Kadın:
ADIOS

Bir elbise askısının insan hayatı için önemi nedir ki?

Bizler bu soruya kafa yormadan dolaplarımızda askılarla düzen sağlamaya çalışırken; kürtajın yasak olduğu Arjantin’de kadınlar, yıllarca kendi bedenleri hakkında karar verebilmek için askıları kullandılar; kendi kürtajlarını tehlikeli yöntemlerle elbise askıları ile gerçekleştirdiler. Bedenleri üzerindeki bu kuşatmaya karşı verdikleri mücadelenin sonucunda ise 2021 yılına kürtaj yasağını kaldırarak, askılara ADIOS (hoşçakal) diyerek girdiler.

Arjantin’de olduğu gibi Polonya’lı kadınlar da zaten kısıtlı olan kürtaj yasasının, daha da sıkılaştırılması ve nihayetinde yasaklanmasına yönelik atılan adımlara karşı sokaklarda bedenini savunmaya devam ediyor. Kadınların mücadelesi karşısında Polonya Adalet Bakanlığı ise kürtaj yasağı kararının yürürlüğe girmesinin ardından doğum yapacak olan kadınlara destek için ‘ağlama odalarının’ açılmasını öneriyor. Ağlayabilirsin fakat özgürce karar alamazsın !

Bugün Dünyanın birçok ülkesinde kürtaj olmak yasak yada sınırlı koşullarda uygulanıyor. Kürtajın sınırlı yada yasak olduğu ülkelerde parası olan kadınlar başka ülkelerde operasyon şansına sahip olurken pek çok yoksul kadın kötü koşullarda, eğitimsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde hayatını kaybediyor. Kendi bedeni hakkında karar alabilmek ve bunu güvenli koşullarda gerçekleştirebilmek özellikle ekonomik olarak dışlanmış kadınlar için hiç de mümkün değil ve süreç gün geçtikçe kadınların aleyhine işliyor. Uluslararası Af Örgütü Araştırma ve Savunuculuk Kıdemli Direktörü Rajat Khosla’nın“Her yıl güvenli olmayan kürtajlar sonucunda 47 bin civarında kadın ölüyor” şeklindeki ifadesi (1), kadınların bedenleri üzerinde oluşturulan ablukanın vahametini göstermektedir.

 En muhafazakar ülkelerden en ‘modern’ ülkelere kadar kürtaj karşıtlığı, farklı dozlarda olsada kadın bedenine yönelik otorite oluşturuyor. Kürtajın, beden bütünlüğüne yönelik bir insan hakkı olduğu reddedilerek bazı ‘düzenleyici’ yasalarla sürecin önü kesiliyor. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi günlerinde, kürtajın yasal olduğu ülkelerde de kürtaj imkanlarının azaltıldığı, kürtaj merkezlerinin Covid-19 hastalarına ayrıldığı, kliniklerin açık olduğu durumlarda da ön randevuların zorlaştığı ve kürtajın yasaklanmasının daha yüksek sesle dile getirildiği bir dönem yaşanıyor.

Ülkemizde de 1983 yılı itibariyle yasal hale getirilen kürtaj karşıtı söylemler artarak devam ediyor. Kürtaj, ülkemizde yasal bir hak olsa da kamu ve hatta bazı özel hastanelerde tıbbi bir zorunluluk olmadıkça doktorların inisiyatifine bırakılıyor; kürtaj randevuları talepten haftalar sonrasına verilirken hastane kapılarından dönen kadınların yaşadığı travma her geçen gün artıyor. Kadir Has Üniversitesi’nin 2016 yılında yayınladığı “Devlet Hastanelerinde Kürtaj Hizmetleri” raporuna göre, 81 ilin 53’ünde isteğe bağlı kürtaj hizmeti veren hastane yok(2). “Kürtaj cinayettir “ şeklindeki ifadeler kadının bedeni ve geleceği hakkında özgürce karar almasını engelliyor ve kadınlar istemedikleri bir yaşama mahkum ediliyor.

 Kürtaj yasağı, kadın yaşamına yönelik baskılardan sadece bir tanesi olmakla birlikte birçok kadın istemediği gebelikler gibi istemediği kişiyle evliliğe zorlanıyor; çevresindeki erkekler tarafından şiddete uğruyor, tecavüz ediliyor ve de öldürülüyor. “İnsan doğasının vazgeçilmez bir olgusu” gibi algılanan kadının itaat etmesine yönelik genel düşünce bu baskıların güçlenmesini sağlıyor. Bundan dolayı bedenleri ve hayatları üzerinde kurulan her türlü tahakküme karşı mücadeleye devam eden kadınlar dünyanın her yerinde aynı sloganı atıyor; Karar vermek için cinsel eğitim, Kürtajdan kaçınmak için doğum kontrol araçları, Ölümden kaçınmak için yasal kürtaj ve de en önemlisi Eşit ve Özgür Bir Gelecek !

  1. https://bianet.org/bianet/kadin/232212
  2. https://onedio.com/haber/turkiye-de-kurtaj-kadinlar-yasal-olan-haktan-ne-kadar-yararlanabiliyor-858098
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇEKİLME KARARI...
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, İstanbul Sözleşmesi'nin...

Haberi Oku