' Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir.

Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir.

Ona sebze verirsiniz, size yemek verir.

Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir.

Kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir...

Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun... ''

                                    Aziz Nesin

 

Bu çağda ve günümüzde artık kadının; en az lise eğitimli, kişilikli ve özgür,

bedeni üzerinde başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koyan, emekçi, parasını kazanan,

istediği sayıda çocuğu doğurma kararına sahip, kimseye kul-köle olmayacak  bir seviyede olması gerekmez miydi?..

Yıl, 2016…çağ, uzay çağı…

 

Kadın sorununu kadın katillerini hadım ederek çözeceğini düşünen koskoca devletin koskoca bakanlarıyla..,

“çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin, belki tecavüzü engellersiniz” diyen parlak zekâlı Aile ve Sosyal politikalar bakanı Ayşenur’larla..

Bu kafalarla nereye kadar?

Erkek egemen sistemin  pis kokular yayan dehlizlerinden yükselen; 

nefret dolu cinsiyetçi, ırkçı söylemleriyle  bir ileri iki geri çalkalanarak..

Nereye kadar?

 

"Faşizm, sırf milliyetçi ve ırkçı değil, aynı zamanda da cinsiyetçidir..." 

 

80-90 yıl önce konuşan, varlık gösteren kadınlar bugün suskun..pasif,sinmiş..korkak.

 

Üstteki fotoğraf cumhuriyetin kuruluş yıllarında bir düğünde çekilmiş..

Oturması için getirilen koltuğa “hanımlara saygısızlık olmasın” diyerek oturmamış asrın gerçek LİDER’i..

Hanımlardaki şıklığa, zarafete, fotoğrafa yansıyan özgüvene bakar mısınız?

 

1923 te (KHF) Kadınlar Halk Fırkası adı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Kadın Partisi’ni kuran Nezihe Muhittin

ve arkadaşlarının başlattığı mücadele 1924 te (TKB) Türk Kadınlar Birliği olarak devam etti..

 

Behice Boranlar, Duygu Asenalar, Nezihe Bükülmezler, Yaşar Neziheler, Aysel Güreller, Konca Kurişler gelip-geçtiler..

seslerini duyuran kadınlar..

Kadınlıklarıyla ayakta idiler. Kadınlığın politik bir oluş biçimi olduğunun farkında olarak ayakta idiler.

Beauvoir’ın “Kadın doğulmaz, kadın olunur” sözünün örnekleri  idiler..

Bugün yaşadığımız kritik tarihi süreçte, sürüklendiğimiz kaos ortamda,

çözümsüz politik oluşumlara karşın; inat ve azimle, kararlılık ve mücadele  ile

bütün ideolojilerin ve iktidarların içine sızarak

erkek egemen kodları kırabilecek BİR KADIN HAREKETİNE özellikle ihtiyaç var..

Çok ihtiyacımız var!

Kadınlar.. bedenlerinden beden çıkaran, Tanrı’nın kutsadığı VARLIK..

Önce kendi bedenlerimizi, sonra doğurduklarımızı eğiterek;

bu dünyayı kendimizden başlayarak değiştirmemiz gerekiyor artık.

Evet, bu biraz zor olacak ama daha insancıl bir dünya için savaşmaya değmez mi?.

 

Dünya alışkanlıktan değil de, sevgi ve mutluluktan dönecekse bir gün..

bu ancak kadınlar sayesinde olabilir..

 

Vesileyle “emekçi kadınların” gününü kutlarken, hiç olmazsa düşünen, çare üreten kadınları da kutlamış olalım…

Saygıyla

YORUM EKLE