BOLU BAROSU:KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) ve Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Bolu Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi yanında 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmaması, nafakanın tartışmaya açılması; toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı olan, kadının özgür birey olduğunu kabul etmeyen zihniyete cesaret vererek kadına yönelik şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır"denidl.

BOLU BAROSU:KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR!

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) ve Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Bolu Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi.

Avukatlar adına açıklamayı Kadın Hakları Komisyon Başkanı Avukat Bengü Akşemsettinoğlu Yılmaz okudu.

"KADINLARI SAVUNMASIZ BIRAKMIŞTIR"
Ülkemizde kadınların şiddeti her sene artan sistematik bir cinnetin kurbanı olduğu vurgulanan açıklamada, "Bu şiddet ve toplumsal cinnet haliyle hukuksal ve sosyolojik düzlemde topyekün mücadele yerine, kadınların yaşam ve özgürlüklerinin güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden hukuka aykırı bir şekilde çekilme yoluna gitmek, maalesef kadınları daha da korumasız bırakmıştır. Bu hukuka aykırı işlemin iptali için vatandaşlar, sivil toplum örgütleri, barolar ve Türkiye Barolar Birliği tarafından açılan davaların yaşam hakkından yana tutum alınarak iptal edileceğine inanıyoruz"denildi.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye ilişkin iradenin, bugün kadınların nafaka hakkı dahil olmak üzere Medeni Yasa’da yer alan birçok hakka da yöneldiği belirtilen açıklamanın devamı şöyle:

"6. Yargı Paketi ile kamuoyunun gündemine gelen nafaka hakkının süreye bağlanması ve boşanmalarda “aile arabuluculuğu”nun getirilmesine ilişkin kabul edilemez söylemler ve yasal girişimler, kadın kazanımlarının kaybına yol açacağı gibi kadınların yaşam haklarına da saldırı oluşturacaktır. 

Nitekim, İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi yanında 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmaması, nafakanın tartışmaya açılması; toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı olan, kadının özgür birey olduğunu kabul etmeyen zihniyete cesaret vererek kadına yönelik şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır.

Devletin her kademesindeki yetkilileri, kadın erkek eşitliğinden geri adım atarak toplumu dönüştürmeye yönelik girişimleri durdurmaya; medeni hakların kullanılmasında kadının karşısına çıkan engelleri ortadan kaldırmaya; Anayasa’da yazılı olan Cumhuriyetimizin temel niteliklerine ve uluslararası sözleşmelere uyumlu politikalar üretmeye davet ediyoruz.

Bizler; nafaka hakkımızdan, Medeni Yasa ile tanımlanmış haklarımızdan ve kazanımlarımızdan hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğimizin altını çizerek, bu hususları tartışmaya açmanın; şiddet olaylarının ve kadın cinayetlerinin artmasına yol açmaktan başka bir sonuç yaratmayacağını belirtiyoruz.

Kadınların hak mücadeleleri sonucunda elde ettiği kazanımlarının kaybına yol açacak her türlü girişimin karşısında olacağımız gibi bu kazanımların silinmesine izin vermeyeceğimizi, Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak açıkça beyan ediyoruz.

“Kadın cinayetleri politiktir” diyor, bir kez daha Medeni Kanun’a ve 6284 sayılı Yasa’ya dokunulmamasını, yasaların etkin bir şekilde uygulanmasını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların oluşturulmasını talep ediyoruz.

Baroların kadın hakları komisyonları/merkezleri ve Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür bireyleri olan kadınların insan haklarının ihlaline yol açacak her türlü yasal değişikliğin, uygulama ve anlayışın karşısında tüm kararlılığımız ve dayanışma duygularımızla mücadele edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz."

Açıklamanın ardından Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. P. Bengü Akşemsettinoğlu Yılmaz ve komisyon üyeleri avukatlar,Bolu Kardelen Meydanında kurulan stantta kadın hakları konusunda broşür dağıtarak bilgilendirme etkinliği gerçekleştirdi.

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2022, 14:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER